Site rengi

Tasarım

ALTIN 488,66
DOLAR 8,6580
EURO 10,1795
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Sağanak Yağışlı

Çocuklarda konuşma bozuklukları bilmeyi yasaklıyor

16.04.2021
45
A+
A-

En geç 3 yaşına kadar konuşma gelişimini bitirmesi gereken çocuklarda değişik bahanelerle ortaya çıkan konuşma bozuklukları zamanla konuşma endişesi, sosyal korku ve mektep korkusuna dönüşebiliyor.

Konuşma bozukluklarını, konuşmanın büyümesinde, akıcılığında, seslendirmede, gramer yapısında ve konuşma uzuvlarının yapısından kaynaklanan konuşma yanılgıları olarak belirleyen Konuşma Terapisti Uzm. Psk. Leyla Arslan, konuşma bozukluklarının nörolojik işleyişinden olabildiği gibi fizyolojik bazı meselelerden dolayı da ortaya çıkabileceğini söyledi.

İnsanın konuşmaya doğuştan programlandığını, içinde bulunduğu cemiyetin simgelerini kullanarak dil gelişimini bitirdiğini ifade eden Arslan, gelişimin bütün ve zamanında olabilmesi için çocuğun evvel duyması, yeterince laflı konuşma dinlemesi ve laf üretebilmesi gerektiğini kaydoldu. Şahsın laf üretebilmesi için de sesleri doğru idrak etmesi ve konuşma uzuvlarını muntazam kullanabilmesinin koşul olduğunu belirten Arslan, konuşma bozukluklarının spektrum gösterdiğini, sınıflandırmanın nörolojik ve fizyolojik açıdan da yapılabileceğini laflarına ekledi. Arslan, konuşma bozukluklarının gecikmiş konuşma, artikülasyon bozukluğu, orijinal konuşma ve kekemelik olduğunu ifade etti. Arslan şunları söyledi:

Gecikmiş konuşma

Bireyin kendisinden beklenen yaşa uygun dili kullanamaması. Konuşma gelişimi 2, 5 yaşında bitirilmiş olmalıdır. Şayet bir çocuk 3 yaşına geldiği halde hala konuşamıyorsa bu gidişat gecikmiş konuşma olarak adlandırılabilir. Ciddi bir meseleden kaynaklanıyor olabilir ve netlikle bakımsızlık edilmemeli. Gerekiyorsa tıbbi dayanak alınmalı. Bir çocuk 2 yaşında şayet tek tek kelime kullanamıyorsa ebeveyn vaziyetten şüphelenmeli. Bir konuşma gecikmesi mevzubahisi olabilir.

Arslan gecikmiş konuşma bozukluğunun; aile içerisindeki irtibatın noksanlığı, konuşma uzuvlarındaki hatadan, otizm, asperger gibi rahatsızlıklara bağlı ortaya çıkabildiğini kaydoldu.

Bir öbür konuşma bozukluğunun artikülasyon olduğunu ifade eden Arslan bu bozukluğun laflı simgeleri doğru kullanamama ve ses üretememekle alakalı olduğunu belirtti. Arslan;

Artikülasyon Bozukluğu

“Çocuk bazı sesleri birbiri yerine de kullanabiliyor. Buna ses ritim bozukluğu diyoruz. Misalin ‘ R ‘ yerine çocuk ‘ Y ‘ sesini kullanabiliyor. Bu gidişata artikülasyon, fonolojik bozukluk diyoruz.

Artikülasyon bozukluğu çocuğun konuşma uzuvlarını doğru kullanamaması, uzun vakit emzik emmesi, yutkunma tutumu meseleyi, ağız ve surat adalelerini doğru kullanmama, geniz eti, burun, yarık damak, yarık dudak gibi fiziksel meselelere bağlı olarak ortaya çıkabilmekte.” Dedi.

