Site rengi

Tasarım

ALTIN 793,64
DOLAR 13,4726
EURO 15,2894
BIST 2.011,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 3 °C
Karla Karışık Yağmurlu

Şimdiki çocuklar neden sevinçsiz

06.04.2021
92
A+
A-

Muayenehane Psikolog Gülşah Sam: “Teknolojinin ilerlemesi, çocuklarda afaki ilaç kullanımı, ailelerin çocuğun istediği her şeyi alma yoluna gitmesi ve ‘proje çocuklar’ yetiştirme meyli çocukların sevinçsiz ve meseleli olmasına neden oluyor ve ailelerin, çocuklarını teknolojiden olabildiğince uzak tutarak, enerjilerini tabiatta boşaltmalarını sağlamaları gerekiyor” biçiminde açıklama yaptı.

Etkinlik tasarlayın

Geçmişte caddelerde oynayan, basit sosyalleşebilen çocuklar ne yazık ki artık gitgide daha değişik olmaya başladı. Yapılan araştırmalar “yeni jenerasyon çocukların” sevinçsiz, daha içine kapanık olduğunu ve odaklanamama meseleyi yaşadıklarını ortaya çıkarırken, uzmanlar bunun nedeninin ailelerin çocuklarına karşı davranışlarından kaynaklandığını belirtti.

Sam, ilerleyen teknolojinin hem erişkinlerin hem de çocukların psikolojilerinde bir ekip değişiklikleri ortaya çıkardığını ifade etti. Cemiyetin bu vaziyeti çocukların gitgide daha zeki olmasına bağladığını ancak, insan anatomisi gereği akıl seviyelerinde rastgele bir çoğalış ya da eksiliş olmayacağını vurgularak sıhhatli her insanın ortalamanın üstü veya vasati hudutları içinde bir zihinle dünyaya geldiğini ve çocuklarımızda gözlemlenen başkalaşmanın zekâdan değil , “farkındalık” tan olduğunu belirtti.

Artık çocukların günümüz dünyasına daha farkında geldiği için “indigo” ve “kristal” çocuk kavramlarının ortaya çıktığını bildiren Sam, “Yapılan araştırmalar bu kuşağın farkındalığının, geçmiş kuşaklara oranla daha fazla daha yol gösterici ve daha gelişmiş hünerlere sahip olduğunu doğruluyor. İndigo ve Kristal çocuk kuşağında doğan çocuklar bazı spiritüel kaynaklara göre doğaüstü sezgi marifetlerine sahip oldukları söyleniyor. Bu farkındalık seviyesinde doğan günümüz çocuklarıyla irtibat halinde olan pek çok birey, çocukların daha sevinçsiz, mat hatta tatminsiz olduklarına işaret ediyor” dedi.

Nedeni siz olabilirsiniz

Çocuklardaki bu başkalaşımın bazı nedenleri olduğuna işaret eden Sam, özellikle erişkinleri bile tutsak alan teknolojinin çocuklar üstünde çok ciddi tesirleri olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: “Daha Öncekinden aileler bebeklerinin el çırpmasına, farklı kelimeler çıkarmasına, oyunlar oynamasını coşar ve bununla iftihar etirdi. Ancak artık aileler tablet kullanabilen çocuklarıyla iftihar etmekte, birbirlerine çocuklarının telefonlarla tabletlerle yaptığı işleri anlatmaktalar.

Çocuklar, doğar doğmaz televizyon izlemeye başladıkları için teknolojinin çoğu zaman yaydığı sevimsiz enerji ile sevinçsiz ve mat hale gelmekte. Bunun yanında aileler ‘hareketli’ olarak düşündükleri çocuklarını hekime götürerek DEHB Dikkat Noksanlığı ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtiyi teşhisiyle yatıştırıcı ilaçlar kullanılmasına neden oluyorlar. Bu ilaçlar çocuğun kinetik enerjisini frenlemekle kalmayıp, çocuğa sevinçsiz ve mat bir hal kazandırıyor. Düzenlendiği düşünülen dikkat dağınıklığı temelinde likeni bozulmalarına yol açarak, mat , pervasız bir jenerasyon oluşmasına neden oluyor.”

Aileler yok demeyi bilmeli

Günümüzde uyum koşullarının ağırlaşmasıyla, konutta bayan ve erkeğin denk oranda çalıştığını ifade eden Sam, dükkanında yorulan anne babanın, konuta döndüklerinde aile büyüklerine ya da bakıcılara itimat ettikleri çocuklarına az zaman ayırmanın verdiği vicdani baskıyı parasal takviyeyle kapatmak isteyerek çocuğun istediği her şeyi alma yoluna gittiğini belirtti.

Sam, “yok” kavramını öğrenmediği için her istediğine sahip olan çocuğun bir müddet sonra tatminsiz olmaya başlayarak, hayat umudu ve neşeyi kavramından uzak mat ve sevinçsiz bir fert olmaya adım atacağını da vurguladı.

Bunun yanında artık ailelerin “proje çocuk” yetiştirme kavramına sahip olduğunu belirten Sam, “Her insanın ‘çoklu akıl teorisine’ göre emin şeylere alaka ve hüneri vardır. Dünyadaki her insan bu akıl ve ruhsal gereksinimle doğar ve bununla gelişir. Aileler boş zamanlarını değerlendirmeleri için çocuklarını, zorunlu afaki onlarca kursa kayıt ettiriyor. Oysa her çocuğun gelişimine pozitif tesir edecek alan başkadır. Misalin müziğe alaka ve hüneri olan bir çocuk spora yönlendirildiğinde, zorunlu zaferi elde edemeyeceği gibi aynı zamanda, yaşadığı galibiyetsizlik sonucunda özgüven noksanlığı yaşayacak. Bu gidişat çocuğun yaşamına negatif tesir ederek motivasyonunu düşürerek, sevinçsiz ve mat hale gelmesine neden olur. Öteki yandan müziğe hüneri olmayan ama yüzmede zaferli bir çocuğun piyano kursuna gitmesi de aynı tesiri yaratır” diye konuştu.

Kabiliyet gözlemi yapın

Çocukların sevinçsiz ve odaklanamama meselesinin önüne geçmek için işin ailelere düştüğünü vurgulayan Sam, anne babaların farkındalığı son derece çoğalmış çocuklarını en az 6 yaşına kadar standart oyunlarla tanıştırarak teknolojik aygıtlardan uzak yakalamaları gerektiğini ifade etti. Hareket aşırılığı olan çocukların enerjilerini tabiatta boşaltmasını sağlamaların, ilaç kullanımından olası oldukça sakınmalarını öneren Sam, “Tatminsiz çocuklar yetiştirmemek ismine çocuğa ‘yokluk şuuru’ aşılanmalı. Ayrıca ‘proje çocuk’ yetiştirmekten sakınılarak, çocuğun kabiliyet gözlemi çok iyi yapılmalı. Gerekirse aileler çocuklarının doğru istikamette büyüyebilmesi için talebe koçlarından takviye almalılar” ifadelerini kullandı.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.