Site rengi

Tasarım

ALTIN 488,66
DOLAR 8,6580
EURO 10,1795
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Sağanak Yağışlı

En iyi 10 aşk filmi | Galeri – Kadın ve Kadın

26.04.2021
43
A+
A-
1 / 10

Anekdot Defteri Aşkın sıcaklığını, acısını, hoşluğunu, güçlüğünü, mutluluğunu anlatan bir film The Notebook. Filmin mevzusu hakikatinde zengin kız fukara oğlan üzerine heyeti olsa da; kurgu, senaryo, oyuncular bu filmi özel kılıyor. Başrollerinde Rachel McAdams ve Ryan Gosling’in bulunduğu film; sararmış bir anekdot defterinden anlatılan ve seneler evvelden kopup gelen bir aşk öyküsünü işliyor. 40’lı senelerde, Kuzey Karolayna’daki sahil kasabası Seabrook’a genç bir kız kazanç. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah’la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda yaşamını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar. Genç kız zengin bir ailedenin kızıdır. Delikanlıysa değirmende çalışan bir emekçidir. Hiçbir şey düşünmeden düş gibi bir yaz geçirirler. II. Dünya Savaşı’nın kızıştığı bir yarıyılda yaşanan şartlar aşıkları ayırır. Hoşlandığı kızı usundan hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döndüğündeyse makûs bir sürpriz onu bekler. Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri sağlık kurumunda tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.
2 / 10

Aşk Mani Tanımaz Anna Scott, dünyanın en tanınmış film yıldızıdır. Tam magazin mecmualarına kapak olmuş ve her adımı takip edilen, haber yapılan bir yıldız… William Thacker ise bir kitabevi sahibidir. Uysal bir işe sahip sıradan biri… Boşandığından beri, aşk yaşamı olmayan bir adam… Onları birleştiren nokta ise ikisinin de yaşamında da bir şeyin noksan olması. İlk karşılaşmalarında dahi ikisinin de usundan geçen son şey aşk… Julia Roberts ve Hugh Grant’ın başrollerini paylaştığı film, hakikatinde sakin ve yalın bir aşk öyküsünü anlatıyor.
3 / 10

İngiliz Hasta Kristin Scott Thomas ve Ralph Fiennes’ın başrolünü üstlendiği film, Michael Ondaatje’nin romanından sinemaya uyarlandı. Anthony Minghella’nın kamera arda geçtiği imal, ‘En İyi Film’ de dahil olmak üzere dokuz dalda Oscar mükâfatı kazandı. Film, II. Dünya Savaşında Sahra Çölü’nde geçirdiği uçak kazası neticesinde bedeninde derin yanıklar oluşan haritacı Almasy’nin rehabilitasyon gördüğü sağlık kurumunda geçmişi ve yaşadığı büyük aşkı andırmasını anlatıyor. Film süresince aşkın değişik cinsleri çıkıyor insanın karşısına; Hana’nın hastasına dinlediği şefkat, Kip ile yaşadığı aşk, Almasy ile Katharine’in ilişkisi ve Almasy’nin milliyetçi istekler suratından mahvedilen çöle dinlediği sevgi…
4 / 10

Titanik Sinema tarihinin en gösterişli aşk filmlerinden biri Titanic. Müziği, senaryosu, oyuncuları, görüntüleri… Hepsi hafızımıza kazınmış gibi. 200 milyon dolarlık bütçesi, 2 milyar dolarlık gişesiyle yayınlandığı tarihten itibaren 12 yıl süresince tüm zamanların en çok izlenen filmi olma özelliğini kimseye kaptırmadı. Avatar filminin de rejisörü James Cameron’un imzasını taşıyan film 11 dalda Oscar’la mükâfatlandırılmış bir eser. Biri asilzade değişiği proleter iki gencin aşkını anlatıyor Titanic. Başrollerinde Leonardo Di Caprio ve Kate Winslet paylaşıyor. Batmaz, sarsılmaz denilen lüks yolcu gemisi Titanic’in ilk ve son yolculuğuyla başlayan kısa soluklu ama ebedi bir aşk öyküsü… Sevgililer Günü’nde içinizi ısıtacak!
5 / 10

Aşk Rastlaları Beğenir Mehmet Günsür ve Belçim Bilgin Erdoğan’ın rol aldığı Aşk Rastlaları Beğenir, çocukluk ve ilk gençlik seneleri süresince yolları Ankara’da kesişen ve sonra İstanbul’da tanışan Özgür ve Deniz’in öyküsünü anlatıyor. Film bir yandan onların manilerle dolu aşkını anlatırken bir yandan da geri dönüşlerle onların bugününü yaratan günlere uzanıyor. Film Türkiye’nin 70’li, 80’li ve 90’lı senelerini ziyaret ederek, o senelerin artık unutulmaya surat yakalamış popüler kültür öğelerinden, müziklerinden, hayat şekillerinden ve alışkanlıklarından besleniyor. Filmin bir öbür özelliği de pek çok asıl öyküden derlenmiş olması. Bu nostalji dolu, duygusal film senelerce usunuzda kalacak. Ve son bir anekdot; bu filmi izlemeye karar verirseniz sehpanın üzerine bir kutu mendil koymayı bakımsızlık etmeyin.
6 / 10