Hasn konuşma bozukluğu

“Bazı çocuklarda dilin gramer yapısıyla alakalı meseleler olabilir. Tümce yerine kelime kullanır çocuk. Kelimeleri arka arkaya kullanır ve bu kelimeleri tekerrür eder. Tümce içinde kelime sıçramaları yapar. Harfleri karmaşık kullanırlar. Kendine has yanılgılar olarak görülür. Bu gruba orijinal konuşma bozukluğu diyoruz.

Havaleler, güç doğumda beynin oksijensiz kaldığı her gidişat, düşmeler, başın arka kısmının çarpma neticeyi hasar görmesi, soluğu bozan hastalıklardan olabildiği gibi sara gibi nörolojik nedenler de orijinal konuşma bozukluklarına neden olabilmekte.” dedi.

Kekemelik

Kekemeliğin de bir konuşma bozukluğu olduğunu dile getiren Arslan, konuşma ritmi ve akıcılıkla alakalı bir bozukluk olduğunu, şahıslarda tereddüt kalma, uzatma, hece tekerrürleri, duraklama biçiminde görülebildiğini belirtti. Her çocuk iki ay gelişimsel olarak kekeleyebilir diyen Arslan bu tutumun netlikle pekiştirilmemesi gerektiğini aksi halde 2 aydan fazla sürmesi halinde gidişatın alışkanlığı dönme tehlikesinin olduğunu ifade etti.

Arslan kekemeliğin genetik bir geçişle olabildiği gibi, aile içi gerginlik, yaşanmış travma, zekasal gelişimin süratli oluşundan bazen de gelişim yarıyılına bağlı olarak kısa bir zamanlığına ortaya çıkabileceğinin altını çizdi.

Konuşma bozukluğu düzelir demeyin

Çocuk şayet konuşurken bazı sesleri yanlış çıkarıyor ve bu gidişat 5 yaşını geçtiyse çocukta bilme eforluğu tehlikesinin mevzubahisi olduğuna dikkat toplayan Arslan, ebeveynlerin bu gidişatta duyarsız kalmaması gerektiğini anımsattı. Her ses için yapılması gereken konuşma egzersizlerinin olduğunu kaydolan Arslan bu noktada dil ve konuşma terapistinden takviye alınması gerektiğini söyledi.

Konuşma bozukluğu sosyal korkuya dönebiliyor

Konuşma bozukluğu yaşayan çocuklar zekasal güzergahta yanılgı göstermemelerine karşın utangaç karakter sergileyebildikleri mevzusunda da ihtarlarda bulunan Uzm. Psk. Leyla Arslan, mesele yaşayan şahıslarda konuşma endişesi, ileride sosyal korku ve mektep korkusunun olabileceğini vurguladı.

Arslan bu mevzuda ebeyven ve mektep hocalarına ehemmiyetli mesullüklerin düştüğüne sözlerine ilave etti.

Tam konuşma bozuklukları rehabilitasyon edilebilir

Rehabilitasyonda erken müdahalenin ehemmiyetli olduğunun altını çizen Arslan, 5 yaşından evvel başlanan rehabilitasyonun hiçbir biçimde çocuğun geleceğine yansımayacağını anımsattı ve ekledi.

“Rehabilitasyonda ne kadar geç kalınırsa iyileşme süreci de o kadar uzuyor. Aksi gidişatta rehabilitasyon edilmeyen konuşma bozuklukları karakteri negatif etkileyebiliyor. Bu rahatsızlığın rehabilitasyonunda netlikle çok doğrultulu bir yaklaşım mevzubahisi olmalı. Bu surattan rehabilitasyonda biz nörolojik, psikiyatrik ve psikoloji disiplinlerini bir arada kullanıyor, muayenelerimizi bu bağlamda yapıyoruz. Bu alanda 10 yıldır hizmet veren konuşma bozukluğu merkezimiz var. Bugüne kadar çok rakamda konuşma bozukluğu vakasını düzenledik.”

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.