Site rengi

Tasarım

ALTIN 793,64
DOLAR 13,4726
EURO 15,2894
BIST 2.011,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 3 °C
Karla Karışık Yağmurlu

Yaz aşkının acısını dindirecek tüyolar

02.04.2021
96
A+
A-

Yaz ayları, insanın içini ısıtan güneş ışıklarıyla, yeni aşklara hamiledir her zaman. Her köşeden gelen müzik sesleri, tatilin hakkını vermeye çalışan şen kahkahalarla, enerjinin yüksek olduğu, ruhların coşku aradığı aylardır yaz ayları. Yazın bu sıcak günlerinde, tatil aşkları ruhları ısıtır, yaşama anlam ve coşku katar. Ancak yazın yarattığı heyecanla, manayı devre dışında vazgeçerek başlayan bu tatil aşkları, çoğu zaman hayal kırıklıkları veya derin yaralarla biter.

Bir çok fert, aniden çıkagelen bu aşkları, yazın güzel sürprizi ya da rastla olarak yorumlar ve olduğu gibi alır, kabul eder. Oysa, kime aşık olduğumuzun gerçeğinde rastlayla alakası yoktur. Aşk, değişik eşitliklerin neticesinde, benliğimizin kurguladığı bir reyin olarak sahne alır. Oyundan farkı ise, her zaman güldürmez, eğlendirmez.

-Öncelikle, yazın aşka daha sarih bir ruh haline bürünürüz. Sıkıntılı ve monoton bir kışın ardından, günlerin uzaması ve havaların ısınmasıyla beraber, beden kimyamız da değişir. Uyku kumpasımızın ve abuhavanın getirdiği başkalaşımla birlikte hormonlarımızın değişmesi, enerji seviyemizi yükseltir. Bunun yanı gizeme özellikle tatilde yapılan uzun sohbetler, iş yaşamından tatil vesilesiyle uzaklaşmak, insanların iç dünyalarını başkalarına açmasını basitleştirir.

-Kime aşık olduğumuz safhanın bizim için yarattığı tesadüfi bir uğur, bir armağan değildir. Yaşam süresince aşık olduğumuz insanların ortak özelliklerine baktığımızda, ciddi eşlikler taşıdıklarını, bize bilindik gelen eş yanları olduğunu görürüz. Bu eşlikler kendimizi tanıma yolunda bize ciddi ipuçları sağlar. Ne istediğimizi, yaşamda nelere umursadığımızı fark etmemizi sağladığı kadar, yaşamda ne istemediğimizi, karşımızdaki ferdin hangi tutum modelinin bizi rahatsız ettiğini de bize öğretir.

-“O”na aşık olmamızın esas nedenlerinden biri, bize pozitif veya negatif güzergahlarıyla ebeveynlerimizi andırdırmasıdır. Bize ebeveynlerimizi andırdıran insanlar, uzun zamandır süregelen bir tanışıklık hissiyatını yaratır. Kendimizi güvende sezdir. Ebeveynlerimizle partnerimizin eş doğrultularının olması, güvenlik çemberimizi tehdit etmez.

-Çocukluğumuzda aldığımız yaraları, yaşam boyu karşılama etmeye çalışırız. İçgüdülerimiz, bize negatif güzergahlarıyla ebeveynlerimizi andırdıran şahısların tutumlarını değiştirerek, çocukluk yaralarımızı sarmamızı fısıldar.

-Duyguların ismini aşk koyabilmek için, partnerimizin 5 duyumuz tarafından da onaylanması zorunludur. Onaydan hedeflenen , çok hoş ya da çok yakışıklı olması değildir. Ama kimyasında hayranlık barındıran aşkın var olabilmesi için, gözün çirkin bulmaması, ses tonunun itici gelmemesi başka bir deyişle beş duyumuz tarafından onaylanabilir özelliklerde olması gerekir. Elbette her ferdin onay kriterleri ,kendine hastır.

-Aşk, duygu ebadında, sevgi şuur ebadında yaşanır. Sevgi yaftasının altında ise farkındalık, onay, mana şuuru vardır. Aşk çoğu zaman hayranlıkla başlar ve hayal kırıklığıyla biter. Partnerini “Lider ruhlu” diye belirleyerek ilişkiye başlayan bir fert, ilişkiden “çok despot” diyerek kaçabilir.

Tam bunlara karşın, ne sezdiğimizi bütün olarak adlandıramıyorsak, duygularımızı nasıl deşifre ederiz?

-Yeni tanışmış olmanıza karşın, onu sanki senelerdir tanıyormuş gibi seziyor musunuz?

-Üzerinizde nedensiz bir sevinç ve enerji seziyor musunuz?

-Onunla tanışmadan evvelki zamanlar, gözünüze birden beceriksiz veya anlamsız gelmeye başladı mı?

-Onunla geleceğinizin nasıl olabileceğine dair bir merak seziyor musunuz?

-Onunla beraberken kendinizi her zamankinden daha hoş, daha özel ve çekici seziyor musunuz?

-Onunla beraberken bitirilmişlik hissini duyumsuyor musunuz?

-O yaşamınızdan çıktığında nasıl sezeceğinizle alakalı evhamlarınız var mı?

Tam bu suallere pozitif yanıt veriyorsanız muhtemelen aşıksınız. Ancak aşkın ne denli kalıcı olacağı, sevgiye dönüşüp dönüşmeyeceği bir sual işareti. Bazen manayı devreye sokup irdelemek, bazen de yaşayıp görmek gerekli. Tercih size kalmış.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.