Site rengi

Tasarım

ALTIN 487,08
DOLAR 8,6447
EURO 10,1490
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31 °C
Parçalı Bulutlu

Kardeş kıskançlığında taraf olmayın

19.04.2021
39
A+
A-

Çocuklar arasındaki “kardeş kıskançlığını” taraf yakalayan, yeni bebek ile ilgilenip diğer çocuğu önemsememe eden ve yanlış tavırlarda bulunan anne-babalar tetikliyor. Uzman Muayenehane Psikolog Nazende Ceren Yetim, kardeş kıskançlığı mevzusunda anne-babaları, çocuklar arasında taraf yakalamama mevzusunda uyardı.

Kardeş kıskançlığının, çocuğun iç huzurunu bozarak yemek yememe, saldırgan olma, uyku problemleri ya da içine kapanma gibi negatif tutumlar alana getirebildiğini kaydolan Yetim, bu mevzuda en büyük mesullüğün başta anne-baba olmak üzere aile bireylerine ait olduğunu söyledi.

Anne babalar dikkat

Yetim şöyle dedi:

“İnsanlarda kıskançlık duygusu doğuştan var. Ancak özellikle çocuklarda kardeş kıskançlığı duygusu, anne-babanın yanlış tavırlarıyla tetikleniyor. Çocuğun kardeşini çekememesi, tamamen anne-babanın davranışıyla alakalı bir vaziyet. Çocuk konuta yeni bir bebek geldiğinde ve tüm aile onunla ilgilendiğinde artık anne ve babası tarafından beğenilmediği kaygısına kapılıyor. Özellikle bebeğe anne-babanın kesintisiz alakası, konuta gelenlerin kesintisiz armağanlar getirmesi ya da onunla ilgilenilmemesi bir fobi, kaygı oluşturuyor. Bu düşüncelerle çocukta iç huzur bozuluyor. Seri öfkelenen, ağlayan, tepki olarak yemek yemeyen, kaidelere uymayan çocuk tüm bu tavırlarla tepkiler veriyor. Hatta daha ileri tablolarda kardeşine hasar verme, hiddet nöbetlerine kapılma, içine kapanma, mektep galibiyetinde düşme gibi değişik tablolar da ortaya çıkabiliyor.”

Anne baba hadiseye çözüm odaklı yanaşmalı

Kardeşler arası ihtilaflarda özellikle anne-babaların çocuklardan birinin lehine taraf yakalamasının vaziyeti daha da güçleştirdiğini kaydolan Yetim, şunları söyledi:

“Kardeşler arasında muhtelif nedenlerden ihtilaflar çıkabilir. Anne-baba bu cins vakalarda haklı-haksız ayrımı yapma yerine hadiseye çözüm odaklı yanaşmalıdır. O senin kardeşin, sen büyüksün gibi tümcelerle taraf yakalamadan ve iki tarafı da yargılamadan çözüm sunmalı. Hatta çocukları kendi çözümlerini bulmaları için teşvik etmeliler. Hiç çözüm öneremedikleri vaziyette anne babalar kendi çözümlerini getirebilirler ancak bu iki tarafı da güç vaziyette vazgeçmeden ve kendi otoritelerini sallamadan olmalıdır. Şayet çocukların müzakereleri şiddet ebadındaysa netlikle o anda münakaşa durdurulmalı ve bunun hiçbir şartta kabul edilebilir olmadığı iletiyi net bir biçimde verilmelidir.”

Gebelik vaktince çocuğu kardeşe hazırlayın

Kardeş kıskançlığını önlemede en ehemmiyetli adımın, gebelik vaktince atılması gerektiğini kaydolan Yetim, çocuğa bir kardeşinin olacağını uygun bir dille söylenmesi gerektiğini belirtti. Yetim şöyle dedi:

“Aile, çocuğa bir kardeşi olacağını uygun bir dille anlatarak, kardeşi ile neler paylaşabileceğini, beraber oyunlar oynayıp eğleneceklerini anlatarak bu fikre alıştırmaya çalışmalı. Bebeğin tıpkı kendi bebekliğindeki gibi bakıma gereksinimi olduğunu anlatıp, çocuğa bebeklik fotoğrafları da gösterilerek annenin onu besleyeceği, bakımını yapacağı hakikati anlatılmalı. Hatta bu mevzularda kendisinden dayanak rica edilmeli. Bebekle beraber kendisini hoşlanmaya devam edeceklerini sık sık vurgulamalı çocuk da bu kaygıyı yok etmeliler. Çocukların ‘Beni beğenmiyorsun, onu daha çok beğeniyorsun’ gibi ifadeleri dikkatle dinlenmeli, aksine ikna etmeye çalışmak yerine ‘Bunu hangi tutumumdan çıkarıyorsun? Böyle düşünmene neden olacak ne oldu?’ gibi sualler yöneltilerek, bu fikrine neden olan tutumlar bilinip düzenlenmeli.”

Bunlara dikkat

– Çocuğu asla kardeşi ile mukayese etmeyin. Sen büyüksün, o daha minik, abisin-ablasın gibi laflar çocuğa itici kazanç. Çocuğu suçlamayın-kardeşi ile mukayese etmeyin.

– Kardeş kıskançlığı çocukta irtibat bozukluğu, geçimsizlik, güvensizlik yaratır. Rehabilitasyon edilmediği vaziyette ileriki yaşlarında geçim ve ilişkilerinde problem yaşayabilir.

– Münakaşa ve çekişme gidişatlarında ayırın, mola verdirin. Durgunlaşmalarını bekleyin. Asla fizyolojik ceza vermeyin, hadise anında haklı-haksız suçlaması yapmayın.

– Fizyolojik ceza yerine, parka gitmeme, oyuncağı ile bir zaman oynamama gibi cezalar vererek kusurlarını kavramalarını sağlayın.

– Paylaşılamayan eşya ya da oyuncak için adaletli bir tasarı yaparak, uymalarını sağlayın. Uymadıkları zaman, paylaşılamayan oyuncak ya da mahsulü ikisinin de kullanımından kaldırın.

– Pozitif tavırları pekiştirip mükâfatlandırın. Sık sık sevginizi dile getirin.

– Kardeşin bakımında çocuktan dayanak ve katkı isteyin. Beraber mama hazırlayabilir, bebeği beraber besleyebilirsiniz.

– Kardeş gelmeden evvelki tavırları ve çocuğa alakayı aynen devam ettirin. Reyin çocuğu ise beraber oynayın, müddet geçirin.

– Çocuğa afaki yere, kardeşine çekemememelisin gibi laflar söylemeyin. Bu çocuk da uyarım yapabilir.

– Diğer aile fertleriyle işbirliği yaparak çocuğa ehemmiyetli olduğu ve hoşlanıldığı hissini verin.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.