Site rengi

Tasarım

ALTIN 754,45
DOLAR 13,0691
EURO 14,8758
BIST 1.804
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15 °C
Yağışlı

Tatlı krizlerinin sebebi

18.09.2021
30
A+
A-
Tatlı krizlerinin sebebi

Yemeklerden hemen sonra tatlı yeme isteği dinliyor, 3 – 4 saat sonra anormal açlık seziyorsanız, yemek sonrası geçime lüzumu dinliyorsanız, halsizlik, bitkinlik, asaplılık gibi şikâyetleriniz varsa ve beslenmenize dikkat ettiğiniz halde kilo hakimiyetinizi sağlayamıyorsanız, bu vaziyet insülin metabolizmanızda bozukluk olduğunu gösterir. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmalar, insülin metabolizması bozukluğundan kaynaklanıyor olabilir. Bu, harcadığınız karbonhidratların enerji olarak kullanılamayıp, yağ olarak depolanması demektir.

İnsülin Nedir?

İnsülin, pankreastaki beta hücreleri tarafından salgılanan ve kan şekerini tertip eden bir hormondur. Harcadığımız karbonhidratlar, hazmedildikten sonra bedenimizde bulunan enzimler tarafından dağılınarak glikoza dönüştürülür ve glikoz bedenimizin temel enerji kaynağıdır. Pankreastaki beta hücreleri, sindirim sonrası kana karışan glikoz tarafından uyarılarak, glikozun hücre içine adale, karaciğer, yağ dokusu girmesini sağlayan ve kan şekerini tertip eden insülin isimli hormonu üretmeye başlar. Hücre zarında bulunan insülin, glikozun hücre içine girmesine dayanakçı olarak, enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlar. Glikoz hücre içine giremediğinde, kandaki seviyeyi yükselerek hiperglisemiye kan şekerinin yükselmesi neden olur. Bütün aksi vaziyette ise hipoglisemi kan şekerinin düşmesi alana kazanç.
Tatlı krizleriyle baş edebilmek için kan şekeri takibinin yanı gizeme, beslenme alışkanlıklarında da farklılığa gidilmesi ehemmiyet teşkil etmektedir.

Kolay Karbonhidratlardan Uzak Durun

Sofra şekeri, reçel, bal, marmelat, pekmez, hazır meyve suları, pasta, kek, tatlı, şekerli bisküvi, çikolata, helva gibi kolay karbonhidratlar kan şekerinin çok ani yükselip, çok ani düşmesine de neden olur. Bulgur, bütün hububatlı mahsuller, kuru baklagiller ve kepekli mahsuller gibi kompleks karbonhidrat kapsayan yiyecekler ise kan şekerini daha yavaş yükselttiğinden, kan şekeri kumpasının sağlanmasında daha tesirlidir.

Alışveriş yaparken, satın almayı düşündüğünüz yiyeceklerin size uygun olup olmadığını bilmek için ‘içindekiler’ kısmını kesinlikle okuyun. İçeriğinde glikoz, sukroz veya şeker bulunan gıdaları satın almadan evvel, marka ve gıda içeriklerini anekdot ederek diyetisyeninize müracaat etin.

Ara Öğün Tüketimine Özen Gösterin

Ana öğünlerdeki gıda tüketimini eksiltmek ve açlık hissinizi bastırmak için ara öğün tüketimine özen gösterin. Az az ve sık sık beslenmek, uzun müddet açlıktan sakınmayı ve kan şekerinin kumpasını sağlar.

Ara öğün tüketiminin, atıştırmakla karıştırılmaması gerekir. Ara öğün saatleri kumpassız olmamalıdır. Aksi takdirde metabolizma süratinin çoğalmasına dayanakçı olan ara öğünler, ters tesir gösterir. Kumpassız saatlerde kesintisiz atıştırmak, uzun süreli insülin salınımında problem yaratır ve insülin mukavemetine neden olur.

Posa Tüketimini Artırın

Sebze, meyve, bütün hububatlı mahsuller ve kepekli mahsuller gibi yüksek ölçüde posa kapsayan yiyecekler, midenin boşalma süratini yavaşlatarak tok kalmayı sağlar ve kan şekerinde alana gelebilecek ani yükselmeleri maniler. Kuru baklagiller, yulaf ve portakal gibi çözünür posalar, kan şekerinin tertip edilmesinde çözünmez posalardan daha tesirlidir. Günlük beslenme tasarısında 25-30 gr posa yer almalıdır.

Aç Karnına Meyve Harcamamaya Özen Gösterin

Bozulmuş glikoz hoşgörüyü, hipoglisemi ve insülin salınımında bozukluk gibi şikâyetleriniz varsa, tatlı isteğinizi eksiltmek için tek başına meyve harcamamaya özen gösterin. Meyvelerde bulunan fruktoz meyve şekeri yavaş emildiği için, postprandiyal glukoz ve insülin cevabı düşüktür. Diyabetik fertlerde % 15-20 fruktoz tüketimi, açlık, total kolesterol ve LDL kolesterol seviyelerini çoğaldırmaktadır. Fruktoz, bedende glikozdan daha değişik bir yolla harekât gördüğü için, kan şekeri üzerindeki tesiri glikoz ile aynı değildir.

Tatlıyı yaşamınızdan çıkarmadan da, damak tadınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirebileceğinizi unutmayın. Bunun için tüketim ölçüsünü ayarlamanız yeterli olacaktır.

• Şerbetli, hamurlu tatlılar yerine sütlü tatlıları seçim edin.
• Tatlılarda kullandığınız şeker ölçüsünü eksilterek, lezzet katmak için vanilya, kakao gibi aromaları seçim edin.
• Çikolata kutusunun tümünü harcamaya mani olamıyorsanız, kalıp çikolatalar yerine ufak parçalar halinde satılanları seçim edin.
• Tekerrür tekerrür tatlı harcamak istediğinizde, odak noktanızı değiştirin ve usunuzu meşgul edecek uğraşlar bulun. Ancak aynı uğraşı her seferinde tekerrür etmeyin ki, uğraşınız bir müddet sonra tatlıyı çağrıştırmasın.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.