Site rengi

Tasarım

ALTIN 494,52
DOLAR 8,8648
EURO 10,3792
BIST 1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22 °C
Çok Bulutlu

Yemek yemeyen çocuğa ‘3Z Yöntemi’

07.04.2021
216
A+
A-

Çocuğunuzun yemek yememe problemi varsa bu mevzuda yalnız değilsiniz. Dünyada sizinle aynı kaygıyı yaşayan binlerce anne baba var. Peki bu problemi çözmek için ne yapmalısınız? Pedagog Dr. Adem Güneş, “Çocuk Neyi Neden Yapar? / Çocuk Tavırlarını Anlama Kılavuzi” adlı yeni kitabında 3Z Yöntemi ile ebeveynlere yol gösteriyor.

İşte Dr. Adem Güneş’in 3Z Yöntemi:

1- Zorlama var mı

Yemek güçle yedirilmez. O bir gereksinimdir, gereksinimin oluştuğu sırada giderilmesi temeldir. Çocuğa yemek yemesi noktasında zorlama yapılıyorsa, bu, çocukta karşıt tepkiye neden olur. Yemek, uyku ve tuvalet alışkanlığı hakikatinde kendiliğinden ve fıtrî olarak oluşur. Bunun yanı gizeme her insanın yemek yerken aldığı bir tat vardır. Bu tat, ancak soğukkanlı ve yavaş yenildiğini sezilir. Şayet çocuğa süratli yemesi mevzusunda bir zorlama varsa, “Yemeğini seri tamamla” diye bir baskı yapılıyorsa, çocuk yemeğin bir değişik motivasyon kaynağı olan damak tadını alamaz ki… Çünkü ivedi yemek, damak tadının alınmamasının en büyük nedenidir. Hakikatinde böylesi bir zorlayıcılıkla anne-baba çocuğun tat almaktan kaynaklanan lüzum oluşturan sistemini hasara uğratmaktadır.

2- Zaman uygun mu

İçinde bulunulan zaman yemek yemeye uygun bir zaman mıdır? Misalin, sabahın erken saati çocukların yemek yemeyi hiç hoşlanmadıkları bir zaman dilimidir. Henüz uyku mahmurluğunu üzerinden atamamış bir çocuğun önüne gıda-meşrubat koymak ve “Hadi, seri ye; mektebe yetişeceğiz” demek, o çocuğun yeme sistemini hasara uğratır. Çocuk için yemek, acıktığı zamandır. Acıkan çocuğu bekletmek, onun yeme lüzumunu bastırmasına neden olur ki, böylece çocuk artık acıktığında açlığını dinlememeyi bir alışkanlık haline getirir. Yemek yemeden saatler geçirebilen bir çocuğun tutumu, midedeki acıyı bastırmayı bilmiş olmasının neticeyidir. Bu surattan erken yaşta çocuğu öğüne alıştırmak yanlış bir tavırdır. Çocuklar 4 yaşına kadar öğün ile değil, lüzum ile yemek yemelidir. Ancak dört yaşından sonra adım adım öğün sistemine geçmelidir.

Çocuğun gereksinimi olmadığı abur cubur yemesi, bir sonraki öğün saati geldiğinde yemek yememesi anlamına geleceği için, öğün aralarında abur cubur yenmemesine itina gösterilmelidir. Özellikle yemekten evvelki 1 saat diliminde sıhhatli de olsa gıda harcanmaması gerekir ki, ana öğün için açlık oluşsun.

3- Zemin müsait mi

Zemin ile hedeflenen, çocuğun o andaki ruh halinin yemek yemek için müsait olup olmamasıdır. Mesela az evvel annesi tarafından haykırıp fırça atılan bir çocuk, az sonra “Hadi otur yemeğini ye” diye sofraya davet edilse, çocuğun yemek yemeye tepkili olması kaçınılmazdır. Ya Da dostları ile oyunun en coşkulu yerindeyken, oyuna dalmış olan çocuğun yemeğe davet edildiğinde, yemek yememesi gayet natüreldir.

Bunun yanı gizeme, ehemmiyetli bir detaydan daha bahsedecek olursak; çocukta yeme kumpası, ancak yeme kültürünün bir neticeyidir. Yalnızca karın doyurmaya odaklanmış yemeler, çocuğun bir müddet sonra yeme kumpası oluşturmasının önündeki en büyük mani olur. Çocuğun ailesi ile beraber oturduğu yemekte, sohbet etmeyi, kendini ifade etmeyi, konuşmayı reelleştirmesi gerekir. Çocuk, yemeği ailesi ile buluşup neşe aldığı bir civar olarak tanımalıdır. Kısa süreli toplanmalar ve herkesin karnını doyurup kalkması biçiminde oluşturulan yemek atmosferi çocuk gelişimine uygun değildir.

