Site rengi

Tasarım

ALTIN 533,61
DOLAR 9,3418
EURO 10,8711
BIST 1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18 °C
Parçalı Bulutlu

İlk buluşmada hesabı kim ödemeli

28.03.2021
71
A+
A-

Günümüzün çağdaş çalışan bayanı, erkekler kadar para kazanabiliyor. Bu gidişatta birlikte çıkılan bir yemeğin parasını kim, niçin ödüyor? Amerika’da yapılan anketlere göre, her üç erkekten ikisi, beraber yemeğe çıktıkları bayandan temennileri olduğu için hesabı üstleniyorlar. Zati öğrenilen klişeleri “son araştırmalardan elde edilen bilimsel netice” diye yutturmaya kalkmadan sadede gelelim: Parasız yemek diye bir şey yoktur. Köşe yazarı Jasmin

geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı yazısında bu mevzuya eğilmiş. İlk randevu’ların pek çoğunun yazılı olmayan kaideleri reelinde 1920’li senelerin aşk romanlarından çıkmış gibidir. Erkek bayana cömert ve kibar davranır ama gene de karşılığında bir şeyler beklemektedir.adını doğru koyalım: Hesap ödemek mevzubahisi olunca erkek bayandan bir iyilik beklemektedir. Ya siz ne düşünmüştünüz?

Elle mecmuası ve msnbc.com sitesinin ortaklaşa yürüttükleri bir anketin neticelerine bakarsak 74.000 online okur “ilk bir kaç buluşmadan sonraki buluşmalarda erkeklerin bayanlardan ‘hesaba katkıda bulunmalarını’ beklediğini” düşünmekte. Azıcık us karıştırıcı bir netice olduğunu düşünebilirsiniz zira bayanların bu mevzuya yaklaşımları ikiye bölüyor: Kimi bayanlar hesabı ödeme mevzusunda gönülsüzken bazıları da ‘kendi ödeme eforlarının’ tanınmasını ve kabul edilmesini ister görünüyorlar.

Para, Seks ve Aşk mevzulu ankette ‘hesabı kim öder‘ suali bu noktada karışmaya başlıyor.

Neredeyse erkeklerin üçte ikisi, özellikle genç erkekler, bir kaç buluşmadan sonra bayanların da hesaba katkıda bulunmalarını istediklerini söylüyor.

Bayanların yüzde 44’ü, şayet erkek onlardan ‘hesabın ödenmesi mevzusunda destek isterse‘ bundan rahatsızlık dinleyeceğini belirtiyor.

Bayanların yüzde 57’si, özellikle genç bayanlar, her zaman hatta ilk buluşmalarda dahi hesabı ödemeyi öneri ettiklerini söylerken; %34’lük bir kesim ‘şayet erkek bu öneriyi kabul ederse’ ; yüzde 46’sı ise ‘şayet erkek bunu öneriyi redderse’ bundan rahatsız olacaklarını söylüyor.

Bu mevzulardaki görgü kaidelerinin genel anlamda bir ‘geçiş evresinde‘ olduğunu söylemek pek de boş bir iddia değil. Bu surattan erkekler özellikle ilk buluşmalarda ananesel usullere ve yaftalara hürmet gösterirken, bayanların ‘hesabı paylaşmayı’ öneri etmesi giderek çağdaş bir görgü kaidesine dönüşüyor. Bu teklifi yapmayan bayanların, özellikle ilk bir kaç buluşmadan sonraki buluşmalarda erkekleri incittiği söylenebilir. Fakat bu teklifi yapan bayanlar erkekleri başka bir çelişkide vazgeçebiliyor: Bu öneriyi kabul ederek veya redderek bu sefer erkeklerin bayanları incitme tehlikeyi var.Mevzubahisi anket çalışmasının açıklanması mevzusunda büyük katkıları olan ve Kaliforniya Eyalet Üniversite sosyologu Janet Lever’e göre bu gidişat erkekler açısından, bayanlar açısından olduğundan daha fazla güçlük yaratabiliyor. Zira ‘hesabı paylaşmayı’ öneri eden bayanların ehemmiyetli bir kısmı sırf ‘edep icabı’ bu öneriyi yapmış oluyor.

HESABI BANA ÖDETTİRİYOR

How Anekdot to Date” kitabının yazarı ve aynı zamanda profesyonel bir çöpçatan olan Judy McGuire, geçenlerde çok afallatıcı bir telefon aldı. İki dost arasında bir buluşma ayarlamıştı. Bu buluşma sırasında, dostu bayanlar tuvaletinden onu aramış ve afallamışlık içinde “Bu adam hesabı bana ödettiriyor” diye sızlanmıştı.

McGuire’ın fikrine göre bazı bayanlar yaşamlarının her alanında feminist olsalar dahi, iş hesabı kimin ödeyeceği mevzusuna gelince 1950 model bir evkadınına dönüşüveriyorlar.

1920’lerde erkeğin hesabı ödeyecek olması kesin kaideydi. O zamanlar genel kabul gören kavrayışa göre daha fazla parası olan erkek en hoş kızlarla beraber olabilirdi. Ama o günlerde pek az kadının kendi ismine tüketme yapacak ekonomik efora sahip olduğunu hatırda yakalamak gerek. Bugün bayanlar her ne kadar aynı işi yapan erkeklere mukayeseyle daha az fiyat alıyor olsa da, Amerika’da ‘bir erkekle‘ buluşmaya giden bayanların buluştukları erkeklerden daha çok kazanıyor olmaları artık sık tesadüfülen bir gidişat.

