Site rengi

Tasarım

ALTIN 487,77
DOLAR 8,5953
EURO 10,1376
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Az Bulutlu

Doğum sonrası ailenin en stresli yarıyılıdır

16.04.2021
44
A+
A-

Gebeliğin ardından, bebeğinizi kucağınıza aldığınız an, yaşamınızın en mutlu anlarından bir tanesidir. Kendi canınızdan bir parçanın sıhhatli doğması, ailenize katılması, yaşamınızda yeni bir yarıyılın başlangıcıdır. Bu yeni başlangıç bazen yeni doğum yapan bayanlarda strese, psikolojik olarak farklılığa yol açabilir. Bu stres banaldir ancak uzun sürerse doğum sonrası bunalımı yaşıyor olabilirsiniz.

Ailenin en stresli yarıyılı

Psikiyatrist Dr. Gülcan Özer doğum sonrası bunalımı şu biçimde değerlendirdi: Bayanlar, bir biçimde, doğumun otomatik olarak sevinç ve keyif oluşturduğunu bilmişlerdir. Çocuk doğurmayı takip eden yarıyılın yaşamlarının en mutlu zamanı olması gerektiğine inanmaya yönlendirilmişlerdir. Asılda ise, ailenin hayat döngüsündeki en stresli ve evham üreten yarıyıllardan birisidir. Bu yarıyılda kadının eşinin, ailesinin ve yakınlarının analık rolüne geçim sağlamaya çalışan anneye psikolojik destekledimesi lüzumludur.

Her yıl, doğum yapan bayanların yarısından aşırısında ruhsal meseleler görülmektedir. Bu bayanlardan yüzde 10 ile 15’i çocuk doğurmayı takip eden yarıyılda, uykusuzluk, kafa karmaşıklığı, analık vaziyetine alışma kaygısı gibi problemler yaşamaktadır.

“Kız mı, oğlan mı?”

Doğan çocuğun attığı ilk çığlıktan sonra, sorulan ilk sual, ”Kız mı oğlan mı’, ikincisi de ”Annenin sıhhati nasıl?”dır. Bu sualle merak edilen annenin fiziksel sıhhatidir. Ve ”iyi” yanıtı alındıktan sonra ”doğum vakayı” başkaları için bitmiştir. Oysa anne için doğumun yalnızca fiziksel safhası sona ermiş ve analık rolüne geçim sağlamasını gerektiren, ruhsal problemlerin yaşanabileceği bir yarıyıl başlamıştır. Bu yarıyıl yevmiye meselelerin yaşanıp profesyonel dayanak olmadan aşılabileceği gibi dayanak gerektirecek kadar ciddi problemler de görülebilir.

Yeni anneler, doğumdan sonraki ilk yıl içinde her an bunalıma yatkındırlar. Bir çocuğun bakımını üstlenmekle beraber insanın eşiyle geçirdiği zamanın kaybı, erişkin dostluklarının kaybı, serbestliğin ve alışılmış yevmiye yaşamın kaybı da yanında gelmektedir. Hayatlarının bir daha asla daha öncekisi gibi olmayacağının şuuruyla, yeni hayat stiline geçim sağlamaya çalışırken bu tam aile için de bir geçim zamanıdır.

Gözardı edilen ruhsal kasvetler

Doğum sonrasında annelere tıbbi bakım beceriksizsiz verilirken, ruhsal meseleler göz arkasını edilebilir. Doğum yapan bayanlarda analık kederi %50-70, doğum sonrası bunalım %10-15 oranında görülebilir. Doğum sonrası yarıyıldaki ruhsal meseleler için tehlike etmenleri şunlardır: Konutlulukla alakalı meseleler, geçmişteki ruhsal kasvetler bunalım, bunaltı, evhamlar, ailede ruhsal hastalık, konutlu olmama, istenmeyen hamilelik, analık rolü için hazırlıksız olma, ilk hamilelik, doğum fobileri, sosyal dayanağın olmayışı sayılabilir. Doğumla beraber değişen rol tanımları çift olmaktan anne baba olmaya geçiş ve bebek bakımının getirdiği psikososyal stresler ruhsal meselelerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir.

Genellikle birkaç ay içinde düzelir

Doğum sonrası bunalım, doğumdan sonraki ilk 6 hafta içinde sinsice başlar, bir hatta iki sene sürebilir. Muayenehane tablo hafif depresif duygu gidişattan melankoliye kadar değişebilir. Doğum sonrası bunalım genellikle birkaç ay içinde düzelir. Orta ve ağır şiddette ise kesinlikle bir uzman tarafından rehabilitasyon edilmelidir. Yineleme tehlikeyi hem sonraki doğumlarda hem de gebelik dışı yarıyıllarda yüksektir. Şayet geçmişte bunalım hikayesi yoksa doğum sonrası bunalım tehlikeyi %10-15, bunalım hikayesi varsa %25’tir.

Doğum sonrası bunalım rehabilitasyon edilmezse uzun sürer ve anneye verdiği duygusal hasarın yanı gizeme çocuğun gelişimini de negatif doğrultuda tesirler.

Doğum sonrası bunalım bulguları nelerdir?

• Banalden daha fazla ağlama
• Çoğunlukla drama sezme
• Konsantre olamama ve kasvet içinde sezme
• Eşyaları nereye koyduğunuzu andırmakta güçlük sürükleme
• Daha Öncekinden sevinç aldığınız şeylerden sevinç alamama
• Çok bitkin olduğunuz halde bebeğiniz yattıktan sonra dahi hala yatamama
• Günün çoğunda bitkin olma
• Hep böyle sezecekmiş gibi sezme
• Yalnız kalmaktan korkma
• Böyle sezmeye daha fazla devam etmek vaziyetinde olmaktansa can vermiş olmayı isteme

Rehabilitasyon usulleri

Genellikle, bulgular fark edilmeden geçer zira bunlar yeni bir bebeğin bakımının getirdiği stresin birer parçası sanılabilir. Bir bebeği göğüsten emzirmek ve adetlerin geri dönmesi, bedenin biyokimyasını değiştirebilecek ve bir bunalımın giderekmesini etkileyebilecek ehemmiyetli hormonal hadiselerdir.

Gebelik, doğum ve doğum sonrası yarıyıla ait verilen eğitim ve hafifleme teknikleri anneyi pasif konumdan çıkararak fobisini hakimiyet altına almasına destekçi olmaktadır.

Psikiyatrik ilaçların bebek üzerindeki tesirleri mevzusunda öğrenilenler azdır. Lüzumlu olmadıkça, özellikle ilk üç ayda ilaç kullanımından sakınılmalıdır. Ruhsal vaziyete bağlı olarak annenin beslenmesi ve bakımı ehemmiyetli miktarda bozuluyorsa ya da kendisi, bebeği ve etrafı için tehlike oluşturuyorsa en düşük tehlike grubundan ilaçlar, tesirli en düşük dozda kullanılabilir.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.