Site rengi

Tasarım

ALTIN 494,52
DOLAR 8,8648
EURO 10,3792
BIST 1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22 °C
Çok Bulutlu

Onu kendiniz için bağışlayın

18.04.2021
53
A+
A-

Bağışlamak, yaşanılan hadisenin tesirinden kurtulmak için, bireyin öncelikle kendisi için attığı bir adımdır. Bağışlayamayan şahıs, yaşanılanları değiştiremez. En fazla bundan sonrası için ne yapacağını tanımlayabilir. Hadisenin tesirlerini, yaşam boyu bizi etkilememesini, cebimizde taşımamamızı sağlar. Bağışlamamanın bizi nasıl etkilediğini görmek istiyorsak, vakayı usumuza getirip o an neler sezdiğimizi görebiliriz. Şayet yoğun duygular yaşıyorsak hala bağışlayamadığımızı gösterir. Ayrıca bağışlayamadığımız için o duyguları depoladığımızı, en ufak bir kıvılcım onu görmek, TV de eş haberler, başkasının başına geldiğinde, mevzuyla alakalı bir haber vs. ile nasıl tutuştuğunu görebiliriz. Oysa bağışlamamak, hem ruh sağlımıza bir yük, hem de ilişkinin devamı için koca bir manidir. İlişiklinin ya iyileştirilmesi ya da tamamlanması kararı da affetme sürecinin bitirilmesi ile daha sıhhatli verilebilir.

Neden bağışlayamayız

– Bağışlamak istemeyen bireyin en büyük evhamlarından biri de aynı şeyi tekerrür yaşamaktır. Bu sebeple çoğu zaman aynı şeyi tekerrür yaşamamak için bağışlamak istemez. Vakayı sıcak ve gündemde meblağ. “Unuttum sanma” iletiyi verir.

– Bağışlamak istemeyen şahıs, “Bu kadar kolay olmamalı” diye düşünerek bağışlamak istemez. Bunun hemen bağışlanması ve gündemden kalkması halinde yapanın yanına kar kalacağını düşünür. Değer ödetmek ister. Bu hadisenin kendisi için ne kadar ağır olduğunu hadisenin tesirinin bağışlamamakla sürdürerek göstermek ister.

– Bağışlamayan şahıs, bağışlaması halinde kendisinin, kendisine hasar verenin ve etraftaki insanların onu cılız, iftiharsız ve aciz olduğunu düşüneceğini varsayacağını düşündüğü için bağışlamak istemez.

– Bağışlamak istemeyen şahıs, bağışlarsa hiç bir şey olmamış gibi, ilişkinin yürümesi gerektiğini düşünür. “Bağışlarsam barışmam gerekli” diye düşünür.

– Bağışlamak istemeyen şahıs, değer ödetmek ister. Perhizini ister. Karşıdaki bireyin gayreti, direnmesi ve değer ödemesi ile hem kendisine verdiği bedeli ölçer hem de ödeştiğini düşünür.

– Bağışlayamayan şahıs, yapılan tutumu karakterine ve kendisini kıymetsizleştirmeye müteveccih bir hamle olarak algılar. Bağışlamayarak bedelini gözetmeye ve derlemeye çalışır.

Peki bağışlamak nedir

Bağışlamak, öncelikle kendimiz için, ruh sağlımız için geçerli olan bir tutumdur. Bağışlasak da bağışlamasak da geçmişte yaşanılanı değiştiremeyiz. Yalnızca korunma ve kırılmanın yansımalarını yaşarız. Yukarıyadaki bağışlamak istemeyen bireyin düşündükleri hakikatinde yanlış olanlardır. İnsanlar bağışlamayı taviz vermek olarak idrak ettikleri için bağışlayamazlar. Ayrıca, bağışlanması gereken bireyin de gayret göstermemesi ve kusurunu kabul etmemesi de affetme sürecini maniler.

