Site rengi

Tasarım

ALTIN 494,52
DOLAR 8,8648
EURO 10,3792
BIST 1.384
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22 °C
Çok Bulutlu

Hamilelikte grip erken doğuma neden olabilir

09.04.2021
56
A+
A-

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Banu Duru, grip virüsünün bağışıklık sistemi diğer kişilere göre daha zayıf olan hamile kadınlara kolaylıkla bulaştığına ve daha ağır seyrettiğine dikkat çekerek, özellikle hamileliğin son 3 ayında olan anne adaylarını erken doğum riskine karşı uyardı.

Açıklamaya göre, her yıl dünya nüfusunun yüzde 10-20’sinin hastalanmasına neden olan bir viral üst solunum yolu enfeksiyonu olan grip virüsü (Influenza A,B,C) esas olarak solunum yoluyla bulaşıyor ve kış döneminde özellikle hamilelerde en sık görülen enfeksiyon etkeni oluyor. Hamileler ise gribe yakalanma konusunda daha fazla risk altında.

Bunun en önemli nedeninin hamilelik süresince bağışıklık sisteminin zayıflaması olduğunu belirten Duru, grip virüsünün bağışıklık sistemi diğer kişilere göre daha zayıf olan hamile kadınlara kolaylıkla bulaştığına ve daha ağır seyrettiğine dikkat çekti.

Son 3 ay daha tehlikeli

Duru, hamileliğin özellikle son 3 ayında yüksek ateşle seyreden gribal enfeksiyonların, erken doğuma, su kesesinin erken açılmasına, yeni doğanın enfeksiyona maruz kalmasına yol açabildiğine işaret ederek, “Çünkü yüksek ateş, lökositoz ve öksürmeyle beraber karın içi basıncın artması gibi durumlarda rahim kasılmaları başlayabiliyor ve su kesesi zayıf bir noktadan açılabiliyor. Bu da erken dönemde doğumu başlatıyor. Dolayısıyla anne adaylarının gripten korunmaları çok önemli” ifadelerini kullandı.

Hamileler daha hassas

Yapılan çalışmaların hamilelerin, gribin komplikasyonları açısından risk altında olduğunu gösterdiğini anlatan Duru, şunları kaydetti: “Grip anne adaylarında akciğerlerde zatürre, bronşit, akciğer apsesi gibi enfeksiyonlara, kalpte de viral enfeksiyonu ile streptokok bakterisinin yol açtığı kalp kapakçık iltihabına neden olabiliyor. Hamilelik sırasında grip ve grip benzeri hastalıklarla ilgili bir çalışma yapılmış ve 17 grip sezonu boyunca gribin hamile kadınlar üzerindeki etkisi araştırılmış.

Bu çalışmada, hamileliğin 6. ayından sonrasında olan hamilelerin akciğer problemleri nedeniyle hastaneye yatış oranının hamile olmayan, ancak altta ciddi kronik hastalığı olanlar kadar olduğu gösterilmiş. Hamileliğin ileri dönemlerinde risk daha da artıyor. Öyleki 37-42 haftalık hamile kadınlar, doğum sonrası 1-6 ay geçmiş kadınlara oranla özellikle akciğer ve kalp problemleri nedeniyle 5 kat daha fazla hastanede yatma riski taşıyor. Hamile olan astım hastası kadınlar grip sezonunda özellikle hastaneye yatma açısından yüksek risk altında…”

Hamilelikte en etkili önlemlerden biri aşı olmak

Banu Duru, hamilelikte gripten korunmak için en etkili önlemlerden birinin aşılanmak olduğunu belirterek, grip aşısının, canlı virüs içermeyen, hamilelikte ve emzirme döneminde kullanılabilen güvenli bir aşı olduğunu aktardı.

Amerikan Jinekolog ve Obstetrisyenler Birliği 2000 yılı Aralık ayında yayınladığı görüşünde salgın mevsiminde hamileliğin 2. ve 3. üç aylık döneminde olan kadınlara grip aşısı olmalarını önerdiğine dikkati çeken Duru, “Aşı sonrası annede gelişen antikorlar bir miktar bebeğe de geçerek yaşamın ilk aylarında onu da gribe karşı koruyor. Grip mevsimi genelikle kasım-aralık aylarını kapsıyor. Dolayısıyla aşı için en ideal dönemi ekim ayı ile kasım ayı ortasına kadar olan dönem oluşturuyor. Gripten korunmak için alınabilecek diğer tedbirler ise salgın döneminde kapalı yerlerde uzun süre kalmamak, maske kullanmak, elleri sık sık yıkamak ve etkin hijyen sağlamak” değerlendirmesini yaptı.

Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler

-En iyi ve en etkili destek tedavisi istirahattir. Mümkünse yatakta birkaç gün istirahat edin.

-Yatarken başınızı yukarıda tutun. Bunun için 2 veya daha fazla yastık kullanın. Başınızın yukarıda olması geniz akıntısının vereceği rahatsızlığı azaltacaktır.

-Bulunduğunuz ortamın yeteri kadar sıcak ve iyi havalandırılmış olmasına dikkat edin.

-Havanın nemli olmasını sağlayın.

-Günde en az 10 bardak, su ve meye suyundan oluşan sıvı alın.

-Boğaz ağrısını gidermek için pastil kullanabilirsiniz.

-Ateş düşürücü amaçlı ilaçlardan yararlanabilirsiniz.

-Burun tıkanıklığı için tuzlu su ya da okyanus suyundan faydalanabilirsiniz.”

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.