Site rengi

Tasarım

ALTIN 494,52
DOLAR 8,8648
EURO 10,3792
BIST 1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22 °C
Çok Bulutlu

‘Pozitif psikoloji’nin çocuk gelişimine yararları

29.04.2021
56
A+
A-

Her insanın kendi potansiyelini keşfederek daha faydalı olması, yaşamdan neşe alması, hayatta karşılaştığı güçlükler karşısında mukavemetli olması için kabiliyet kazanmasını hedefleyen pozitif psikoloji uygulamaları çocuk gelişiminde de ehemmiyetli katkılar sağlıyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Sağlık Kurumu Uzman Muayenehane Psikolog Nazende Ceren Yetim tarafından ortaokul çağındaki çocuklara müteveccih asıllaştırılan çalışmada; duygusal zihinde % 20, problem çözmede % 15, kendilerine güvende % 12, hayat doyumunda ise % 15 oranında çoğalış görüldü.

Pozitif psikoloji, yalnızca erişkinlerde değil çocuklarda da duygusal zeka ve hayat doyumlarını yükseltiyor. Uzman Muayenehane Psikolog Nazende Ceren Yetim tarafından 10-12 yaş arasındaki çocuklar üzerinde yapılan bir çalışma da bu fikri destekliyor.

Avrupa Pozitif Psikoloji Kongresi’nde de paylaşılan çalışma için yaş, cinsiyet ve sosyoekonomik seviyeleri eş çocuklardan iki grup oluşturuldu. 5 ay süren çalışma süresince bir gruba hakimiyet grubu rastgele bir müdahale yapılmazken, diğer gruba deney grubu pozitif psikoloji çalışmaları uygulandı.

Çalışma evveli ve sonrasında her iki gruba uygulanan “Çok Ebatlı Talebe Hayat Doyum Ölçeği”, “Çocuklar İçin Problem Çözme Stoku” ve “Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği”nde etkileyici neticeler elde edildi.

Uygulamaya katılmayanlar tükenmişlik yaşadı

Deney grubundaki çocukların duygusal zihninde %20, problem çözme yeteneklerinde %15, kendilerine güvende %12, hayat doyumlarında ise %15 oranında çoğalış oldu. Buna rağmen hiç çalışmaya katılmamış çocukların duygusal zekalarında, hayat doyumlarında ve kendilerine güvenlerinde %2, problem çözme yeteneklerinde ise %12 eksilme görüldü.

Çalışmaya katılmayan çocuklarda neden eksilme yaşandığını Uzm. Klnk. Psk. Yetim şöyle açıkladı: “Zira bu çocuklar TEOG’a hazırlanıyordu ve ehemmiyetli bir stres altındaydı. Dolayısıyla da çalışma zamanınca geçen zamanda bir tükenmişlik yaşadılar. Bu sebeple deney grubu kuvvetlenirken, onların mukavemetleri de bu etmenlerin tesiriyle eksilme gösterdi.”

Uzm. Klnk. Psk.Yetim, çalışmada özellikle psikolojik meseleyi olmayan çocukların seçildiğini belirterek, “Mümkün bir psikolojik mesele yokken de hayat doyumlarının, duygusal zihinlerinin çoğalıp çoğalmadığını ölçmek istedik. Ortaokul çocuklarıyla çalışma nedenimiz ise hayatlarında TEOG gibi bir stres etkeni olmasıydı. Başka Bir Deyişle muhakkak bir stres etkenine karşı meseleyi olmayan çocukların baş etme marifeti kazanıp kazanmadıklarını değerlendirdik” dedi. Uzm. Klnk. Psk.Yetim, deney grubuyla yapılan çalışmanın 12 seanstan oluştuğunu aktararak, yapılanları ise şöyle özetledi: “Çocuklar, bazı seanslarda ekip oyunları oynadılar, birbirlerine nasıl bir birey olduklarıyla alakalı pozitif geribildirimler verdiler ve yapıcı tenkitlerde bulundular. Bazı seanslarda ise kolaj çalışması yaptılar. Seanslar arasında ise reel yaşamda uygulayabilecekleri ödevler yaptılar.”

