Site rengi

Tasarım

ALTIN 992,10
DOLAR 16,8853
EURO 17,8334
BIST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26 °C
Parçalı Bulutlu

Çocuğun anneye bağımlılığı ne kadar sıhhatli

29.04.2021
131
A+
A-

Çocuk gelişimi uzmanı Şenay Yılmaz, danışanlarından en çok aldığı sualleri paylaştı.

1. Çocuğun anneye bağımlılığı ne miktarda olağandır?

Her çocuğun annesine bağlı olması olağandır. Bebek dünyaya geldiğinde annesinin kalp atış ritminden ses tonuna kadar her şeyi tanıyarak dünyaya kazanç. Hiç tanımadığı bir yerde tanıdığı şeye sığınmak kadar klasik bir şey yoktur.Haliyle her çocuğun annesine sığınması kadar da klasik bir şey yoktur. İlk zamanlarda esas ihtiyaçların karşılanmasından dolayı tamamen bağımlı bir ilişki yaşanır. Zamanla ve çocuğun gelişimine uygun olarak safhalı olarak o bağ koparılmaya başlanmalıdır.

Özellikle yemeğini yemesi, çorabımı çıkarması, tuvalet alışkanlığı gibi hünerleri yaşı gelince kazandırılması temeldir. Yalnızca esas lüzumlarda değil sosyal duygusal olarak da bu kopuş safhalı olarak sağlanmalıdır.

Anne baba olmadan odasında 5-10 dk oynaması, farklı bir yerde kalması, mektebe başlama sayılabilecek düzeylerdir. Şayet çocuk 4 yaşına geldiği halde hali hazırda yemeğini kendi yemiyor, tuvaletini söylemiyor, her yere annesiyle birlikte gitmek istiyor, yalnız uyuyamıyorsa bu bağımlılıkta meseleler olduğunu işaret eder.

2. Bebek doğduktan sonra bir süre annesini kendi varsayırmış doğru mu?

Evet. Zira aralarında simbiyotik bir bağ vardır. Plesentanın getirdiği bağ bir süre devam eder. Belki acayip gelecek ama o yarıyıla otistik yarıyıl diyoruz. Başka Bir Deyişle reelinde hepimiz o otistik yarıyıldan geçiyoruz. Benliğin sezilmediği annenin kendisi olduğunu düşünüldüğü bir yarıyıl.. Bu yarıyıl de anne bebeğiyle olan ilişkisini ne kadar balanslı seviyede gözeterek bu bağı koparırsa bebeğin benlik algısı da o oranda büyümeye başalar.

3. Güvensizlik paydan çocuk ilerde bir maddeye karşı bağımlılık geliştirebilir mi?

Bu mevzuda kesin bir belirti yok ama deneyimlerime sabrederek şayet çocukta 6-7 yaşına kadar bu bağımlılık safhalı olarak hürlüğe çevrilmese bağımlılığa dönebilir. Özellikle madde bağımlılığı, fanatizm, obsesif tavırlar kalitesinde saplantıları görmekteyim.Zaten bayağıdır. Psikoloğa gittiğinizde evvel bir çocukluğunuza inelim denir. Zira tüm yaşam esasları o zaman atılır. Bu sebeple atılacak her yanlış adım ilerideki şahsiyeti dolaysız tesirler. Bu sebeple bağımlı değil öz güveni yüksek çocuklar yetiştirmemiz bence çok ehemmiyetli..

4. Anaokuluna yeni başlayan çocuklar doğru yönlenmez ise mektebe güveni nasıl yaralanır?

Bu mevzuda uzmanlar ikiye ufalıyor.

Bir kısım uzman çocuk bunu kaide olduğunu öğrenmeli ağlasa da başlaması gerektiğini kabul etmeli biçiminde bir tavır önerir. Başka Bir Deyişle çocuk mektebe yeni başladığında ilk bir haftadan sonra anne uzaklaştırılır. Bu yarıyılda olan ağlamalara kulaklarınızı kapatın ve bunu kabullenmesine destekçi olur.

Bir değişik uzmanlarda hayır çocuk isteyerek zorlamadan başlaması sağlanmalı der. Ben deneyimlerime sabrederek şunu söyleyebilirim ki şayet çocuk mektebe hazır değilse güçle başlatılmaması..

Çocuğun evvel anneden kopmayı bilmesi, kendine güvenebilmesi sağlanmalı ve safhalı olarak anaokuluna başlanmalı.. Şayet güçle, güvensiz biçimde anne ve çocuk arasında ufalama yaşanmışsa ileride mektebi ret etme, ayrı kalamama, uyku meseleleri ve evhamlar çoğalabilir.