Öncelikle biz bağışlayacağız. Bunun yanında karşıdaki şahıs bizi değer katıyor, bizimle ilişkisini sürdürmek istiyorsa onun da aşırısıyla öz tenkidini yaparak kusurunu kabul ederek çabalaması gerekiyor. Fakat karşımızdaki insan, kusurunu kabul etmez ve bizimle ilişkisini sürdürmek istemezse, hatta kusurunu kabul etmese dahi bizim yeniden bağışlamamız gerekir. Onunla ilişkimizi keserek de bağışlayabiliriz. Başka Bir Deyişle affetme, karşıdakine bağlı olmadan yapılan bir çalışmadır. Salt olarak bağışlamamız karşıdakinin mücadelesine bağlı olmamalıdır. Onun gayreti belki irtibat/ilişkinin devamına katkı sunabilir. Değişik yandan bağışlamayarak, yanılgı yapan bireyin değer ödemesini sağlar, ödeşme manasını ona aktarmış oluruz. “Ben yanılgı yaptım o da bağışlamayarak bana kıymetini ödetti”. Fikriyle yanılgı yapanda kabahatlilik, pişmanlık ve mahcubiyet duygularının önüne geçmiş oluruz. Başka Bir Deyişle o bağışlanmayarak yanılgısının kıymetini ödediğini düşünür.

Bağışlamak;

– Yaşanılan hadisenin duygusal tesirinden ve düşünsel patinajından kendimizi kurtarmaktır.

– Yaşanılan hadiseden dolayı kendimizi netlikle yargılamamaktır.

– Yaşanılan vakayı günün koşullarıyla birlikte alıp kendimizi de bizi üzeni de bağışlamaktır.

– Bağışlamak, yaşanılanla alakalı kin, hiddet, nefret, asabilik, küskünlük gibi duyguları hayatımız süresince cebimizde taşımamaktır. Taşısak sanki neyi değiştireceğiz?

– Bağışlamak, yaşanılan hadisenin tesirinden kurtulmak, onun yarattığı duygulardan dolayı kurban rolünü üstlenmemektir. Bağışlamayan insanlarda özgüven kaybı yaşanır.

– Bağışlamak, yaşanılan vakayı kendine mülk etmemektir. Hak edecek ne yaptım dememektir.

– Bağışlamak, tutumun, yapanın kendisiyle ilgili olduğunu kabul etmektir.

– Bağışlamak, barışmak değildir. Affederek de onuyu iletişimimizi tamamlayabiliriz.

– Bağışlamak, unutmak değildir. Zati aklımız yaşanılan hiç bir şeyi unutamaz.

– Bağışlamak, cılızlık değildir. Bir hadise asla bizi yıkamaz. Aldatılmamız, kandırılmamız, hakaret uğramamız vs. insanoğlu her şeyle başa çıkacak potansiyele sahiptir. Hadisenin bizi hakimiyetine almasına izin vermemeliyiz.

– Bağışlamak, hadisenin farkında olmak, ama bunun tesirinden çıkmaktır. Yaşam boyu bizi etkilemesine izin vermemektir.

– Bağışlamak, bireyin yanılgı yaptığında bağışlanmasını sağlar. Bağışla ki bağışlanasın.

– Bağışlamak güçtür ama muhtemeldir ve zorunludur

– Bağışlamak için kendimizi zorlamamalıyız. Bağışlamak zira bir süreçtir hemen karar bilgilemez.

– Bağışlamak, fazilettir. Benliğe yenik düşmemektir.

– Kendi mutluluğun ve yüklerden kurtulmak için bağışla

– Bağışlamak dinen buyrulmuştur. Bağışlayan Allah’tır, insan ise Allah’a tabi olarak ve O’nun nezaketini taklit ederek bağışlar.

Zira varlıkta hak sahibi olan malın sahibi de olan Allah’tır. İnsan asılda hak sahibi değildir. Bizim bağışlayıcı olmamız temel haysiyetiyle bir lütuf değil, haddimizi öğrenmek demektir. E.Demirli

A’RÂF – 199.ayeti. “Sen bağışlama yolunu yakala, iyiliği buyur, cehaletlerden surat çevir.”

Konutluluk ve İlişki Terapisti Serhat Yabancı

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.