Site rengi

Tasarım

ALTIN 916,76
DOLAR 15,6270
EURO 16,3743
BIST 2.390,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22 °C
Parçalı Bulutlu

Kadına şiddeti önlemek olası

21.07.2021
117
A+
A-

Dünyada kadına müteveccih şiddet, özellikle ekonomik, siyasal ve kavmi meselelerle iç içe geçerek çoğalıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yanaşırken, kadın haklarının en büyük ihlallerinden biri olan kadına müteveccih şiddet kavramını ele alan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şiddeti tamamlayacak ihtiyatlara ait ehemmiyetli bilgiler verdi.

Türkiye’nin AB’ye girme sürecinde kadının serbestleşmesi hareketinin ülkemizde çok süratli bir biçimde büyüdüğünü belirten Tarhan, erkek alt kültüründe kadının bu süratli hürleşme arzına karşı yanlış anlama ve idrak etmeler ortaya çıktığını ifade ediyor. Son yarıyıllarda ülkemizde de çoğalış gösteren kadına müteveccih şiddetin sonlandırılması için Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ehemmiyetli tespitlerde bulunuyor. Kadına Müteveccih Şiddeti tamamlamak için Türkiye Büyük Halk Meclisi, duruşmalar, medya, sivil toplum kuruluşları, psikolog ve psikiyatrist doktorlar, yaşam koçları, kamu müessese ve kuruluşları ve özel sektör gibi cemiyetin hemen her kesimine ehemmiyetli vazifeler düştüğünün altını çizen Tarhan alınabilecek tedbirleri şöyle sıralıyor;

Hiddet idare eğitimleri verilmeli

Hiddetle baş etme mevzusunda ailede hiddet yönetimi eğitimleri verilmelidir. Üniversitelerde ‘Şiddeti Araştırma Merkezleri veya Enstitüleri’ kurulmalıdır. Kesintisiz Eğitim Merkezleri’nde bu alanda netice akdikeni eğitimler yapılmalıdır. ‘Yaşam koçu’ olacak bireylerin her anlamda donatılması zorunludur.

Kılıç sürükleme duygusuna fırsat verilmemeli

Kadının hürleşme hareketi, kadın-erkek savaşına dönüştürülmemelidir. Erkekte ‘Kılıç sürükleme’ duygusu uyandıran yaklaşımlardan uzak durulmalıdır. Ancak Batılı feminist yaklaşımların ülkemizde de uygulamaya koyulmasının istendiği hakikati var. “Eşin sana haykırıyorsa sen de ona bağır, bir şey atıyorsa sen de at” gibi yaklaşımlar kadınlarımıza öğretilmek istenmektedir. Bu stil söylemler çok yanlıştır. Bunun gibi tavırlar şiddeti daha da artıracağı hakimiyetini de güçleştirecektir.

Şiddet gören kadınlar yaşam koçuyla desteklenmeli

Şiddet ve istismarı temkine mevzusunda Sivil Toplum Kuruluşuların çalışmalarını göz arkasını etmek olası değildir. Bu alanlarda çalışmaları netlikle zorunludur, desteklenmeleri ehemmiyetlidir. Özellikle yurt ve rehabilitasyon merkezlerinde kalanlar yaşam koçluğu biçiminde desteklenmelidir. Dünya genelinde yürütülen çalışmalara bakıldığında gelişmiş ülkelerde özellikle de Amerika Birleşik Devletlerinde Kadın Sığınma ve Çocuk Rehabilitasyon Merkezleri’nin Psikiyatri Merkezleri’ne yakın olduğu gözlemleniyor. Zira kriz anında hemen müdahale edebilmek çok ehemmiyetlidir. Bu nedenden dolayı uygulama bu güzergahtadır.

Medya da elini taşın altına koymalı

Özel sektör ve medya kuruluşları da şiddeti önlemeye müteveccih çalışmalarda bulunabilirler. Psikiyatri uzmanları ve psikologların katılımıyla eğitici programlar organize edilebilir. Zira çocuklar şiddeti misal alıyorlar. Çocuk şiddeti aileden misal aldığı gibi aynı biçimde medyadan da tesirli bir biçimde alabilmektedir. Televizyonlarda yayınlanan programlarda yer alan bir şiddet sahnesi netlikle çocuğu negatif etkileyecektir. Yeniden çizgi filmlerde işlenen mevzular ve şiddet çocuk üzerinde tesirli olacaktır. Bu görüntülerin çocukları doğrudan etkilediği ve çocukların gördüklerini misal aldıkları hakikati hazırlanan yayınlar sırasında göz arkasını edilmemelidir.