5. Mektep korkusuyla anneye bağımlılık arasında ilişki var mıdır?

Dolaylı olarak evet.. Reelinde mektebi ret etkenin altında uyuyan sebepleri incelemek lüzumlu. Yapılan araştırmalar ve deneyimlerimize sabrederek şunu söyleyebiliriz ki fazla gözetmeci anne babaların çocuklarında mektep korkusu yada fobik gidişatların görülme ihtimali yüksek. Korku isminden anlaşılacağı üzere fobiyi ifade eder. Kendini güven de sezmeyen çocuk korkar.Onu bu fobiden uzaklaştıracak ilk şeye sarılır. Bu da genel de anne olur. Çocuk mektepteyken annesinin başına bir şey geleceğini düşünür. Şayet ona bir şey olursa bu dünyayla nasıl baş edeceğini öğrenememenin fobi ve endişesini yaşar. Bu da mektep korkusuna döner. Birliktesi meseleleri getirir. Tırnak yeme, çiş kaçırma, tırnak etlerini koparma gibi..

6. Annenin çocuğuna bağımlılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet bir değişik meselede annenin bağımlılığı.. Genelde endişeli annelerde görüyoruz bunu. Ya çocuğun başına bir şey kazançsa, düşerse, yaralanırsa, üzülürse, ..se,…se uzar gider.

Bu fobilerde çocuğuna karşı daha fazla sarılma daha fazla gözleme içgüdüsüne döner. Bir süre sonra da bu annenin bağımlılığına döner. Hep tenim.. Bağımlı çocuk yoktur bağımlı ebeveyn vardır. Reelinde anne de o bebeğini karnında yaşatırken ki yaşadığı simbiyotik bağı koparamaz.

Ancak nasıl çocuk safhalı olarak serbestleştirilmesi gerekiyor diyorsak aynı biçimde annenin de serbestleşmesi lüzumlu. İki tarafından bir birine güven vermesi lüzumlu. Güven görmek isterseniz evvel güven vermelisiniz..

7. Çocuğa güvende olduğu hissi nasıl verilmeli?

•Ona sarılın. Sıcacık yumuşacık sarılın. Günde en az bunu 10 kere yapın.
•Onu öpün, gıdıklayın, gıdıktan yiyin. Bu ona çok iyi gelecektir.
•Arada bir onunla yatın. Sarılarak uyumak en hoş reçetedir.
•Aralıksız yanında olun ama ona sezdirmeden yalnız kalma saatleri de tanımlayın. 2 yaşından itibaren ilk zamanlar birkaç dakika odasında oynama vaktini zamanla 5-10 dk çıkarın. O arada mutfakta yüksek sesle kendi kendinize şarkı söylenin mırıldanın. Ama aralıksız onu hakimiyet ederek endişelendirmeyin.
•Yatmadan evvel saçını okşayın ninniler söyleyin ya da masal okuyun.
•Her gün kesinlikle senden hoşlanıyorum deyin.

8. Babalara ne önerirsiniz?

•Bebeğin konuta gelişinden ilk gününden itibaren bakım ve esas ihtiyaçlarının karşılanmasında siz de misyon alın.
•Onunla oynayın.
•Konutta efor gerektiren işlerde daha etkin olun.
•Onu gözettiğinizi sezdirin.
•Her gün en az 5-10 dk birlikte müddet geçirmeye çalışın.
•Eşinize olan sevginizi onun yanında da gösterin. Bu kendini iyi sezmesini sağlayacaktır.

9. Anne babaların hangi kusurları çocuklarda güvensizliğe düşürür?

•Aralıksız hakimiyet etmek,
•Aralıksız müdahale etmek,
•Onun yerine bir çok şeyi yapmak,
•Onu korkutmak öcü, makûs insanlar..,
•Aralıksız öğüt vermek bak öyle yaparsan şöyle olur gibi..,
•Dostunun, komşusunun hatta eşinin hakkında güven sallayıcı konuşmalar yada muhabbetler etmek,
•Yapabileceği mesullükleri ona yaptırmamak,
•Ebeveynin kendi fobileri köpekten korkan annenin çocuğuna gösterdiği tepki gibi…

10. Kendine güveni yüksek çocuklar yetiştirmek için neler önerirsiniz?

•Kesinlikle serbestleştirin. Kirlenmek hoştur sloganından başlayarak yeni deneyimler yapmasına fırsat verin.
•Yapabildiklerini öne çıkarın. Yapamadıklarında takviye olun ama onun yerine siz yapmayın.
•Tenkit tümcelerinize çok dikkat edin. Unutmayın 1 tenkit tümcesinin çocuk üzerindeki tesirini ancak 4 pozitif tümceyle silebilirsiniz.
•Küçümsemeyin. Sen yapamazsın daha çocuksun ifadeleri onu rencide eder.
•Onu dinleyin ve kavramaya çalışın. Kısıtlı kelime hazneleriyle anlatmak istediklerini doğru değerlendirin. Ve kesinlikle istediği yanıtı verin.
•Hayvan edinmesini yada hayvanlarla olan bağlantısını çoğaldırın.
•Kesinlikle bir spor dalında uzmanlaşmasını sağlayın.
•Sosyal faaliyetlere katılmasını destekleyin. Birlikte faallikler yapın.
•Farklı farklı etraflarda farklı farklı insanlarla irtibata girmesini sağlayın.
•Özgüvenini çoğaldırmak için evvel sizlerde öz güveni yüksek ebeveynler olarak model olun. Bu biçimde ona yanaşın.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.