Site rengi

Tasarım

ALTIN 487,77
DOLAR 8,5953
EURO 10,1376
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Az Bulutlu

TV karşısında yemek yedirmeyin

28.04.2021
41
A+
A-

Antalya’da tertip edilen 57. Ulusal Pediatri Kongresi’ne katılan Prof. Dr. Yağcı, iştahsız olduğu söylenerek hekime götürülen çocukların yüzde 40’ında iştahsızlık meseleyi çıkmadığını kaydoldu.

İştahsızlığın anneler tarafından yanlış idrak edildiğine dikkati sürükleyen Yağcı, ebeveynlerin yediği porsiyon ile çocukların porsiyonunun aynı olamayacağını söyledi. Çocukların iştahsız olduğunu söyleyebilmek için eksik beslenmeye bağlı sihrime ve büyüme geriliği olması gerektiğine işaret eden Yağcı, “Anneler özellikle sabah kahvaltılarında kedi porsiyonu kadar çocuğa yemek yediriyor. Çocuk, karnı ağzına kadar dolduğu için ondan sonraki öğünleri aksatıyor. Bu da çocukta iştahsızlık gibi idrak ediliyor” diye konuştu.

Yağcı, bir öğünde yiyebileceği kadar beslenen çocuğun öteki öğünleri de atlatmayacağını belirtti.

ONA BU SERBESTLİĞİ VERİN

Çocukların yürümeye başladıktan sonra dünyayı bulguya çıktığını ve her şeye değerek ağzına almak istediğini anlatan Prof. Dr. Yağcı, “Çocuklar yemeklerini genellikle kendi başına yemeye çalışır. Aileler de buna izin vermez. Bu çok yanlış bir tutum. Yemeğini kendisi yemek istiyorsa ona bu serbestliği verin” dedi.

Annelerin, kendileri yemek yerken çocuklarına da yedirmekten sevdiklerini ve “Çocuğum süratli yesin kendi işime bakayım” diye düşündüklerini dile getiren Yağcı, çocukların ise o süratle yemek yiyemeyeceklerini vurguladı. Çocuğun yemek için 10 dakika değil, 30 dakika hakkı olduğuna işaret eden Yağcı, “Yemek bir seremonidir. Çocuk da 1 yaşından itibaren bu seremoniye dahil edilmelidir. Çocukla konuşarak, oyunlar yaparak yemek yedirilerek yemeği neşeli hale getirmek gerekiyor” diye konuştu.

Çocuklara televizyon karşısında ve reyin oynarken yemek yedirmenin de yanlış olduğuna dikkati sürükleyen Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, şunları söyledi:

“Televizyon karşısında yemek yedirmek alışkanlık yapar. Çocuğu sofradan uzaklaştırır. Şayet yeterli öğünü harcamıyorsa oyalamak emeliyle yanına bir iki tane oyuncak konulabilir. Bu sebeplere karşın çocuk yemiyorsa hastalık olup olmadığına bakılmalı. Anemi, demir ve çinko beceriksizliği de iştahsızlık sebepleri arasında yer alır. Ailelerin kullandığı iştah açıcı şurupların hiçbir tesiri yoktur.”

Yeterli beslenmenin zihin gelişimi için de ehemmiyetine vurgulayan Yağcı, bebek doğduğunda beynin 330 gram olduğunu, 3 yaş sonunda ise 1 kiloyu bulduğunu ve bu yarıyılda da doğru beslenilmesi halinde beynin de büyüdüğünü kaydoldu. Annelerin ek gıdaya çok yüklendiğini ve bu sebeple obez çocukların ortaya çıktığını dile getiren Yağcı, “Ek gıdada süratli hareket etmemek gerekiyor. 6 ve 9 ay arasında anne sütüyle bir ana öğün bir ara öğün yeterlidir. 9 ve 12 ay arasında ise 2 ana öğün bir ara öğün yeterlidir. Bizde 7 aylık çocuğa her şey yediriliyor” diye konuştu.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.