Sil Baştan Jim Carrey ve Kate Winslet’in başrollerini paylaştığı Eternal Sunshine of Spotless Mind da bol mükâfatlı bir film. Clementine’in Joel Barish ile yaşadığı iki senelik ilişkiye dair tüm hatıraları katıldığı bir teknolojik deney neticeyi silinir. Bunu bilen Joel çok üzülür ve aynı prosedürü kendi üzerinde uygulatmaya karar verir. Tam hatıralarını sildirmek için derin uykuya uyuduğunda, gözlerinin önünden Clementine ile yaşadığı günler geçer. Joel hakikatinde Clementine’i unutmak istemediğini anlar ve vakalar başlar. Film bellekleri silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Joel bir kere daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve gizeme yaşanılan hoş şeylere gelince, üzerindeki müdahaleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur! Film hatıralarımızın makûs dahi olsa yaşamımızın bir parçası olduğunu ve onlardan bırakamayacağımızı çok hoş bir dille anlatıyor. Pek çok şahıs için film ‘tekerrür tekerrür izlenilesi gereken filmler listesi’nde bulunuyor.
7 / 10

Cesaretin Var mı Aşka? Bu filmi izlemeden evvel öğrenmeniz gereken şey şu: Bu basmakalıp bir romantizm filmi değil. Kalıpların dışına çıkan bir aşk öyküsü. Marion Cottillard ve Guillaume Canet’in başrollerini üstlendiği Jeux d’Enfants annesi kanser ve can vermek üzere olan Julien ve muhacirliğin güçlüğü ile başa çıkmaya çalışan Sophie’nin öyküsünü anlatıyor. Bu iki çocuğun oynadıkları cesaret oyunu her geçen gün aşklarını tutuşturan, onları bir yandan zevk bir yandansa eziyet eden bir hale dönüşür. “-Cap ou pas cap? –Cap!” -Var mısın yok musun? -Varım! diyerek kesintisiz iddialaşan Sophie ve Julien’in öyküsü zamanla yaşamın güçlüklerinin de onlara yaşattıklarıyla bütün bir tahribe dönüşür. Pembe masallardan çok daha değişik bir romantizm ve aşk öyküsü izlemek isterseniz filmi kesinlikle izleyin.
8 / 10

Özel Bir Kadın Zengin ve yakışıklı işadamı Edward çevresindeki bayanlardan ve yaşamının monotonluğundan çok bunaldığı bir anda New York sokaklarında hoş Vivian ile tanışır. Birlikte geçirdikleri sihirli bir geceden sonra aralarında bir uyuşma yaparlar. Bir hafta süresince sevgili olacaklar ama bu haftanın sonunda herkes yoluna devam edecek. Vivian geceleri tekerrür yol kenarlarına, Edward seçkin hayatına… En lüks otellerde kalıp, zengin elbiseler ile apayrı bir hafta geçiren Vivian gönlünü kaptırmaya başladığı anda Edward’dan uzaklaşmaya karar verir. Çünkü yaşam standartlarının değişikliğinin duyguların önüne geçeceğinden kuşkusu yoktur. Fakat aşkın eforu onların bu düş gibi bir haftalarını asıl yaşamla birleştirir. Ortada ne standart ne de bir fark kalır… Gişe erişmeni 1990 imali bu filmin Julia Roberts’ı şöhrete kavuşturduğunu söyleyebiliriz. Richard Gere ile başrollerini paylaştığı filmin müziği de film kadar ses getirmişti.
9 / 10

Başka Dilde Aşk Mert Fırat, Saadet Işıl Aksoy ve Lale Mansur’un başrollerini paylaştığı film öyküsüyle bir adım öne çıkıyor. Duyma manili Onur ile çağrı merkezinde çalışan Zeynep’in aşkını anlatan film, aşkın hiçbir mani taşımayacağını şiirsel bir dille seyirciyle buluşturuyor. “Konuşmadan uyuşmak olası müdür?” sualine yanıt arayan film değişikleştirmenin her türlüsüne karşı dururken bir yandan da insanın içini burkuyor, acıtıyor, güldürüyor, umutlandırıyor…
10 / 10

Kasımda Aşk Başkadır Keanu Reeves ve Charlize Theron’un başrollerini paylaştığı Kasımda Aşk Başkadır, tüm zamanların en çok konuşulan aşk filmlerinden biri. Nelson ve Epilepsi’nın vaziyeti pek de alışılagelmiş ilişkilere benzemiyor. Temenni yok, baskı yok, bağ yok. Epilepsi için ‘bir aylık’ bir ilişki. Fakat ikisinin de sıçradıkları nokta birbirleriyle kurdukları derin bağ ve aşk. Sevgililer Günü için gerçekten çok özel bir seçenek…

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.