Çocukların otantik mutlulukları arkasıydı

Çalışma neticesinde çocukların duygularını ifade etme ve başkalarının duygularını anlama maharetinin büyüdüğünü belirten Uzm. Klnk. Psk.Yetim, yaşanan diğer tesirleri de şöyle sıraladı:

“Ayrıca evham, hiddet gibi idaremesi oranla güç duygularına idareyebildiler. Aile ve dostlarıyla daha sarih ve yakın ilişkiler kurmaya başladılar. Bu neticeler, çocukların duygusal aklının çoğaldığını gösterdi. Çocukların hayat doyumları da arkasıydı başka bir deyişle yaşamdan daha fazla zevk almaya, sıradan geçen bir günün sonunda dahi daha mutlu sezmeye başladılar. Pozitif giden şeyleri daha fazla fark etmeye, negatif giden şeylerle alakalı da daha fazla çözüm üretmeye başladılar. Böylece özgüvenleri arkasıydı. Buna pozitif psikolojide otantik mutluluk ya da iyi olma denir. Çalışma neticesinde çocukların otantik mutlulukları arkasıydı, zaman yönetimi marifeti kazandı. TEOG’a hazırlanıyorlardı. Hem ders çalışıp hem kendilerine zaman ayırmayı bildiler. Bu arada değişik hobiler de kazandılar. Misalin bir çocuk Göktürkçe yazı yazmayı bildi. Bir tanesi şiir yazmaya başladı. Bilgisayarda reyin oynama müddetleri eksildi. En ehemmiyetlisi de bunu kendi kendilerine yapmalarıydı. Zira kendini reel yaşamda işe bereket paydan çocuk, sanal mükâfat mekanizmalarına oyunla seviye sıçramak gibi gereksinim dinlemiyor. Teknolojiyi daha yararlı şeyler için kullanmaya başladılar. Misalin whatsApp’tan kendilerine pozitif psikoloji grubu kurdular. Bu gruptan haberleşip beraber bisiklete bindiler ve basketbol oynadılar. Birbirlerine doğum günü sürprizleri organize ettiler. Kısaca çok istikametli olmaya başladılar.”

Değişikliklere tahammül etme hünerini geliştiriyor

Türkiye’de pozitif psikoloji grup çalışmalarının yeni yeni uygulandığına dikkat toplayan Uz. Klnk. Psk. Nazende Ceren Yetim, bu alanla alakalı ise şu bilgileri verdi:

“Pozitif psikoloji, her insanın kendi potansiyelini ortaya koyarak hem kendisi, hem sosyal etraf için faydalı bir fert olmasını amaçlar. Her ferdin birbirinden değişik olması insanın tabiatında var olan bir şeydir ve cemiyet için bereketlidir. Böylece şahıslar yaratıcı, çok istikametli, renkli fertler haline kazançken değişikliklere tahammül etme marifeti geliştirir. Ayrıca pozitif psikolojiyle başımıza gelen acı tecrübeleri daha iyi göğüsleriz. Zira bu sayede negatif bir gidişat olduğunda, bununla baş edebilecek pozitif istikametlerimizi kullanacak elastikliği kazanmışızdır. Kötümserliğe kapılmak yerine, makûs tecrübeleri yaşamın natürel bir parçası olarak görürüz. Çözüm alternatiflerimiz olduğunu öğreniriz. Pozitif duyguları fark etmek, negatif duyguları fark etmekten daha güçtür. İşler yolunda gidiyorken bunu kendimize anımsatmak ayrı bir kabiliyet gerektirir. Mutlu olma ya da iyi olma marifeti. Pozitif psikoloji, bu mevzuda çokça araştırmalar yapılan ve insanların hayat niteliklerini çoğaldırdığı ispatlanan yeni bir alandır.”

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.