Site rengi

Tasarım

ALTIN 487,77
DOLAR 8,5953
EURO 10,1376
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Az Bulutlu

Hamileler oruç yakalayabilir mi

29.04.2021
43
A+
A-

Gebelik süreci ekstra fiziksel ihtiyaçlar gerektirir. Bu nedenle de anne adaylarının sık sık yemek yemesi gerekmektedir. Hormonal metamorfozlar nedeniyle anne adayları daha sık acıkır ve daha fazla yemeye ihtiyaç dinler. Bu, anne adayının iki şahsiyet yemesini gerektirmez ancak lüzum dinlediği mineral ve vitaminlerin daha da çoğalmasına neden olur. Hamile olan anne adaylarının kan şekeri 3-4 saatte bir düştüğü için sık sık yemek yemek vaziyeti mevzubahisidir. Bu nedenle de anne adaylarının sık sık ancak daha az yemesi gerekir. Netlikle anne adaylarının oruç yakalaması önerilmez. Bu hem bebek, hem de anne için hasarlıdır.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, mevzu ile alakalı bilgi verdi.

Aç kalmak hamileliği tehlikeye atıyor

Oruç yakalanması gidişatında bebeğin psikolojik ve nörolojik gelişimi negatif etkilenebilir. Uzun süren aç kalma saatlerinde ketonlar kanda çoğalışa geçer. Ketonlar şekerin hücrelerin kullanımı için bedende bulunmadığından depolanmış olan yağlar yakılır ve ketonlar ortaya çıkar. Başka Bir Deyişle anne adayı 12 saat aç kalırsa, beden şeker ambarını harcamaya başlar. Bu nedenle de hücrelerin enerji lüzumu için beden yağları yakar. Bu nedenle de ketonlar ortaya çıkar. Bu vaziyet hakimiyet altında olmayan şeker hastalığı ile neredeyse aynı bir gidişattır. Kandaki keton oranındaki çoğalış nedeniyle bebekte psikolojik ve nörolojik meseleler oluşma tehlikeyi çoğalır.

Hamilelerde yüksek keton oranlarına basitlikle erişilmesinin iki sebebi vardır. Öncelikle hamilelerdeki açlık süreçleri hamile olmayan bayanlara mukayeseyle çok daha ivedi bir biçimde hipoglisemiye kan şekeri düşüşü yol açmaktadır. Kanda, bu düşüş sebebiyle, hücrelerin enerji olarak kullanımları için şeker kalmayınca da beden yağlar yakar ve ketonlar bu yakımın yan mahsulü olarak yükselir. Hamile olmayanlarda bu keton yükselmesi 24 saat içinde yoğunlaşırken, hamilelerde bu zaman 16 saat ortamındadır. Yüksek keton oranlarının hamilelerde oluşmasına imkân tanıyan ikinci neden ise hamilelerde, özellikle ileri haftalarda, insülin mukavemetinin büyümesidir. Bu mukavemetin çok yüksek olduğu vaziyetlerde hamilelik diyabeti büyür. Bu vaziyette kanda yeteri kadar şeker vardır ama bu şekeri hücrelerin kullanımına sokacak olan insülin misyonunu yapamaz. Şeker kanda yükselir ama hücreler yakıt olarak şekeri kullanamaz. Hücreler bu sebeple seçenek yakıt olan yağı yakarlar ve bu da sarihe yüksek keton oranları çıkarır.

Anne adayları susuz kalmamalı

Oruç meblağken anne adaylarının karşılaştığı öteki bir ehemmiyetli mesele de susuz kalmaktır. Hamilelik sürecinde damarlarda dönen kan ve akışkan ölçüyü oldukça çoğalır. Bu kan ve akışkan ölçüsünü muhafaza edebilmek ismine hamile olan anne adaylarının günlük olarak en az 3 litre su harcaması gerekir. Eğer anne adayı yeterli akışkanı alamaz ise kan tazyikinde düşüş alana kazanç. Bu nedenle de hem plasenta başka bir deyişle bebeğin eşine hem de bebeğe giden oksijen eksilmeye başlar. Yapılan bilimse araştırmalar ve çalışmaların ortaya koyduğu bilgiler, gebelerin netlikle oruç yakalamaması gerektiğini ortaya koyar. Hamile bayanlar, oruçlarını emzirme ve gebelik yarıyılı sonrasında kaza orucu biçiminde kılabilirler.

Emzirme yarıyılı ve oruç

Emziren annelerin de oruç yakalaması önerilmez. Emzirme yarıyılında özellikle bebeğin ilk altı ayında bebek anne sütü dışında rastgele bir yiyecekle beslenmez. Bu nedenle anne sütünün yapısının ve ölçüsünün yeterli olması gerekir. Bunun için de annenin kumpaslı olarak beslenmesi, bedeninin mukavemetini gözetmesi gerekir. Süt oranı ve niteliği anne adayının beslenmesi ile doğrudan ilişkili olduğu için emzirme yarıyılında da oruç yakalanması önerilmez.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.