Site rengi

Tasarım

ALTIN 526,44
DOLAR 9,2620
EURO 10,7921
BIST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19 °C
Sağanak Yağışlı

Çocukların cinsel kimliğini tanıma sürecinde nasıl davranılmalı

26.03.2021
72
A+
A-

Acıbadem Ankara Sağlık Kurumu Çocuk Sıhhati ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Erol çocukların cinsel kimliklerini keşfetme süreçlerini anlattı. Çocukların cinsel kimliklerinin yaradılış sürecini doğdukları andan itibaren başladığını kaydolan Uzman Dr. Reyhan Erol, ailelerin kız ya da oğlu istemelerinden dolayı verdikleri adlar ile doğar doğmaz kişilik yükleyebildiklerinin altını çiziyor.

Ailenin tavrı cinsel kimliğin büyümesinde oldukça tesirli

Cinsel kimliğin doğru ve sıhhatli bir biçimde büyümesi için ailelerin çocuklarını bulundukları cinsiyete uygun biçimde hoşlanması ve hitap etmesi gerekiyor. Misalin, oğullarına topuklu kundura giyemeyecekleri, dudak boyası süremeyecekleri, makyaj yapamayacakları muntazam bir dille anlatılmalı. Aynı şey kız çocukları için de geçerlidir. Kız çocuklarına da erkek gibi davranılırsa bir vakit sonra erkek olduğu hissiyatına kapılabilir. Bu da cinsel kimliğin oluşmasında değişik neticelere yol açabilir.

Tuvalet eğitimi çocuklarda cinsel kimliğin yaradılışında büyük bir faktör

Doğduğu andan itibaren kendini geliştiren cinsel kimlik, tuvalet eğitimi sırasında şekillenmeye başlıyor. Çocuklar bu vakit zarfında sordukları sualler ile kendi cinsel kimliklerini daha net tanımaya çalışıyor. Bu yarıyılda uzuvların değişiklikleri idrak edildiği için onları keşfetmek kimi zaman güzellerine de gidebiliyor. Bu süreçte ailelerin çocukların kendilerini keşfettikleri yarıyıl ile alakalı söylemlerini yanlış kavramamaları ve fazla tepki vermemeleri gerekmektedir. Cinsel kimliğin ilk şekillendiği yarıyıl olduğu için çocuklar kendilerini rahatça ifade etmeleri sağlanmalıdır. Çocukların kendilerini rahatça ifade etmesi sağlanmaz ise bu yarıyılda geçirdikleri evhamları ileriki yaşlarda daha değişik neticeler ile ailelerin karşısına çıkacaktır.

Suallere yanıt vermekten çekinmeyin

Kız çocukları kız, oğulları erkek olduklarını farkına varsınlar diye sordukları suallere net ve anlaşılır bir dille cevap vermek gerekmektedir. Misalin o neden kız? O neden erkek? Ben neden kız ya da erkek değilim? sualleri ile karşı kaşıya kalınabilir. 6-7 yaşlarında azıcık daha cinsel kimliğini oturtmuş fertler olmalarını sağlamak açısından sordukları suallere önyargısız cevaplar vermek ehemmiyetlidir. “Ayıp” ve “Yasak” gibi kelimeler ile onları ileride sorabilecekleri suallere karşı pasifize etmemek gerekir.

Çocuk sualleri kime yöneltirse o ebeveyn yanıt vermelidir

Aileler kimi zaman çocukları ile cinsel kimlikleri üzerinde konuşmaktan çekinebiliyor. Misalin bir kız çocuğu babasına “Ben nasıl oldum?” sualini yönelttiğinde babalar sualin yanıtını vermek için anneye yöneltebiliyor. Bu çocukların bire bir ilişkilerine hasar vermektedir. Çocuk suali kime yönelttiyse yanıtı o bireyden almak isteyecekdir. Bunun nedeni ise aynı suali anneye de sorduklarında alacakları tepkileri mukayese etmek olabilir ya da keşfetme sürecinde tüm bilgileri derlemek isteyebilir.

Cinsel kimliği keşfederkenki hareketlerini suçlamadan tepki vermeden yanaşın

Ailelerle sıklıkla karşılaştığımız mesele kendilerini keşfetme vaktinde gösterilen hareketlere ne tepki vermeleri gerektiği doğrultusunda oluyor. Hücrelerini keşfeden ve onunla alakalı sualler soran çocuklar genellikle yer mekân olgusu oluşmadan hakimiyet edilemez tutumlar gösterebilmektedir. Böyle hadiselerle karşılaşıldığında ailelerin uysal olması bir müddetliğine çocukları kendi hallerine vazgeçmeleri ya da alakalarını başka şeylere sürükleyerek dikkat dağıtmaları gerekmektedir. Yüksek sesle ve fırça atarak gösterilen tepkiler çocuğun psikolojik hatta fizyolojik gelişiminde tehlike oluşturmaktadır. Bizler de bu tepkileri hakimiyet edemeyen tüm ailelere ilkel bir yaklaşım olacağını vurgulamaya çalışıyoruz.

Eğitimcilere de ehemmiyetli misyonlar düşüyor

Anaokulu çağı çocuklarında sıkça tesadüfülen cinsel kimliği keşfetme süreci öbür çocukların da alakasını o istikamete sürükleyeceği doğrultusunda idrak edildiğini belirten Dr.Erol eğitimcileri de uyarıyor; ” Öğretmenler de en az anne babalar kadar kimlik gelişiminde faal rol oynamaktadır. Bu tip vaziyetler gözlemlendiğinde aile ile toplanıp ortak bir yol haritası çizilmeli zorunlu gidişatlarda uzmanlardan destek alınmalıdır. Hocaların bu tip meyilleri iyi gözlemleyebiliyor olması ve aileleri bilgilendirmesi gerekmektedir. Aile ile hocanın ortak bir dil oluşturması cinsel kimliğini keşfetmesi ve kendini tanımasına dayanakçı olacaktır”.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.