Site rengi

Tasarım

ALTIN 735,49
DOLAR 12,8683
EURO 14,6327
BIST 1.809
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15 °C
Yağışlı

Soma’da yaşamını kaybeden baba-oğul toprağa verildi

21.05.2021
123
A+
A-

Soma Madenleri Eynez Ocağı’ndan çıkarılan her madencinin vücudu, vazgeçtiklerine acı ve göz yaşartıcı bir öykü olarak da geri dönüyor. İşte vicdan burkan, iç ayrılan o öykülerden biri…

Madende yaşamlarını kaybeden baba oğul Hüseyin ve Ferhat Avkaş, bu toplu vefatın öyküleriyle gün suratına çıkan iki madencisi. Baba Hüseyin, 43 yaşında, emekli bir madenci. Hüseyin, 1990 senesinde Ordu’dan göçtü Soma’ya. Ordulular da Türkiye’nin ehil madencilerini öğrenilirdi. Soma’da iş bulmakta zorlanmadı, kısa zamanda akılda, ardından çavuş ve başçavuşluğa yükseldi. Madende başçavuş, tüm madenciler için ‘işin en iyi bilineceği’ birey demekti. Ayrıca iyi bir başçavuşun takımındaysan, güvendesin demekti. Baba Hüseyin Avkaş, geçtiğimiz senelerde emekli oldu. Ancak madenden parçalayamadı, sırayla oğullarını da aldı yanına. Evvel Fatih’i ardından da 19’una basar basmaz Ferhat’ı. “Ferhat gibi dağları delecek benim oğlum” dediği Ferhat’ı.

İkinci oğul, ‘inmedi’

Madenciliğin yazılı olmayan kaidelerinden, “Aynı konutta yaşayan madencilerin aynı vardiyada çalışmaması” pek çok aile gibi Avkaş ailesi için de işlemiyordu. Zira Hüseyin Avkaş ve çocukları, her seferinde maden evveli ve sonrası konutta hazırlık yapmak zorunda kalan anne Melek Hanım’a yük olmak istemiyorlardı. İşletmeler de göz yumuyordu bu gidişata. O gün de Hüseyin ve Ferhat, Melek Hanım’ın dualarıyla böldü, Fatih ise rahatsızlığı sebebiyle madene inmeyeceğini söyleyerek konutta kaldı. Saatler sonra yaşanacaklar, Fatih’in yaşamında bir dönüm noktası olacaktı.

Kucak kucağa bulundular

Madende her takım 2 bireyden oluşuyor, bir kolda 10 takım bulunuyor. Hüseyin Avkaş, başçavuş olarak takribî 60 bireyin sorumluğunu üstleniyor. Ferhat da babasının kolunda, işin detaylarını babasından biliyor. 19 yaşına kadar pazarlarda tezgah açan Ferhat’ın madene inişi bir seneden daha az. Ve baba-oğul o cehennem gününde de, omuz omuza kazma sallamaya başlıyor. Bir ara baba Hüseyin, ‘Nizam’ sınan vaziyet raporu vermek için telefon hattının bulunduğu kısma çıkıyor. Ferhat ve dostları, yerin suratlarca metre altındalar. O sırada sebebi hâlâ muhakkak olmayan bir tutuşma yaşanıyor, kısa zamanda karbonmonoksit gazı tüm ocağı kaplıyor. Hüseyin Başçavuş deneyimiyle vaziyetin vehametini kavrıyor; ancak oğlu ve öbür oğulları suratlarca metre altta. Onları orada vazgeçmeyi bir an olsun dahi düşünmeden madenin derinliğine doğru ilerliyor. Yanından geçip gidenlerin ihtarlarına aldırmadan oğluna ve oğlu gibi hoşlandığı takımına erişmeye çalışıyor. Bundan sonra neler yaşandı, kaç dakika daha o kıstırılmışlıktan kurtulmaya çalıştılar, son lafları ne oldu, kimse öğrenmiyor. Ancak neredeyse bütün bir gün sonra bulundukları yere erişen kurtarıcıları, şu manzarayla karşılaşıyor… “Baba Hüseyin Avkaş ve oğlu Ferhat Avkaş, kucak kucağalar.”

Yan yana toprağa verildiler

Şimdi Kırkağaç Mezarlığı’nda yan yana uyuyan bu baba ve oğlu, madencilerden geriye gözlerinden kaçındıkları anneleri Melek Hanım, rahatsızlığı sebebiyle madene inmeyerek vefatın kıyısından dönen Fatih ile evin en ufak oğlu Ferdi ve kızı Özlem kalıyor.

ETİKETLER: , , , ,
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.