Site rengi

Tasarım

ALTIN 534,91
DOLAR 9,3690
EURO 10,9288
BIST 1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17 °C
Çok Bulutlu

Sevgililer Günü’nün öyküsü

20.03.2021
70
A+
A-

14 Şubat, genel anlamda sevginin, aşkın simge günü olarak kutlanıyor. Elbette bunun bir çıkış noktası var. Bizim için Sevgililer Günü, Batı için ise “Saint Valentine’s Day” olarak kutlanıyor. Bu efsane seçim edilmiş. Valentine, aşkın ve sevginin simgeyi olarak kabul edilmiş bir rahip.

Tarihte yaşanan hadiseler, bir aziz ile bizim sevgililik gidişatımızı bağdaştırmış işte. Peki tarihte neler olmuş? Hangi efsanelerden bahsediliyor? Neler birbiri ucuna bağlandı da gelişip aşk oldu?

Sevgililer Günü

Lupercalia Şenliği

İlk efsane, Daha Önceki Roma’ya kadar direniyor. Şubat ayının ortasına denk gelen bir şenlik, Lupercalia Şenliği. Pagan inancında 14 Şubat, tabiatın tekerrür uyanması, baharın geldiği anlamına geliyor. Bu kabul edilişin arkasındaki kahraman ise, aşk; kuşların aşk mevsiminin başlangıcı.

İşte bu şenlik, her şeyin özünde aşkın uyanışı için vardı. Şenlikte, Romalı genç kızlar ve erkekler bir araya kazançtı. Bunun için de bir reyin oynanırdı. Kızların ismi kağıtlara yazılır ve çömleğe atılırdı. Sonrası piyango. Erkekler kimin isminin yazılı olduğu kağıdı sürüklerse, şenlik süresince genç kıza eşlik eder ve evet, bu tanışma konutlulukla sonuçlanırdı.

Sevgililer Günü

Saint Valentine

Saint Valentine, hakikatinde yalnızca bir rahipti; ama onu değişiklerinden değişik kılan bir şey vardı. Saint Valentine, tüm dünyada kabul gören ve 14 Şubat’a ismini veren birey oldu; aşkın simgesiydi.

Efsane, III. Yy’a direniyor. O yarıyıllarda II. Claudius tahttaydı ve gaddarlığı ile şan salmıştı. Bir gün yayımladığı bir fermanla, askerlere konutluluğu menettiğini duyurdu. Savaşa susamış ruhu ile II. Claudius, bu kararı, bekar erkeklerin daha iyi savaştığına inandığından yapmıştı.

Ancak askerlerin de kalbi vardı ve hoşlandıkları ile evlenmek istiyorlardı. Ülkede rahiplerin nikah kıyması da bilindiği üzere nedenden dolayı menetmişken, bu yasağı delen ad Saint Valentine oldu; askerlerin nikahlarını saklıdan kıymaya devam etti.

Elbette gaddar Claudius, çok geçmeden bu gidişattan haberdar oldu ve bir müddet mapusta yakalanan Valentine’nin cezası verildi. Saint Valetine, 14 Şubat 269’da yakılarak idam edildi. Ancak gaddar olan yalnızca Claudius’tu. Kalbi şefkat dolu, sevgilileri her şartta kutsayan rahibin katledildiği bugün, tam çiftlere adandı.

Sevgililer Günü

Valentine’den aşk mektubu

Efsanenin bir de şu güzergahı vardı. Valentine, vefata yolcu edilmeden evvelki günlerini mapusta geçirdi. Burada gardiyanın kızına aşık oldu. Aşk, ruhunu sarıp sarmalamıştı. Rahip olduğunun elbette farkındaydı; bir de yaşamının sonlanacağının. Buradan kurtulamayacağını öğreniyordu. Masum duygularını içine gizlemek yerine bir mektuba döktü.

14 Şubat günü, vefata giderken, Saint Valentine imzasını taşıyan aşk mektubu, gardiyanın kızına eriştirildi. Efsane bu doğrultusuyla da, sevgiliye kart atma ananesini doğurmuş oldu.

Sevgililer Gnü

Papa Gelasius

Papa Gelasius, bütün iki yüzyıl sonra, 498’de, Daha Önceki Romalılar’ın ananeyi ile St. Valentine’i birleştirdi ve 14 Şubat’ı “Saint Valentine Day” bülten etti.

Bu tarihten itibaren sevgililer, 14 Şubat’ı minik anekdotlarla, armağanlarla kutlamaya başladı. Günün odak noktası, birbirini beğenen iki insanın karşılıklı olarak sevgilerini sarihe vuran aşk anekdotları vazgeçmesiydi.

Günümüze kadar aktarılması muhtemel olan ve şu anda British Museum’de muhafaza edilen ilk kartı ise, bu bültenden asırlar sonra, 1415’te, Orleans Dükü Charles tarafından Londra’da mapusta olduğu zaman 14 Şubat’ta, karısına yazmıştı.

Sevgililer Günü

Kırmızı güller

Her şey birbirini izler adımda büyümeye devam etti. Asırlar içinde aşk, artan adetlerle kutlandı. Fransa Kralı XVI. Louis, 14 Şubat’ta karısı Marie Antoinette’ye kırmızı güller gönderdi.

Bu da yeni bir simge demekti. Bundan sonra kırmızı gül, Sevgililer Günü’nü ifade eden taşıtlardan biri oldu.

Sevgililer Günü

Sevgililer Günü Sanayisi

Asırlar evvel kilisenin resmileştirdiği bu tarih, yaşanan orta çağlar süresince uykudaydı; kutlanmadı. Ta ki 18. Yy’a kadar. Saint Valentine Day, 18. Yy’dan sonra yine yaşama geçti.

Ancak bu defa işler değişik ilerliyordu. Her şey ilerleyen asırlar süresince ilerliyor ve değişiyordu. Evvel dantelalı süslemeli kartlar çıktı piyasaya. Bunlar üretilen ilk sevgili kartlarıydı. 18. Yy ortalarında üretilen bu kartlar, Sevgililer Günü Sanayisi’nin ilk adımıydı. Posta yaygınlaşmıştı. Ucuzdu da. Ve bu adımı resmileştiren ise, 1840’ta, Ester A. Howland oldu. Bir ananeden, ticaret piyasası doğuyordu.

Günümüzde kartların yerini alan pek çok lüks şey var natürel. Her ne kadar kanlı bir başlangıcı olsa da, aşk her zaman kazanmış demek düşüyor bize. Her ne kadar ticarete dökülmüş olsa da, özünde sevginin varlığı var. O surattan 14 Şubat, hakikatinde bir defa daha “Seni hoşlanıyorum” tümcesinin içini doldurmaktan ibaret.

Yaşamımızda anlamlı kılınan bir hayli şeyin belki de en ehemmiyetlisi sevgi. Elbette tek bir güne sığmaz; ama varsın bu günden taşsın. Sevgimizin günü mübarek olsun.

Sevgimle…

Damla Karakuş

özel içeriğidir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.