Site rengi

Tasarım

ALTIN 793,64
DOLAR 13,4726
EURO 15,2894
BIST 2.011,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 3 °C
Karla Karışık Yağmurlu

Yabancı dil eğitimine çocukluktan başlayın

27.04.2021
115
A+
A-

Çocuklarına dil öğretmek için büyük mücadele sarf eden ve bir hayli fedakarlıkta bulunan aileler, bu yazıyı kesinlikle okumalı. Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ’a göre her çocuk dil için hazır bir beyin mekanizmasıyla doğuyor.

Prof. Dr. Tanrıdağ, ”İnsanlar doğuştan dil için hazır bir beyin mekanizmasıyla doğar. Bu mekanizma daha bebek anne karnındayken 3-6 aylıkken ortaya çıkmaya başlar. Doğumdan sonra çocuğun konuşmasına kadar geçen zaman konuşma mekanizmasını harekete geçirmek için gereken hafıza gelişimidir. Şayet başka bir sebeple hafıza yeteri kadar dış dünyaya ait materyal toplayamazsa çocuk konuşmayı bilemez” diyor.

Erken konuşmak akıl bulgusu

Çocuğun erken yarıyılda ya da beklendiğinden daha erken konuşması hafızasının eforlu olduğunu gösterir. Dolayısıyla konuşma zekayla ilintilidir. Çocukların birden fazla dil bilmelerinin tesirleri tartışmalıdır. Zeka ve hafıza kapasiteleri yüksek olan çocuklarda bu daha seri ve problemsiz olduğu halde çok dilliliğin bazı çocuklarda kekemeliğe yol açabildiği düşünülür.

Birden çok dil öğrenmenin beyin üzerindeki tesirine ait de bilgi veren Prof. Dr. Tanrıdağ, değişik dillerin beyinde değişik alanlarla ilintili olmadığını da anlatıyor. Bu güne kadar bu mevzuda yapılan araştırmaların bilinen değişik dillerin beyinde aynı dil ağı tarafından temsil edildiğini gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr.Tanrıdağ, bilinen her yeni dil için değişik beyin alanı değil eşi alan kullanıldığını belirtiyor.

Yabancı dil erken yaşta daha basit biliniyor

Bilinen her yeni dil için değişik bir beyin alanı değil eşi bir alan kullanılıyor. Değişik dillerin aynı beyin alanları içinde temsil edilmesi değişik zamanlarda arşivlenen dosyaların aynı kütüphanede saklanmasına benzetiliyor. İnsan hafızasının özelliğinden dolayı evvel bilinen dil her zaman daha fazla anımsanan dil oluyor. Bu dilin kullanılmaya devam edilmesi dil hafızasını daha da sağlamlaştırıyor. Bu surattan çocuğun erken yaşlarda dil bilmesi ehemmiyetli.

Bu mevzuda yaşanan büyümeler Pitres Yasaları olarak öğreniliyor. Buna göre bir insanda çoklu dil bozukluğu oluştuğunda; düzelme evvel ana dilden ve çok kullanılan dilden başlıyor. Şayet ana dil aynı zamanda çok kullanılan dilse bu düzelme daha da aşikar. Bunun dışında, şayet öğrenilen diller aynı dil ailesine üyelerse misalin bu diller Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca ise bunların düzelmeleri birbirine yakın oluyor.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.