Şiddet Hikayesi Olanlara “Hiddet Hakimiyeti Eğitimi” Verilmeli

Hiddet hakimiyeti eğitimlerini tehlike gruplarına uygulamak gerekiyor. Geçmişinde şiddet hikayesi olanlar duruşmaya gitmişse bu bireyler ‘Tehlike Grubu’nu oluştururlar. Yapılacak çalışmalarda bunlar göz önünde bulundurulmalıdır.

Duruşmalar da bu noktada ‘Hiddet Hakimiyeti Eğitimi’ alınmadığında ‘Emin bir oranda mapus cezası verilmesi’ gibi legal ihtiyatlar almalıdırlar. ‘Hiddet Hakimiyeti Eğitim’i alınırsa evine girmeye izin verilmesi, Hiddet Hakimiyetinde Teftişli Özgürlük Kuralları’nın işletilmesinde şiddetin eksiltilmesinde fayda sağlayacaktır.

Kıymetler hareketi başlatılmalı

Bu alanda benim de dahil olduğum 2007 senesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir kurul çalışması yapıldı. Hoş ve faydalı bir rapor hazırlanıp sunuldu. 26 bin mektep talebesi ve binin üzerinde cezaevinde uyuyan şiddet mağdurları üzerinde yapılan bir çalışmaydı bu. Ciddi neticeler ortaya çıktı. Bu raporda öngörülen ihtiyatlar raftan indirilip uygulamaya geçilmelidir. Bu raporda dikkat toplayan en ehemmiyetli netice cemiyette ‘Kıymetler Hareketi’nin başlatılması gerektiği tespitidir. Bu çalışmada cemiyetteki etik, beşeri ve ahlaki bedellerin aşınmaya uğradığı ortaya çıktı. Bu aşınmayı yasaklamak için Ulusal Eğitim sisteminde, kıymetleri kuvvetlendirecek olan dürüst olma, lafında durma, hayırsever olma, fedakâr olma gibi bilimsel olarak da desteklenen bedellerin kuvvetlendirilmesi zorunludur. Bu ehemmiyetli bedellerin gençlere mektep evveli eğitimde verilmesi gerekmektedir.

Gönüllü analık uygulamaları yaygınlaştırılmalı

Sosyal mesullük projesi olarak Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Sağlık Kurumu olarak biz İstanbul Valiliği ile beraber “Haydi Yakala Elimi” ve “Mutlu Yuva Mutlu Yaşam” Dernekleri olarak muhtelif çalışmalar yürütmekteyiz. Duruşma kararıyla müesseselerde koruma altına alınan çocukların bakımını üstleniyoruz. Rehabilitasyonlarına katkı sağlandığı gibi kanunlara uygun, sorgulanabilir, gönüllü analık biçiminde çocuklara bakım ve hizmet verilmektedir. Bu stil yapılanmalar artırılmalı ve desteklenmelidir. Aile içinde şiddet gören, travma yaşayan ve müesseseye terk edilen çocuklar şiddet potansiyeli tehlike grubunda yer alan çocuklardır. Bunların bakımını üstlenen sosyal mesullük projelerini devletin fiili ve mali olarak desteklemesi zorunludur. Bu yapılara kaynak takviyeyi sağlanmalıdır. Zira ülkemizde bu yapılara kendini adayacak çok insan vardır. Yalnızca organizasyona gereksinim vardır. SHÇEK’e bir çocuğun maliyeti 3 bin TL’dir. Bu müesseselerde gider yarı yarıya düşmekte maliyet eksilmektedir. Bu hizmetlerde bulunan Sivil Toplum Kuruluşular desteklenmelidir.

Cemiyetsel farkındalık oluşturulmalı

Rehabilitasyon Merkezleri’nin açılması desteklenmeli ve her bakımdan teşvik edilmelidir. Gönüllüler ve özel sektör devletin yükünü bu yapılırsa eksiltebilecektir. Mağdurların oluşturacağı dernekler de teşvik edilmelidir.

Şiddet kurbanlarının rehabilitasyonunun yanı gizeme cemiyette ‘Farkındalık’ oluşturmak emeliyle yapılacak çalışmalar da ehemmiyet talep etmektedir. Cemiyetin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi birden bire ortaya çıkmayan şiddetin önlenmesinde fayda sağlayacaktır.

Medyanın gözetici ruh sıhhati programları yapması zorunludur. Bu mevzuda teşvik edilmesi, müesseselere basitlikler gösterilmesi faydalı olacaktır. Kamu teşviklerinin sağlanması bu programları çoğaldıracaktır. Cemiyetin bilgilendirilmesi açısından bu çalışmalar ehemmiyetlidir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

maltepe escortümraniye escort