Site rengi

Tasarım

ALTIN 533,61
DOLAR 9,3418
EURO 10,8711
BIST 1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18 °C
Parçalı Bulutlu

Hamileyken yaptırılan aşı bebeğe hasar vermiyor

29.03.2021
67
A+
A-

Memorial Kayseri Sağlık Kurumu Kadın ve Doğum Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Gökalp Öner, hamilelik yarıyılında geçirilebilecek bazı hastalıkların, anne ve bebek sıhhati açısından yüksek oranda tehlike oluşturabildiğini söyledi.

Doç. Dr. Gökalp Öner, “Anne adaylarının ehemmiyetli kısmı bebeğin hasar göreceği fikri ile hamilelikte aşılanma mevzusunda utangaç davranıyor. Oysa aşılar düşüğe yol açmadığı gibi bebeğe pasif bağışıklık sağlayarak, anne ve bebeğin bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Hamilelik yarıyılında yapılan aşılar, hayatı tehdit edebilen ehemmiyetli hastalıklara karşı gözeticilik sağlar, anne ve bebeğin bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Anne adaylarının; tetanoz, difteri ve boğmacaya karşı aşılanması çok ehemmiyetlidir. Yeni doğan bebeğin, bağışıklık kazanması için hamileliğin 27-36’ıncı haftasında anne adayının aşılanması gerekir. Bu haftalarda; tetanoz ve difteri toksoidi ile cansız boğmaca aşısı kombinasyonu önerilmektedir. Zira bebek doğar doğmaz yapılan aşıların ilk 6 aydaki bağışık tesiri eksik kalmaktadır” dedi.

”Hamilelikte yapılamayan aşılar sonra yapılabilir”

Hamileliğin son 3 ayında yapılan grip aşısının, bebeğin ilk 6 ayında ateşli solunum yolu enfeksiyonlarına tutulma tehlikesini yüzde 36 oranında eksilttiğinin tanımlandığını belirten Doç. Dr. Gökalp Öner, şöyle konuştu:

“Hamilelikte canlı aşı yapılmamalıdır. Canlı aşıların fetusu enfekte etme potansiyeli vardır. Hamilelikte yapılamayan; kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği gibi aşılar, doğum sonrasında yapılabilir. Canlı aşı yaptıran anne adayı 4 hafta içinde hamile kalırsa, fetus üzerinde mümkün tesirleri hakkında bilgilendirilmelidir. Canlı aşı yaptırıldıktan sonraki ilk 4 hafta hamilelik tasarlamamalıdır. HPV ve hepatit aşısı ise hamilelikte önerilmemektedir. Ancak yüksek tehlikeli gruptaki anne adaylarının bu aşıları olması gerekir. Eşinde hepatit B olan, ilaç ve madde bağımlıları ile ailede hepatit B enfeksiyonu geçiren anne adayları bu grupta yer almaktadır. Öte yandan kolera, veba ve Japon ensefaliti gibi aşılar inaktive ölü aşılar olup ancak yüksek tehlike vaziyetinde yapılabilir. Antraksa şarbon maruz kalmış hamile bayanlara aşı uygulanmalı ve 60 gün antibiyotik rehabilitasyonu verilmelidir. Hasarlı tesiri henüz tespit edilmemiş verem aşısı da hamilelikte önerilmemektedir.”

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.