Site rengi

Tasarım

ALTIN 789,77
DOLAR 13,8164
EURO 15,6712
BIST 2.038
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13 °C
Çok Bulutlu

Hangi tavırlar cinsel taciz kabahati kabul edilir

01.07.2021
142
A+
A-

Türkiye İstatistik Müesseseyi ve Adalet Bakanlığı’nın son sayılarına göre cinsel taciz mağduru sıfatıyla güvenlik ünitelerine giden veya götürülenlerin rakamı yüz binlerle ifade ediliyor. Avukat Tamer Kulaçoğlu bu gidişatın korkunç ve acıklı bir vaziyet olduğunu belirterek cinsel tacizin bir kader olmadığına, hukuk esasındaki hakların da azımsanmaması gerektiğine dikkat çekti.

Cinsel tacizler, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ne yazık ki, yevmiye yaşamda sık sık karşılaşılan vakaların başında geliyor. Ülke gündemine bile oturan taciz olaylarının çoğalması karşısında sanılanın aksine mağdur ve mağdur yakınlarının yasal hakları olduğuna dikkat toplayan Kulaçoğlu Hukuk Bürosu’nun Kurucusu Avukat Tamer Kulaçoğlu; Türk Ceza Kanunu’nda bu cins kabahatleri işleyenlerin ceza alabileceğini belirtti. Cinsel taciz kabahatinin 5237 rakamlı Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde tertip edildiğini anımsatan Tamer Kulaçoğlu maddeye göre; bir kimseyi cinsel emelli olarak taciz eden birey hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, 3 aydan 2 seneye kadar mapus cezası veya adli para cezası verilebileceğini, fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde ise altı aydan üç seneye kadar mapus cezasına hükmolunabileceğini söyledi.

Cinsel tacize uğrandığında şikâyetçi olmak koşul

Kulaçoğlu yaptığı değerlendirmede cinsel tacize uğrayanların bunu afişe etmeyerek ya da öğrenilmesini istemeyerek yasal haklarını kullanmadıklarını-belirterek, Türk Ceza Kanununun bu mevzuda yaptırımları olduğunu vurgulayarak, “Somut misallerle açıklamak gerekirse, söz atmak, cinsel bölgelerini göstermek, ileti göndermek, cinsel bölgelerinin resimlerini göndermek, cinsel ilişki öneri etmek gibi fiiller becerisiyle şahsın rahatsız edilmesi cinsel taciz kabahati. Ancak cinsel taciz kabahatinin soruşturulması ve kovuşturulmasının mağdurun şikâyetine bağlı. Dolayısıyla mağdur failden şikâyetçi olmadığı takdirde, fail hakkında bu kabahatten dolayı rastgele bir operasyon yapılmaz. Bir öteki ehemmiyetli husus da şikâyetin bizzat mağdur veya vekili tarafından yapılması. Şikâyet şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, üçüncü bir şahsın müracaatı failin cezalandırılmasına yetmeyecektir. Ancak mağdur minik ise onun yerine kanuni temsilcisi de şikâyet hakkını kullanabilir” dedi.

Cinsel taciz kabahati kabul edilen eylemler

“Seni öpebilir miyim? Ya da merhaba tanışabilir miyiz?” demek dahi cinsel taciz kabahati…

Günümüzde, ne yazık ki, yevmiye yaşamın bir parçası haline gelen ve mektepte, iş yerlerinde kamuda ve hatta millete sarih alanlarda bile görülebilen cinsel tacizlerin çok fazla yaşandığını belirten Avukat Tamer Kulaçoğlu; Yargıtay’ın bazı eylemleri kabahat kabul eden ehemmiyetli kararları olduğunu belirterek, Yargıtay’ın,

– Yolda yürürken ıslık çalmak, eliyle gel işareti yapmak ve takip etmek,
– Cinsel uzuv göstermek,
– Cinsel ilişkiye girmek istediğini telefonla, iletiyle veya doğrudan söylemek
– “Seni öpebilir miyim?” demek,
– “Haydi beraber kaçalım” demek,
– Dost olmak istediğini söylemek,
– “Hepsi senin mi?” biçiminde söz atmak,
– Telefonla arayarak, karşı tarafın sesini dinlemek ve ayrıca öpücük atmak,
– “Merhaba, tanışabilir miyiz?” biçiminde ileti atmak.

Bu tavırları cinsel taciz kabahati olarak nitelendirebildiğini, misalleri arttırmanın olası olduğunu söyledi.

Görülmekte olan bir dava sebebiyle, yerel bir ceza duruşması tarafından, Tüzük Duruşması’ne yapılan Türk Ceza Kanunu’nun cinsel taciz kabahatlerini tertip eden 105. maddesinin, Tüzük’nın “kabahat ve cezada kanunilik” prensibine tersliğinin tespiti ve iptaline ait müracaat, Yüksek Duruşma tarafından yalanlanmıştır.

Yüksek Duruşma kararında, yasa mazeretinde cinsel tacizin, “Şahsın beden dokunulmazlığının ihlali kaliteyi taşımayan cinsel tavırlarla asıllaştırılabilen, cinsel doğrultudan nezaket pakliğine ters olarak mağdurun rahatsız edilmesi” olarak belirlendiğini belirterek “her hadisenin kendine özgü koşullarına göre neyin cinsel taciz olup olmayacağının değerlendirmesini duruşmanın yapması gerektiğini” söyleyerek kararı yerel duruşmaya vazgeçmiştir.

Cinsel taciz kabahatini, yalnızca fiziksel taciz temelli olarak idrak etmenin doğru olmayacağını vurgulayan Av.Tamer Kulaçoğlu, hadisenin asıllaşma biçimine göre, laflı yazılı ya da elektronik etrafta sevk edilen iletilerinde duruşmalarca cinsel taciz içerikli olarak değerlendirilebileceğini belirtti.

“Cinsel tacize karşı korunmasız değilsiniz”

Kulaçoğlu, cinsel tacizlere uğrayan mağdurların asla kendilerine yapılan bu cins hareketlere dayanılmak zorunda olmadığını belirterek laflarını şöyle noktaladı: “Bu cins tutumlara maruz kalan mağdurların şipşak lüzumlu müracaatlarını süresi içinde yapılması yoluyla hem faillerin cezalandırılması sağlanabilir hem de bu tutumlara daha fazla maruz kalınması önlenebilir.”

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.