Site rengi

Tasarım

ALTIN 487,77
DOLAR 8,5953
EURO 10,1376
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Az Bulutlu

Kızına karşı serinkanlı oğluna otoriter

29.04.2021
45
A+
A-

Şüphesiz baba figürü tüm kültürlerde güven ve otorite anlamına geliyor. Ancak babaların kız çocuklarına sergiledikleri davranışlarla oğullarına olan tutumları ciddi olarak değişiyor. Bir ilişki modeli serinkanlılık ve sükûnet üzerine kurulurken değişiği ciddi çatışmalara sahne oluyor.

Peki, bu vaziyet neden kaynaklanıyor? Uzman Psikolog Dilek Doğu cevaplıyor.

Baba hem gözetir hem kollar. Dayanakleyicidir. Güven verir. Us danışılan, misal oluşturan ve kaide koyan şahıstır. Öyle ki babanın varlığı çocuğun duygusal gelişimindeki en ehemmiyetli etmenlerdendir.

Uzman Psikolog Dilek Doğu, “Çocuğun aklındaki ideal baba, hayatın her devresinde değişir ve büyür. Bunlar; otoriter-baskıcı baba, izin verici, meblağlı-meblağsız, dikkatsiz veya demokratik tavır biçiminde olabilir” diyor.

Baba-oğul ilişkisinin psikolojik ebadı edebiyata mevzu olmuş

Baba figürünü, erkek ve kız çocuklardaki tavır değişiklikleri sebebiyle ayrı ayrı irdelemek gerektiğine değinen Doğu, oğullarla babaları arasındaki çatışmaya dikkat topluyor. Baba-oğul ilişkisinin psikolojisini edebiyatla dahi keşfetmek olası diyen Doğu, “Babalar ve oğullar arasındaki çatışma, antik ve modern edebiyatın esas mevzularından ve meselelerinden biri olmuştur. Edebiyatta, korkulan ve alt edilmesi gereken bir otorite ve benzemekten can veresiye korkulan bir misal olarak ‘baba’ imgesine müracaat etilir. Özellikle baba-oğul ilişkisindeki psikolojik vaka ve olgulara, Dünya ve Türk Edebiyatı’nda sıklıkla tesadüfülür” diyor.

Türk Edebiyatı’nda da sancılı baba-oğul ilişkilerine yer verildiğini anlatan Doğu, “Namık Kemal’den Mehmet Akif’e, İlhan Berk’deri Ece Ayhan’a ve Cevat Şakir’e kadar edebiyatımızın ehemmiyetli adlarının baba-oğul ilişkisini ele aldıklarını görürüz. Gariptir ki, çoğu hikaye yazarın kendi hayatı ile de ilintilidir. Ananeci – çağdaş, doğu – batı gibi karşıtlıklar çevresinde şekillenen bu baba-oğul ilişkisinin esas özelliği; kopuk, gergin ve paradokslu bir kişilik çatışması olarak sürmesidir” diyor.

Babalar, oğullarını olduğu gibi kabul etmekte zorlanıyor

Baba – oğul arasındaki çatışmaların, çekişmelerin her kültürde ve her devirde var olduğuna dikkat toplayan Doğu, “Babalar, genellikle oğulları ile aynım yaparlar ve onları kendileri gibi idrak ederler. Bu sebeple çocuklarının kendilerinden çok daha üstün, galibiyetli, kabiliyetli ve neredeyse harikulade olmalarını beklerler. Hakikat oğullarla, idealize ettikleri oğullar örtüşmez. Bu surattan da onların galibiyetsizlikleri, negatif tutumları, kusurları, makûs alışkanlıkları, babaları çok sinirlendirir, baskın ve otoriter tavırlarını saldırgan güzergahlarını ortaya çıkarır” diyor.

Babaların oğullarını olduğu gibi kabul etmekte zorlandığını oysa bu davranışın yanlış olduğunu anlatan Doğu, “Çocuk her şeyden evvel bir ferttir ve fert olduğu için de yaşı kaç olursa olsun hürmeti hak eder. Evlatların gelişmelerine izin vermek, bağlı ancak bağımsız bir erişkin olma sürecinde olduklarını kabul etmek ve can kulağı ile dinlemek gerekir. Empati kurmak, dostu olmaya çalışmamak, nitelikli zaman geçirmek, isteklerine hudut koymak, fiziksel ve duygusal cezalar vermekten sakınmak ve şartsız sevgi vermek ilişkinin sıhhati açısından çok ehemmiyetlidir” diyor.

Baba – kız ilişkisi apayrı

Baba – kız ilişkisinin ise apayrı büyüdüğünü anlatan Doğu, “Özellikle 4 – 5 yaş ortamında kızlar, babalarını anneleriyle paylaşmak istemeyebilir ve çekemeyebilirler. Bu bir süreçtir ve kızların anneyi bir rakip değil de bir idol olarak görmesiyle sona erer” diyor.

Kızların eş tercihlerinde, kuracakları aile hayatında baba ile ilişkilerinin tesirinin büyük olduğunu anlatan Doğu, “Ancak kızlar fiziksel veya tavırsal açıdan babalarına benzeyen erkekler kadar tamamen değişik özellikleri taşıyan erkeklere de yönlenebilmektedir. Kızların ilişkileri geldikleri aileden çokça izler taşır. Baba figürü, her yaşta ve kültürde, kız veya erkek, her çocuk için güven, dayanak, efor, hürmet, kumpas-disiplin ve hudut zindeleri taşıyan çok ehemmiyetli varlıktır” dedi.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.