Site rengi

Tasarım

ALTIN 487,14
DOLAR 8,6393
EURO 10,1577
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Az Bulutlu

Çocuğunuzun zihnini geliştirmenin püf noktaları

27.04.2021
49
A+
A-

Anne babalar, dünyaya gelen çocuklarının elbette sıhhatli ve zeki olmalarını istiyor. Beden sıhhatlerini gözetmek için aşı takviminden beslenmesine kadar bir hayli noktaya dikkat ederken, zihinlerini geliştirici doğrultuda mücadelelerden geri durmuyor. Bunun için oyuncaklar alınıyor, zekâ geliştirdiği belirtilen müzikler dinletiliyor, hatta televizyon izletiliyor. Sevgi, güven ve karşılıklı etkileşimin çocukların zekâ gelişiminde pahalı oyuncaklardan çok daha fazla işe yaradığını anlatan Çocuk Sıhhati ve Hastalıktan Uzmanı Dr. Reyhan Erol Güler, bu mevzuda merak edilenleri açıkladı.

Dr. Güler, beynimizde milyonlarca nöron olduğuna ve zekâ gelişiminin bu nöronlar arasında yapılan iletişimlerin başka bir deyişle sinapsların çoğalması olarak belirlendiğini belirterek “Sinaps rakamındaki çoğalış ise çocuğun ne kadar çok uyaran aldığıyla alakalı. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Zira yapılan araştırmalar, zekâyı artıran en ehemmiyetli etmenin karşılıklı etkileşim olduğunu gösteriyor. Başka Bir Deyişle uyaranın bir oyuncaktan, müzik sisteminden ya da ekrandan gelmesi değil karşılıklı olması gerekiyor. Bu süreç gerçeğinde annenin gebelik yarıyılında başlıyor” ifadesini kulandı.Beyin gelişiminin büyük kısmının gebelikte oluştuğunu anlatan Dr. Erol, şu tekliflerde bulundu:

“Anne adayları kumpaslı sıhhat hakimiyetinden geçmeli. Yeterli ve balanslı beslenmeye dikkat etmeli. Folik asit ve omega noksanlığı varsa bunlar dayanak edilmeli. Ancak bu maddelerin noksanlığı yoksa, fazla alınmasının da hasara yol açabileceği unutulmamalı. Bebeğin beyin gelişimini olumsuz doğrultuda etkilediği için içki ve sigara tüketiminden uzak durulmalı. Anne adayı olası olduğunca stresten kaçınmalı.Bu yarıyılda durgun, huzurlu ve tehlikesiz bir etraf büyük ehemmiyet taşıyor. Bebeğin değme, tat alma ve duyma duyuları anne karnındayken büyüyor. Anne elini karnına koyarak bebeğiyle sohbet etmesi ve gülmesiyle salgıladığı mutluluk hormonu bebeği etkiliyor.”

ANNE SÜTÜ EN KIYMETLİ DRAMAYA

Bebeğin dünyaya geldiği andan itibaren zekâ gelişimini artıran bir başka etkenin emzirme olduğuna dikkat toplayarak “Emzirme çok ehemmiyetli bir anapara, bunu iyi kullanmak gerekli” diyen Dr. Erol, bebeğin emerken anne ile göz teması kurduğunu, daha ilk andan itibaren pozitif etkileşime girdiğini kaydetti.Bu değişin, beyindeki kan akımını ve sinapsların çoğalmasını sağladığını kaydolan Dr. Erol, şunları dedi:

“6-8 aylık bir bebekte trilyonlarca sinaps oluşuyor. Yapılan araştırmalar anne sütünün tesirini dayanaklar kalitede. Çünkü, bu çocuklarının mektep performansının anne sütü almayanlara göre çok daha fazla olduğu belirtiliyor. Bu yarıyılda kaçırılmayacak altın bir fırsat da annenin bebeğini emzirirken durgun bir ses tonuyla konuşması.İlk bir iki aylık yarıyılda bebeklerin görüş mesafesi 20 cm ortamında. Bebeğin bu uzaklıkta yakalanarak çıkardığı “aaaa, ooo” gibi seslere karşılık verilmesi, 3-4 aydan itibaren jest ve mimiklerin de kullanılarak kitap okunması, de-de, ma-ma gibi hecelerin tekerrür edilmesi, aynaya bakılarak kendi suratı olduğunu idrak etmese de o görüntüyle etkileşime girmesinin sağlanması, ce-eee oyunu ya da fış fış kayıkçı bu yarıyılda yapılması önerilenler arasında.”

