Site rengi

Tasarım

ALTIN 524,31
DOLAR 9,2220
EURO 10,7186
BIST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21 °C
Hafif Sağanak

Salgında çift ilişkileri nasıl etkilendi

18.03.2021
75
A+
A-

Günlük yaşamımızdan iş hayatına kadar pek çok mevzuda yaşamımızı derinden etkileyen salgın, herkes için güçlü bir süreç oluyor. Büyük miktarda konuttan çalışma modeline geçmesiyle beraber çiftler, birbirleriyle daha çok zaman geçirmeye başladı. Zaman zaman bu beraber geçirilen zamanın çoğalması tek başına bir mesele haline de geldi.

Salgın, çiftleri değişik biçimlerde etkilese de herkes için ortak olan bir reel var, o da bu sürecin travmatik olması. Travma ile başa çıkmadaki en ehemmiyetli kaynaklarından biri de çiftler arasındaki ilişkiler. Bu süreçte lüzumları olan takviyeyi partnerlerin birbirlerine sağlaması ve dolayısıyla çiftler arasındaki eforlu ilişki travmayla başa çıkmayı basitleştirebiliyor. Peki nasıl? Sürecin her iki taraf için de güçlüğüne dikkat toplayan DBE Tutum Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog/Çift ve Aile Terapisti İnci Canoğulları, çiftlerin salgın sürecini galibiyetle atlatmak için yapması gerekenleri anlattı.

Fikir ayrılıkları yaşanabilir

Travma, fert için oldukça ağır bir yüktür. Çiftler ise bu yükü birlikte taşıyabilir. Ama unutmamalıyız ki yük yeniden aynı yüktür. Yükü, iki şahsın taşıyor olması o yükün yok olması ya da eksilmesi demek değil, her iki tarafın da kendi hissesine düşen ve taşıması gereken kısmının eksilmesi anlamına kazanç. Zira iki şahıs olduğumuzda eforlarımız birleşir. Birbirimizin yaralarını sarar, fiziksel ve duygusal desteklediyebiliriz. Bazen lüzumumuz olduğunda birinin yalnızca orada olduğunu öğrenmek dahi tek başına oldukça tesirlidir. Bunlar da o yükün ağırlığının daha az sezilmesini sağlar. Böylece daha da kuvvetlenerek yolumuza devam edebiliriz. Zira devam etmemiz gerekir, yol uzun bir yol.

Dinlenmediğimizde sesimizi duyurmak için hırçınlaşırız. Bu yolu beraber yürümek, çiftlere ortak bir maksat verir. Fakat maksat ortak olsa da bazen yolun nasıl yürüneceğine dair partnerler arasında fikir ayrılıkları yaşanabilir. Bu gibi gidişatlarda partnerler birbirlerini dinlemeli ve yargılamadan, hakaret etmeden ve aşağılamadan yorum yapmalıdır. Maksatlerin ortak olduğunu unutmamak ve gerektiğinde bunu andırdırmak ehemmiyetlidir. Her iki tarafın da düşüncelerini, fikirlerini paylaşabilmesi ve partneri tarafından dinlendiğini sezmesi gerekir. Sesimizi duyuramadıkça hırçınlığımız daha da çoğalır. Bu da karşı tarafa kin, hiddet, aşağılama ve bazen de fiziksel şiddet olarak yansıyabilir. Hele ki böyle güç yarıyıllardan geçerken bir de bunları yaşamak yükümüzü rahatlatmak yerine daha da ağırlaştıracaktır.

Bu geçici bir gidişat ve bu günler sona erecek

Geçmişteki travmalar, ailede geçmişte yaşanan bir hastalık öyküsü ya da kayıplar nedeniyle partnerlerden biri, diğerinden daha fazla etkilenebilir. Çiftlerden biri öbüründen daha fazla etkilenmiş olabilir. Daha naçar, daha endişeli seziyor, böyle olunca da anlamlı düşünemiyor ve panik tavırları çoğalıyor olabilir. Bunun çok muhtelif nedenleri vardır. Bu gibi gidişatlarda çiftler tavırlarını absürt, gülünç, çocukça bulmak ve endişelerini minimize etmek yerine onu kavramaya çalışıp lüzumlarının neler olduğunu sorabilir. Evhamın çoğaldığı zamanlarda çift olarak sahip olunan kaynaklar devreye sokulabilir. Beraber resimlere ve videolara bakıp o günleri andırmak bir müddetliğine o pozitif duyguların sezilmesini sağlayacaktır.

Çiftler zaman zaman yalnız kalma lüzumu dinleyebilir. Yalnız kalma lüzumu dinlendiğinde, ihtimaller dahilinde, bunu sağlayabilmek de çok ehemmiyetlidir. Çiftlerden birinin bir müddetliğine bir odada yalnız kalmak istemesi diğerinden bunaldığı ya da artık onunla birlikte olmak istemediği anlamına gelmez. Böyle zamanlarda benden hoşlanmıyor, bana önem vermiyor gibi negatif düşüncelere kapılmadan partnerlerin birbirlerinin lüzumlarına hürmet göstermesi ve bunun bayağı bir gidişat olduğunu kendine andırdırması gerekir. Her ne kadar şu anda hiç geçmeyecek gibi gelse de bu geçici bir gidişat ve bu günler sona erecek. İleride partnerinizle beraber bu sürecin üstesinden nasıl geldiğinizi andırmak ve hatta beraber gülebileceğiniz öykülerinizin olması ne kadar eforlu bir ilişkiniz olduğunu size gösterecektir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.