Site rengi

Tasarım

ALTIN 492,74
DOLAR 8,6500
EURO 10,1632
BIST 1.389
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25 °C
Parçalı Bulutlu

Ergen olmak güç iş

14.04.2021
58
A+
A-

Ergen olmak güç iş doğusu. Ne kendini ne aileni bir cinsli hoşlanamazsın. Mutsuzluk, terslik, tenkitsellik, hiddet yarıyılın değişmez özellikleri sanki. Ergen anne babası olmak daha da güç. Süratle değişen, yenilikler sınayan, laf dinlemeyen çocuğu karşısında afallamışlık içindedir. Bir gün saçlarını kırmızıya boyatıp piercing yaptırdığında nasıl bir tepki göstereceğinizi kestirmeniz efor olabilir. Ancak kaygılanmak için acele etmemek gerekir.

Yeni kıymetler ve tutum biçimlerinin arandığı, aile yerine dostların ve şahsi alaka alanlarının yaşamlarını doldurduğu ergenlik yarıyılının ergen ve aileler açısından daha rahat geçirilmesi için yapılması gerekenlerle alakalı Terapi İstanbul takımından Muayenehane Psikolog Deniz Sevinç merak edilenleri cevapladı.

Ergen çocuk ne sezer?

Çocuk, ergenliğin başlarında vücutsal ve duygusal farklılıklar karşısında geçim ve baş etme gayretlerinde noksan kaldığını sezebilir. Duyular süratle iniş çıkışlar gösterir. Tez neşelenip, tez üzülüp, tez sinirlenirler. Dağınık ve savruk olurlar. Dış görünüşe verilen ehemmiyet çoğalır. Güdülerin çoğalması, cinsel kimliğin sezilmeye başlamasıyla beraber cemiyetin temennilerine uygun yeni rollerine alışmaya çalışırlar. Soyut düşünebilme becerileri çoğalır. Ergenler artık yeni kıymetler, yeni tutum biçimleri, referans alacağı yeni şahıslar aramaya başlamıştır. Dostluklarda evvelleri hemcinsler seçim edilirken, yarıyılın ortalarına doğru alaka karşı türe yönelir. Gençlik çağı, hem bağımsızlığın kazanıldığı hem de cemiyete karışıldığı bir yarıyıldır.

Ergenliğin sonlarına doğru en ehemmiyetli özellik kimlik gelişimidir. Mesleksel kimlik kazanmak ve bu anlamda kendini belirlemek ister.”Ben kimim? “, “Ne olacağım?” gibi sualleri, güven dinleyerek cevaplaması çok ehemmiyetlidir. Ergenliğin sonuna gelip de bu suallere uygun cevaplar bulamamış bir genç kimlik keşmekeşi yaşayabilir. Kaç-kovala cinsellik yerini, “sevgi, arkadaşlık, birliktelik, cinsellik ” bütünlüğüne vazgeçer.

Ergenlikte farklı yarıyıllar ve tesirleri…

Bağımsızlığın ve sosyal üretkenliğin kazanıldığı bu yarıyıl 12’li yaşlarda başlayıp 20’li yaşların ortalarına kadar sürer. Çok uzun bir zaman diliminden laf ettiğimiz için kazanılan yetenekler, karşılaşılan problemler açısından yarıyıl yarıyıl farklı tesirler bırakır.

Ergenliğin başlarında biyolojik farklılıklar süratle hakikatleşir. Bu öyle büyük bir efordur ki genç fert güdülerini hakimiyet etmekte ve anlamlandırmada zorlanır. Tepkileri evvelden kestirilemez olur. Dış görünüm ehemmiyet kazanır. Ancak öz bakımlarında yüzeysel ve tembeldirler. Kendi vücutlarına ait memnunsuzluklar yaşarlar. Birbirlerinin gizemlerini paylaşmaya ve destekleşmeye dayalı dostluklar bu yaşlarda çok ehemmiyetlidir. Hem genci ileride insan ilişkilerinde yakınlık kurmaya hazırlar, hem de ayna görevi görerek duygusal olgunlaşmayı süratlendirir. Öğrenişsel gelişimin başlaması ile cemiyetsel hadiselere, felsefeye, politika gibi mevzulara alaka çoğalır. Hakikatinde genç fert henüz nasıl bir efor kazandığının farkında değildir. Değişen yaşamına yeni anlamlar bulmaya çalışır. Bir yandan gelişmek için sabırsızlanmakta, değişik yandan da çocuksu tutumlarından kurtulamamaktadır.