Dr. Adem Güneş, daha bir çok mevzuda anne babalara iyi bir kılavuz sunuyor…

Çocuk yemekten neşe almalı

Dahası, yemek sırasında çocuğun sorguya çekilmesi, devamlı tenkit etilmesi, ebeveynin kendi paylaşımlarını yapması gerekirken, “Mektepte bugün ne oldu? Anlat hadi” denilmesi yeme tabanının uygun olmadığının işaretidir.

Ayrıca, yemek masasının göze hitap etmesi, gıdalar yan yana sıralanırken renk geçimine dikkat edilmesi; mesela, salata tabağı hazırlanırken kullanılan malzemenin damak zevkine uygun seçilmesi, renk geçimine itina gösterilmesi yeme alışkanlığının sevinçli bir hale dönüşmesine neden olur.

Çocuğa damak tadı sunmak gerekir mi

Ebeveynler çocuklarının her tattan yiyecek almalarını heves ederler. Damak tadı oluşturmadan, öylece çocuklarının kendi kendilerine yemesini temin etmeye çalışırlar. Ancak burada ufak bir detaya dikkat edilmezse, böylesi bir istek çoğu kez hayal kırıklığı ile sonuçlanır.

Şöyle ki, çocuğun damak tadının anne sütünden başlamak üzere en az uyarandan çok uyarana doğru adım adım hakikatleşmesi gerekir. Bu, şu anlama kazanç; şayet çocuk tadı, tuzu, lezzeti çok olan besinlerle erken yaşta tanışırsa, misalin, damak tadı az olan sebze yemeklerine alaka göstermeyecektir. Anne sütünün tat oranını sıfır kabul edip, eksilen tat oranı ile tat hududu artırılmalıdır. Burada bir detaydan daha bahsetmek gerekir ki; insan yiyeceklerinin kendine has bir tat hududu vardır. Bu hudut aşıldığında da çocuklarda yeme bozuklukları görülür. Misalin cipsler; fazla yağ, tuz, baharat ve uyaranı çok kimyevi katkı maddeleri barındırır. Çocuk damağı, bu kadar çok uyaran ile tanışırsa, onun için sebze yemeği itici hale gelecektir.

Çocuğa yemek alışkanlığının kazandırılması için, damak tadını uyaran besinlerin adım adım seçim edilmesi ehemmiyetlidir. Ancak bu uyaran hiçbir zaman natürel besinlerin sahip olduğu tat eşiğinin ötesine geçmemelidir.

Televizyon izlerken çocuğa yemek yedirmeyin

Çocuğu televizyonla oyalayarak yemek yedirmek çöp kovasına atık çöpler atmak gibidir. Çocuğa televizyon izlerken yemek yedirmek onun damak tadını dinleyememesine neden olur. Damak tadı ise çocuğun yemek yemesi için itici bir efordur. Bu eforu devreden çıkartmak demek, çocuğun yemeğe karşı tepki vermesi demektir.

Ödül ve ceza uygulayarak yemek yedirmek yanlış

Çocuğun hoşlandığı bir şey, ‘yemek yeme’si ismine kullanılırsa, bu doğru bir tavır olmaz. “Yemeğini yersen, sana çikolata vereceğim” denilirse, çocuk o çok istediği şeye ulaşmak için yemeğin lezzetini kaçırır. Süratli yer ki istediği şey asıllaşsın.

Böylesi usullerle ebeveynler çocuklarının o anlık yemek sorununu çözdüklerine gevşiyorlar. Oysa, yemek yeme alışkanlığına anlık çözümlerle yanaşmamak gerekir.

“Yemeğini yersen, parka çıkartacağım seni.” , “Yemeğini yersen, reyin oynamana izin verece-ğim” gibi şartlandırıcı laflar yanlıştır.

Cezaya gelince; çocuğa “Yemezsen kızarım sana” demek, “Yemeğini yemezsen, kardeşin yer” diye tehdit oluşturmak, çocuk ahlakında kullanılabilecek usuller değildir. Zorlamalar ile çocuğun anlık yemek yemesi sağlanmış olsa dahi; uzun vadeli bakıldığında yemekten usanmanın ve yemeğe karşı negatif duygular beslemenin bu tutumlarla oluştuğu da bir reeldir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.