BEDEN SIHHATİ DA İŞİN İÇİNDE

Tiroid bezinin iyi çalışmamasının zekâ geriliğine yol açtığı için doğumdan sonra bebekten topuk kanı alınarak değerlendirme yapılmasının ehemmiyet taşıdığına dikkat toplayan Dr. Erol, “Demir noksanlığı kansızlığı olan çocuklarda tavırsal meselelerin çoğaldığı ve mektep zaferinin düştüğü belirtiliyor. Üzerinde durulan bir nokta da uyku. Sık sık uykusundan uyanan ve derin uyku aşamasına geçemeyen çocukların mektep zaferinin düşük olduğu kollanıyor. Zira derin uyku beynin dinlenmesini ve gelişmeyi sağlıyor” dedi.

0-2 YAŞ ARASINDA TELEVİZYONA YER YOK

Zekâyı olumsuz doğrultuda etkileyen televizyon, özellikle yaşamın ilk senelerinde çocukların dünyasında olmaması gerekenler arasında. İlk iki yaşta beynin yüzde 70-80’inin bitirildiğine işaret eden Dr. Erol “Zekâyı geliştirmek için yapılacak şeylerin şehirle parayla alınması, pahalı olması gerekmiyor. Kitap okuyun ve çocuğunuzu televizyondan uzak tutun. İki yaşından sonra da günde en fazla bir saat televizyon izlettirin. Bunun da karşılıklı etkileşim halinde olması gerektiğini unutmayın. Başka Bir Deyişle çocuğunuzla izlediği şey hakkında sohbet edin, sualler mesele, yanıt vermesini bekleyin” ifadesini kullandı.

YABANCI DİL ÖĞRETİRKEN KUSUR YAPMAYIN

“İlk üç yaş dil bilme açısından altın bir yarıyıl olarak öğreniliyor. Çocuğun üç hatta dört dil bilebilmesi olası. Ancak burada çocuğun ne istediğine dikkat etmek gerekiyor” diyen Dr. Reyhan Erol, bütün bu noktada anne babaların sıklıkla yaptığı bir yanlışa işaret ederek “Çocuktan gelen ihtarlara dikkat etmek gerekiyor. Anne babalar, çocuğum zeki olsun diyerek onları kurstan kursa koşturuyor, beyin geliştirme tekniklerine götürüyor. Bu arada öz teması ya da karşılıklı etkileşim fırsatını değerlendirmiyor. Çocuklar bazen bu faaliyetlere sabahlan güçle uyandırılarak götürülüyor. Pozitif bir şey yapmaya çalışılırken çocuk strese sokuluyor. Stresçocuğu negatif doğrultuda etkiliyor. Çocuğumun iyiliği için bunları yapıyorum diye düşünmemek gerekiyor. Çocuğun ayrı bir fert olduğu, onun da laf hakkı olduğu unutmamalı. Siz yedi aylık bebeğinizin yemeğini kendi başına yeme gayretini desteklemek için eline kaşık verirseniz, özgüvenini ve zihnini geliştirecek çok aha ehemmiyetli bir şey yapmış olursunuz” biçiminde konuştu.

DEĞMESİNE İZİN VERİN

Çocuklar birinci yaşlarından sonra dünyayı oral yolla tanıdığına dikkat toplayan Dr. Erol ” Bu sebeple ellerine aldıkları her şeyi ağızlarına götürüyorlar. Bu bilgiler de beyne aktarılıyor. Anne babaların hijyen kaygısıyla sık sık bu süreci sekteye uğratması, beyin gelişimini ters doğrultuda etkiliyor. Çocuğun güvenliğini riske atmayacak biçimde, her şeye değmesine izin verilmesi ona büyük fayda sağlıyor.Bütün bu çağda, oyuncaklar da çocukların dünyasına giriyor. Tahta kaşık, marangozda yaptırılan tahta küpler, pahalı oyuncakların yaptığından çok daha aşırısını yapıyor, hayal eforlarını geliştirmelerini sağlıyor. Yeniden bu yarıyılda her şeye “hayır” denmesi çocukların gelişimini yasaklıyor” dedi.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.