Sosyolog Janet Lever “Tertemiz bir dünyada yaşıyoruz ve bu dünya pahalı bir dünya” dedikten sonra ilave ediyor “tahteravanla gezen kibar ufak prenses yaftayı artık bayanların pek işine yaramıyor.

Bazı daha önceki alışkanlıklar hala devam ediyor. Mesela hala çıkma önerisinin erkeklerden gelmesi gerekiyor. Bu gidişatta çıkma önerisinin kimden geldiği ehemmiyetli bir mevzuya dönüşebiliyor. Ankete katılan erkeklerin yarısı “daveti yapan hesabı ödemeli” görüşünü dile getiriyor. Erkeklerin dörtte üçü ise, bayan ne kadar kazanıyor olursa olsun, hesabı kadının paylaşması vaziyetinde kendilerini kabahatli sezdiklerini belirtmekte.

BU BAYAN BENİMLE GERÇEKTEN İLGİLENİYOR MU?

Şayet erkekten faydalanmak gibi bir fikirleri yoksa bayanlar hesabı ödeme mevzusunda niye gönülsüz olurlar? İş hesabı ödemeye gelince hiç bir şey hesap pusulasındaki gibi net ve sarih değil. Kendisine hiç hesap ödettirmeyen adamın reelinde ‘bayanı hakimiyet etmeye’ çalıştığını düşünen bayanlar olduğu kadar, hesap ödeme mevzusunda kararsız gösteren erkeğin reelinde parasız veya pinti biri olduğunu düşünen bayanlar da çok. Ama hesabı ödeme mevzusunda bayandan hiç bir zaman öneri gelmediğini gören erkeklerin de usu karışabiliyor.

31 yaşındaki Kaliforniyalı müzik hocayı Jeremy Chung bir kaç buluşmadan sonra kadının da hesaba katkıda bulunmayı önermesini bekleyenlerden. Aksi takdirde kafasında bir ekip kuşkuların oluşmaya başlayacağını düşünüyor “Hesabı ödediğim için mi benimle beraber yoksa reelinde benimle gerçekten ilgileniyor mu?

Rastgele bir yanlış kavramaya alan vermemek ismine, niye taraflar bu mevzudaki seçimlerini ve fikirlerini en baştan belirtmiyorlar. Masaya oturdukları sırada bu mevzuda birbirlerinin nasıl hissetiklerini öğrenseler daha iyi olmaz mı?

Bu mevzunun pek çok şahıs açısından niye tabu olduğunu kavramak basit. İnsanların fikirleri çok değişik de olsa, romantik bir buluşmaya para hakkında konuşarak başlamak hiç de kibarca bir tavır değil. Özellikle bayanlar kendi ekonomik koşullarıyla alakalı mevzuları yeni tanıştıkları insanlarla paylaşmak istemiyorlar.

Chung, hesabı kimin ödeyeceği mevzusunu asla dile getirmediğini söylüyor. Geçtiğimiz ay kız dostu ikinci buluşmada alkolleri ödemeyi öneri edince bu öneriden çok memnun kaldığını saklamıyor “Bir sonraki alkoller benden, diye bir öneri kulağa ne kadar güzel geliyor. Usunuza rastgele bir arkası maksat gelmeden kabul ediveriyorsunuz.

ERKEKLERİN BEKLEDİĞİ BU MU BAŞKA BİR DEYİŞLE?

Şayet bayanlardan rastgele bir öneri gelmezse, ankete katılan erkeklerin bir kısmı ‘kadının hesaba katkıda bulunmasını beklediğini’ doğrudan söyleyeceğini belirtti. Bir kısmı ise “yanımda yeteri kadar para yok” gibi gerekçeler ileri sürebileceğini söylerken özellikle genç erkekler bu mevzuda daha sarih laflı olmayı seçim edebiliyor.

Şayet çiftler üç ay kadar bir zamandır beraberlerse, zati hesabın ne kadarını hangi koşullarda kimin ödeyeceğine dair mevzularda bir uzlaşmaya varmış oluyorlar. Kız dostlarından daha az kazanan erkekler dahi genelde hesabın daha yüksek bir kısmını ödemeye devam etse de, ankete katılan 8-10 kadar erkek “giderli ilişkileri tamamlamakta kararsız etmeyeceklerini” sarihlikle ifade ettiler.

Peki erkekler yemekten sonra “tatlı” ister mi? Ankete katılan bayanların üçte biri özellikle yaşlı olanlar hesaba katkıda bulunduklarında yemekten sonraki etkinlikler mevzusunda daha az baskı sezdiklerini belirtti.

Erkeklerinse yalnızca yüzde 16’sı “hesabı ödediklerinde bayandan temenni içinde olabileceklerini söylüyor. Artık 1920’lerde değiliz. Erkelerin temennisi “hesabın ödenmesine” katkı biçiminde, yoksa hesabı ödediler diye başka cinsten temenni içine girdiklerini söyleyemeyiz.

ETİKETLER:
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.