Site rengi

Tasarım

ALTIN 549,28
DOLAR 9,5064
EURO 11,0660
BIST 1.519
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16 °C
Parçalı Bulutlu

Kadına şiddeti yasaklamak annenin tavrında gizli

08.05.2021
74
A+
A-

Şiddet bir neticedir. Bir olgunun sebeplerini tahlilden yalnızca neticeye odaklanmak ise çözümsüzlüğe yol açar. Son senelerde süratle artan ya da daha çok haber yapıldığı için gündemde kalan kadına şiddet olgusunu da bu bakış açısıyla incelmenin daha doğru olacağını düşünüyorum. Bizim cemiyetimizde anneler evlatları arasında ayrım yapmadıklarını söyleseler de oğulları kayırırlar. Oğulların anneye düşkünlüğünün mükâfatıdır belki de bu. Kızlar annelerini taklit ederek bilebilirler ama pervasız ya da şiddete yönelen bir babanın sarihini kapamanın tek yolu annenin kılavuzluğudur, diye düşünürler.

Daha evvel medyada yayımlanan “cemiyetsel şiddetin sebebi çocuklarımıza yaklaşımımızdır” başlıklı yazımı okuyanlar; “her negatif tutumu sonrasında kendisine sevgi gösterilmesini bekleyen ferdin erişkin olduktan sonra da aynı cinsten bir temenniye girmesi, cezalandırılmayı sevgi ile aynılaştırması, temennileri karşılanmadıkça şiddete meyil göstermesi ya da içine kapanması klasik neticelerdir,” dediğimi andıracaklardır.

Annenin oğullarına karşı gözetmeci – kayırıcı davranışı kız çocuklarının hayata daha kolay adapte olmalarına, güçlüklerle başa çıkma kabiliyetlerinin daha fazla büyümesine neden olur. Bu cins ailelerde yetişen erkekler ise karşılarına çıkan her maniyi annelerinin kaldırmasını, her kadının annelerininverdiği şartsız sevgiyi sunmasını bekler.

Oğul için şiddete meyilli babanın yaptıklarını doğru öğrenmek kadar risklidir annenin davranışı. Ne dese yapılan, ne yapsa kabul görülen, şartsız olarak sevgi sunulan delikanlı erişkin olduğunda partnerlerinden aynı davranışı göremeyince evvel bocalar sonra hiddetlenir ve şiddete yönelir.

Cehenneme giden yol iyi maksat taşlarıyla döşenmiştir. Hiçbir anne oğlunun kadınlara el kaldırmasını istemez elbette ama onu yetiştirme şeklindeki yanlışlar bu neticeyi doğurur. Baba ya da başka bir aile büyüğü eşine şiddet uyguluyor ve değişikleri suskun kalıyorsa tavrın sıradan kabul edilmesi ve pekişmesi de vakanın bir öbür ebadıdır.

Bizim toplumuzda baba ile annenin çocuklar üzerinde tesirlerini mukayese ettiğimizde ibrenin anne tarafını gösterdiğini hepimiz öğreniriz. Zira; her oğlun ilk aşkı annesidir. Babasını rakip olarak gören çocuk annesine daha yakın olur ve annenin davranışı onun tüm hayatını etkileyecek izler vazgeçer.

Kocasından dayak yediği halde konutluluğunu sürdürmesi için baskı yapılan akrabalarını, komşularını gören çocuğun zekasındaki kadın kavramı; perişan, naçar ve boyun eğen bir şahsiyetle örtüşür. Bunu pekiştiren de genellikle annesi ya da onun gibi düşünen kadınlardır. “Kocasıdır; vurur da beğenir de. Suyudan gitse, karşı çıkmasa yemezdi dayak. İki tokat yedi diye boşanır mı insan?” gibi söylemler kız çocuklarını şartsız itaate, oğullarını hudutsuz sosyal kabul göreceklerine dair bir inanışa yöneltir.

Cemiyetimizin mimarı annelerdir. Çocukları arasında cinsiyet ayrımı yapmayan, oğullarına bir kadına nasıl davranılması gerektiğini öğreten, kızlarına güçlü bir karakterleri olması için rol model olan, etrafında yaşanan aile içi şiddet hadiselerine tepkisini gösteren anneler olmadıkça kadına karşı şiddet jenerasyonlar boyu gündemde kalmaya devam edecektir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.