Ergenliğin ortalarına gelindiğinde öğrenişsel büyüme bitirilmiştir. İç görü geliştirebilir tepkisel davranmak yerine üzerinde düşünülmüş, daha ayrışmış tutumlar sergileyebilir. Baş edilmesi gereken en ehemmiyetli mevzu ise cinsel kimlik gelişimidir. Cinsel mevzuları aileleri ile değil dostları ile paylaşmayı seçim ederler. Karşı türe dinlenen alaka çoğalmıştır. Şayet bu yarıyıl da meseleli geçerse parçalama, fertselleşme süreci uzar gencin ruhsal yapısında iniş çıkışlar olur. Yaşının gelişimsel normlarında problemler olması ya da içinde bulunduğu sosyal etraftan pozitif tepkiler alamaması kendi vücuduna, kimliğine müteveccih algıları zayıflatacaktır.

Artık ergenliğin sonunda kimlik gelişimi ehemmiyet kazanır. Gelecekle alakalı tasarılar yapması ve buna uygun davranması gerekmektedir. Eskiki yarıyıllar meselesiz atlatıldıysa, gencin kimlik entegrasyonu bitirilmiş olur. Eskiki yarıyıllarda özveri gösteremeyen genç insan artik özverili davranabilir. Anlaşılmak kadar, kavramaya kabul edilmek kadar, kabul etmeye hazırdır. Ergenliğin başından beri yaşanan duyguların, kurulan özdeşimlerin, edinilen tecrübelerin harmanlandığı ve birleşime eriştiği bu yarıyılda genç insan kazanımlarıyla ya da beceriksizlikleri ile erişkinliğe adım atar.

Ergenlik yarıyılında karşılaşılan meseleler ve aileye düşen vazifeler

Ergenlik yarıyılında biyolojik ve hormonal farklılıklar o kadar süratli olur ki aile de çocukları kadar afallamıştır. Balanslı ve geçimli mektep çocuğu gitmiş yerine efor seven, tez tepki veren, oldukça sıkıntılı bir genç gelmiştir. Konuttaki kaidelerin çokluğundan ve sıklığından yakınırlar. Artık gizemler aileden çok dostlarla paylaşılmaya başlamıştır. Soyut kavramları düşünebilme marifeti çoğalmıştır ancak kulaktan dolma ve ödünç alınmış fikirlerle aileyi tenkit etme fırsatı hiç kaçırılmaz. Ailelerin bu gibi gidişatlarda çatışma yaratmadan kendileri ile görüşebileceği iletiyi vermeleri gencin kendini güvenle ifade edebilmesini sağlar.

Anne babadan ayrı bir fert olma ve bunu onlara kabul ettirme gayretleri, aralarındaki gerginliği çoğaldıran başka bir vaziyettir. Kavrayışla kabul edilmek, gence fertselliğini kazanabilmeyi ve otorite karşısında uygun konum almayı öğretecektir. Gençlerin şahsi alanlarının genişlemeye başlaması ile bu alana girememek, müdahale edememek bazen aileleri fazlasına kaygı verir. Yoğun aşklar, bağlanmalar ve ayrılıklar da bu yarıyılda sık olarak yaşanır. Nasihatler vermek, yol göstermek, tenkit etmek onları uzaklaştırır, bağlantılarını hudutlar. Sualler sorarak kendilerinin doğruyu bulmalarını sağlamak, iyi bir dinleyici olmak yeterli olacaktır. Mesleksel kimlik kazanılması da bu yarıyıla denk geldiği için, bazen ailelerin kendi hayal ve isteklerini gençlere empoze etmeye çalışmaları inatlaşmalara neden olabilir.

-Gençlere değer katmak

-Otorite boşluğu yaratmamak

-Hiddetli iken ehemmiyetli mevzuları konuşmaktan sakınmak

-Gencin kendini sarih ve net olarak ifade etmesine fırsat vermek

-Fazla gözetici ve hayırsever davranışları eksiltmek

-Sevgi ve takdiri sözel olarak ifade edebilmek, bir hayli sualin daha basit halledilmesine neden olacaktır.

Anne-babaların yapması gereken bu güçlü süreçte çocuklarına dayanak olmak, onlara ne kadar kıymetli olduklarını sezdirmektir. Kıymetli olduğunu öğrenen, beğenilen, umursanan bir genç, kendisini ispatlamak için başını tasaya sokacak deneyimlere lüzum dinlemeyecek ve kendisini gözetmeyi öğrenecektir. Unutulmaması gerekir ki, ergenlik süresince biriken gözlemler, tecrübeler, yapılan yanlışlar ve doğrular toplanarak, şahsiyetin oluşmasında ehemmiyetli rol oynar.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.