Site rengi

Tasarım

ALTIN 492,75
DOLAR 8,6256
EURO 10,1161
BIST 1.386
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Kuvvetli Sağanak

Çocuğunuzu konutun ufak hükümdarı yapmayın

29.03.2021
51
A+
A-

Çocuğunun her gereksinimini karşılayan, bir dediğini iki etmeyen ebeveynler hakikatinde çocuklarına makûsluk yapıyor. Zira her gereksinimi karşılanan çocuk bir müddet sonra bencil oluyor ve konutun ufak hükümdarı haline geliyor. Hep almak istediği gibi vermeyi bilemiyor. Geliştikçe istekleri de gelişiyor, zevk eşikleri yükseliyor. Bir müddet sonra ise sıradan şeylerden zevk alamaz olup, gizeme dışı şeylere yönelmeye başlıyor. Risk de işte o zaman geliyor.

Ebeveynin çocukluk yaralarını onarmak için kendi çocuklarını kullanabildiklerine dikkat toplayan Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ebeveynin usun gereğinden ziyade duyguların gereğini yaptıklarını dikkat topluyor. Hal böyle olunca çocukların zamanla konutun ufak hükümdarları haline gelebildiğini vurgulayan Tarhan, çocuğun zamanla her şeyi idaremeye başlayabildiğini kaydoluyor. Tarhan her gereksinimi karşılanan çocuğun bir müddet sonra bencil olabileceği ihtarında bulunuyor.

Bencil çocuk daha basit zevk tuzağına düşüyor

“Her gereksinimi karşılanan çocuklar bir müddet sonra bencil olurlar, hep almak isterler, vermeyi bilemezler. Azıcık daha geliştiklerinde istekleri de gelişir, zevk eşikleri giderek yükselir. Artık sıradan şeylerden zevk alamaz olur ve gizeme dışı şeylere yönelmeye başlarlar. Zevk tuzağına kapılabilirler; iş uyuşturucu madde kullanımına kadar varabilir. Anne-babalar da ‘Biz ondan hiçbir şeyi esirgemedik, ona iki karakter sevgi verdik. Neden böyle oldu?’ diye sormaya başlarlar.”

Bu riskten uzak durmak için çocuklara tutkularını durdurmayı, hakimiyet etmeyi, “dur-düşün-yap” manasını öğretmek gerekir diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuğun gereksinimi olmayan şeyi istediğinde çocuğa yaşamda her arzulananın karşılanmasının olası olmadığını uygun bir dille anlatabilmesi gerektiğini ifade ediyor.

“Çocuk gereksinimi olmayan bir şey almak istediğinde ona sevgiyle yanaşıp ‘Lüzumlarını gidermeyi biz de çok isteriz. Senin mutluluğun bizim mutluluğumuzdur. Ama insanın yaşamda tüm heveslerinin karşılanması olası değil. Yalnızca senin lüzumların yok; kardeşinin de, konutun da gereksinimleri var’ biçiminde bir açıklama yapılmalı ve çocuğun tutkularını hakimiyet etmeyi bilmesi sağlanmalıdır.”

Bu stil bir açıklamanın çocukta mesullük duygusunu geliştireceğinin altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, çocuğa tutkularını erteleme kavrayışını aşılayabilmek için ebeveynlerin rol model olabilmesinin ehemmiyetli olduğunu belirtiyor.

Anne-baba gerektiğinde “hayır” diyebilmeli

“Bir şey alacakları zaman onun gerçekten gereksinimleri olup olmadığını denetleyen anne-babayı gören çocuk bir müddet sonra aynı tutumu sergileyecek, yalnızca güzeline gittiği için istediği bazı şeyleri almaktan bırakacak, gereksinimi varsa onu edinme yoluna gidecektir.

Unutulmamalıdır ki, anne-babaların misyonu çocuklarını mutlu etmek değildir. Gerektiği yerde hayır diyebilmelidirler. Çocuk üzülebilir, ağlayabilir ama iyi doğrultuda değişmesi için bazı acılara sabretmesi gerekir.”

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.