Site rengi

Tasarım

ALTIN 992,10
DOLAR 16,8853
EURO 17,8334
BIST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Parçalı Bulutlu

Tüp bebek rehabilitasyonunun en büyük düşmanı

29.04.2021
150
A+
A-

Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebek rehabilitasyonuyla çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere sigara ve içkiden uzak durmaları gerektiğini belirterek, “Rehabilitasyonda anne ve baba adayının sigara kullanımı, tüp bebek rehabilitasyonunu negatif etkiliyor” dedi.

Prof. Dr. Faruk Buyru, sigaranın verdiği hasarların bilimsel yollarla ispatlandığını belirterek tüp bebek rehabilitasyonuyla çocuk sahibi olmak isteyen çiftleri uyardı. “Sigara içen ve hamile kalmaya çalışan anne adayının, ‘hamile kalınca vazgeçeceğim’ diyerek sigaraya devam etmesi doğru değildir” diyen Buyru, “Sigara, hamile kalmayı güçleştirir. Hamile çok bağımlı ise günde 5 taneye kadar sigara içmesine izin verilebilir. Ama doğrusu hiç sigara kullanmamasıdır” dedi. Sigaranın hamilelikte negatif tesirlerinin ispatlandığını belirten Dr. Faruk Buyru, “Hamilelikte vitamin, demir kullanımının verimleri tartışılabilir, ama sigaranın hasarları kesin olarak ortaya konulmuştur. İçinde 4 binden fazla insan sıhhatine hasarlı madde ihtiva eden sigaranın bağımlılık yapan tesiri nikotinden kaynaklanmaktadır. Nikotin bebeğe giden kan ölçüsünü eksiltmek suretiyle erken doğum ve düşük doğum ağırlığına yol açabilmektedir. Yeniden plasentanın bebek doğmadan dağılmasına ve hamilelikte tansiyon yükselmesine neden olabilir. Bunlar hem fetus, hem de annenin sıhhatini negatif etkileyebilir. Annede ortaya çıkan solunum kasvetleri, doğum sezaryenle yapılacaksa anesteziye bağlı tehlikeler sigara içenlerde daha sık görülür” biçiminde konuştu.

Sıhhatini de negatif etkilediğini vurgulayan Buyru, “Bugün erken menopoza yol açan pek çok neden öğrenilmese de öğrenilen nedenler arasında sigara ilk akla gelendir. Sigara yumurtalık kapasitesini negatif etkileyerek hamile kalma talihini eksiltir. Yeniden damarlara olan tesiri sebebiyle hamileliğin yerleşeceği rahim iç katmanı sigaradan hasar görebilir. Hamile kalmaya çalışan bir kadının sigara ve içkiden uzak durması, kahve ve kolalı meşrubatları fazla harcamaması önerilir. Kahve ve kolalı meşrubatlarda kafein bulunduğu için günde iki kadeh-fincan hududu aşılmamalıdır” diye konuştu.

Tüp bebek rehabilitasyonunda galibiyeti artırmak için anne ve babalara nasihatlerde bulunan Buyru, laflarına şöyle devam etti: “Tüp bebek rehabilitasyonunda galibiyeti artırmak için pek çok vitamin ve destekleyici ilaç kullanılmaktadır. Bu vitaminlerin verimi tartışmalıdır, ancak sigaranın rehabilitasyon sürecini negatif etkilediği kesindir. Tüp bebek veya infetilite rehabilitasyonu gören çiftlerde hem kadının, hem de erkeğin sigaradan uzak durması son derece ehemmiyetlidir. Erkekte sperm niteliği, bayanda ise yumurta niteliği ve rahim içi sigaradan negatif etkilenir. Bu sebeple tüp bebek rehabilitasyonunda da hem erkeğin, hem de kadının sigara kullanımı zafer oranlarını düşürür. Çok sıkıntılı, giderli bir süreç olan tüp bebek rehabilitasyonu evveli çiftler sigarayı vazgeçmeli, rehabilitasyona ondan sonra başlanmalıdır.”

Prof. Dr. Buyru, hamilelikte ilk üç ay dahil kozmetiklerin ve saç boyatmanın bugüne kadar gösterilmiş hasarlı bir tesiri bulunmadığını belirtti. “Çayın fazlaya kaçılmadıkça bir hasarı yoktur” diyen Buyru, “Nebat çaylarının çoğu da hamilelikte harcanabilir. Ancak adaçayı, fesleğen, frambuaz, keten tohumu çayları fazla harcandıkları takdirde düşük ve erken doğum riskini çoğaldırabilir. Ama hamile kadının bir tane adaçayı içtim diye korkmasına da gerek yoktur. Bunlar ancak fazla tüketimde hasarlı olabilir. Kırmızı nebat çaylarının bir hasarı yoktur. Yeşil çayın da hamilelikte fazla harcanmaması gerekir” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Faruk Buyru, içki ve her türlü bağımlılık yapıcı maddenin hamile kalma ve hamilelik sürecinde kullanılmaması gerektiğini belirterek laflarını şöyle sürdürdü: “İçki ve her türlü bağımlılık yapıcı madde, hamile kalma ve hamilelik sürecinde kullanılmamalıdır. Bu cins maddeler anne sıhhatini negatif etkiledikleri gibi, erken doğum, büyüme geriliği ve bebeğin anne karnında vefatına neden olabilirler. Hamilelikte hipertansiyon, preeklampsi tehlikeyi çoğalır. Hamilelik esnasında içki kullanımının bebek gelişimi üzerinde ciddi tesirleri olabilmektedir. İçki kullanımı neticeyi bebekte ciddi gelişim geriliği, surat anormallikleri ve akıl geriliği görülebilmektedir. Bu vaziyete özel olarak ‘fetal içki belirtiyi’ ismi verilmektedir. Hamilelikte hangi seviyedeki içki alımının bebekte zarara yol açtığı öğrenilmemektedir. Bu sebeple içki tüketimi hamilelikte önerilmez.”

Hamilelik yarıyılında uyuşturucu maddelerin kullanımının bebeğin gelişiminde gerilemeye neden olduğunu kaydolan Buyru, bağımlılıkların anne karnında bebek vefatı ve yeni doğmuş bebekte yoksunluk krizlerine yol açabildiğini vurguladı.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.