Site rengi

Tasarım

ALTIN 795,35
DOLAR 13,4335
EURO 15,2303
BIST 1.976,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 2 °C
Çok Bulutlu

Işınım gebeliği negatif etkiliyor

23.04.2021
102
A+
A-

Op. Dr. Zeki Salar, ışınımın hamilelik sürecinde anne ve bebek sıhhati üzerindeki tesirleri hakkında şu bilgileri verdi:

“Işınım ile genellikle 3 şartta karşı karşıya kalınmaktadır. Bunlardan ilki; sağlık kurumularda diş ve akciğer filmi çekimi, renkli böbrek filmi olarak adlandırılan IVP çekimi ile tomografi gibi harekâtlardır. İkincil olarak; bedenin farklı uzuvlarında tespit etilen kanserlerin rehabilitasyonunda radyoterapi emeliyle hastaya uygulanan rehabilitasyonlardır. Son olarak da; günlük hayatın ufalamaz parçaları olan TV, bilgisayar, cep telefonu, güvenlik kapıları, mikrodalga fırınların kullanımı esnasında oluşmaktadır.

HANGİSİNİN TEHLİKELİ OLDUĞU ÖĞRENİLMELİ

Diş, akciğer, sinüzit filmleri gibi bir hayli tek röntgen çekiminde oluşan ışınım çoğu defa hem anne adayı hem de bebek için ciddi tehlike oluşturmaz. Zira ehemmiyetli olan ışınımın yoğunluğu ve yinelemesidir. Bu filmler çoğu defa hasar vermez ancak tomografi, anjiyografi ve renkli böbrek filmi gibi muayenelerde yineleyen rakamda ve fazla dozlarda çekim yapıldığı için anne ve bebek sıhhati için risk çoğalmaktadır. Ultrason çekilmesi ve MR yapılmasının ise hamileliğe ve bebeğin sıhhatine hiçbir hasarı yoktur.

Günlük hayatta kullanılan TV, bilgisayar, güvenlik hakimiyet kapıları, cep telefonlarının kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan ışınımın ise; hamilelik süreci ile anne ve bebek sıhhati üzerinde negatif bir tesiri bulunduğunu kanıtlayan bilimsel bir çalışma yoktur.

CEP TELEFONUYLA KONUŞMA SÜRESİ KISA TUTULMALI

Hamilelik sürecinde günlük kullanılan vasıtaların yaydığı ışınım anne ve bebek sıhhati üzerinde negatif bir tesire neden olmasa da “her şeyin azı karar çoğu hasar” prensibinden yola çıkarak cep telefonu ile uzun vakit konuşulmaması, gece başucunda telefonla yatılmaması ve güvenlik kapılarından çok sık geçilmemesi mevzusunda anne adayları dikkatli olmalıdır.

X Ray makinelerden geçilmesi yerine sıradan üst araması arz edilmelidir. Ayrıca güvenlik kapılarının ya da tomografi aygıtının olduğu alanlarda çalışan hamilelerin de bu yarıyılda başka alanlarda misyon yapması daha uygun olacaktır.

HAMİLELİĞİN İLK YARIYILINDA SAKINCALI

Hamileliğin ilk yarıyılı olan 6 ve 14’üncü haftalar arası ışınıma maruz kalma açısından en tehlikeli yarıyıldır. Anne adayı hamileliğin 6’ncı hafta evveli şayet yüksek dozda ışınıma maruz kalmışsa, “ya hep ya hiç” kaideyi işlemektedir. Bebek şayet ışınımdan etkilenmişse hamilelik tutunamaz ve kanama ile sona erer. Şayet rastgele bir etkilenme olmamışsa hamilelik sıhhatli bir biçimde devam eder. 6-14’üncü haftalar bebeğin uzuv gelişimi olduğu için adet kumpasında bir gecikme varsa ve film çekilmesi gerekiyorsa, evvelinde kesinlikle kan alınarak hamilelik testi yapılmalıdır.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.