Site rengi

Tasarım

ALTIN 930,67
DOLAR 15,9793
EURO 16,8074
BIST 2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21 °C
Açık

Sizi osteoporozdan koruyacak 3 altın kural

28.06.2021
102
A+
A-
Sizi osteoporozdan koruyacak 3 altın kural

Yaşam stili ve beslenme alışkanlıklarının çok yakın ilişki içinde olduğu hastalıklar listelendiğinde hiç kuşkusuz ki osteoporoz şehirk sıralarda geliyor. Çünkü hastalık kemiklerin kalsiyum ve öbür mineralleri kaybedip daha khadise kırılma meyli göstermesiyle ortaya çıkıyor. Bu sebeple bedenimizin yaşayan dokuları kemiklerimize çocukluktan itibaren yatırım yapmamız son derece ehemmiyet taşıyor. Acıbadem Kayseri Sağlık Kurumu Fizik Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Filiz Ateş, osteoporozdan korunmada etkili beslenme tekliflerini sıralıyor…

Osteoporoz her ne kadar ileri yaş hastalığı olsa da belli bir yarıyıldan sonra birdenbire ortaya çıkmıyor. Sürdürdüğümüz yaşam stilimiz, hastalığa zemin oluşturan düşük kemik kalitesi ve yoğunluğunun büyümesini ciddi şekilde etkiliyor. Hatta bu etki anne karnına kadar uzanıyor. İstatistikler dünyada her 3 kisminden ve her 5 erkekten biltihapta osteoporoza bağlı kırıklar büyüdüğünü gösteriyor. Yaygınlığı bu denli yüksek olduğu için osteoporozdan korunmaya dayanakçı ihtiyatlar çok daha değer kazanıyor. Bu temkinlerin başında da doğru beslenme geliyor…

Doruk kemik kütlesini yükseltin

Dr. Ateş, kemik üretimi gelişiminin bebeklik ve çocukluk yarıyılından başlayarak genç erişkinliğe kadar devam ettiğini söylüyor. 20 yaşlara eriştiğimizde ise doruk kemik kütle denilen en güçlü noktaya erişiyor. İşte bütün bu düzeyde bebeklikten itibaren kalsiyumdan zengin yiyeceklerin yeteri kadar tüketmenin ehemmiyeti ortaya çıkıyor. Çünkü doruk kemik kütlesi yükseldikçe osteoporoz riski eksiliyor. Dr. Ateş, doruk kemik kütlesine ulaştıktan sonra yavaş yavaş efor kaybeden kemiklerde yıkımın başladığını ve menopozla birlikte kaybın hızlanarak devam ettiğini belirtiyor. Erkeklerdeki kemik kaybı ise 50 yaşından sonra yaşanmaya başlıyor. Dr. Ateş, bu sebeple ihtiyarlamamızla birlikte natürel olarak büyüyen kemik kaybını eksiltmek ve daha güçlü kemiklere sahip olmamızda kalsiyum ve D vitaminin koşul olduğunu belirtiyor.

Her yaşta kalsiyuma yer açın

Sağlıklı ve güçlü kemiklere ulaşarak osteoporozdan korunmak için mutlaka kalsiyum gerekiyor. Kemiklerimizin de yapı taşını oluşturan kalsiyumun hangi miktarda alınması gerektiği ise yaşa göre değişkenlik gösterebiliyor. Misalin gebelik ve emzirme yarıyılı ile büyüme süratinin çoğaldığı ergenlikte gereksinim dinlenen kalsiyum miktarı çoğalıyor. Bu yarıyılda önerilen kalsiyum miktarı 1200 mg’dır. Günlük gereksinim “2 su bardağı süt-yoğurt, 1 kibrit kutusu peynir+ 1 porsiyon sebze yemeği+ 3 porsiyon meyve” ile karşılanabiliyor. Dr. Ateş, “Günlük süt ve süt mahsulleri ve özellikle kalsiyumdan zengin, koyu yeşil yapraklı sebzelere beslenmenizde daha çok yer verin. Bununla birlikte hububat ve baklagiller de yeterli kalsiyum alımında destek veriyor” diyor.

Günde 20 dakika güneşle temas edin

D vitamini eksikliğinin osteoporoz riskini artırdığına işaret eden Dr. Filiz Ateş, bunun için de günde 20-30 dakika kadar ellerin, kolların güneşle temas etmesinin yeterli olduğunu belirtiyor. Besinlerle alınan kalsiyumun beden tarafından emilimini sağlayan D vitamini, cildin güneşle teması sonrasında beden tarafından üretiliyor. Dr. Ateş, D vitaminin aynı zamanda kemiğin gelişimine de dayanakçı olduğunu söylüyor.

Osteoporoz riskini artıran faktörler

– Noksan kalsiyum ve D vitamini alınması,

– Yüksek sodyum kapsayan perhizler,

– Çinko yetmezliği,

– Düşük florid alınması,

– B, C, K vitamin yetmezliği,

– Fazla kafein, alkol tüketimi

Bunları yapın

– Her gün mutlaka bol taze sebze yiyin

– Kırmızı et yerine beyaz et ve balık tüketin

– Fazla yağ tüketiminden kaçının

– Çok fazla proteinli yiyecekler tüketmeyin

– Baklagilleri seçim edin

– Fosfat kapsayan hazır yiyecekleri azaltın

– Hazır yemekler, konserveler, katkı maddeleri olan yiyeceklerden uzaklaşın, taze konut yemekleri seçim edin

– Daha az tuz kullanın

– Tükettiğiniz şeker miktarını azaltın

– Kahve, kola gibi içeceklerden uzak durun

– Bol su için.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

maltepe escortümraniye escort