Site rengi

Tasarım

ALTIN 531,72
DOLAR 9,3563
EURO 10,8927
BIST 1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 17 °C
Çok Bulutlu

Bukalemun kadınlar

06.07.2021
31
A+
A-

Babamın konutluluklara dair bana bir nasihatı vardı; “Canından olan kendi ailenle, kardeşinle dahi aynı konutta gün geliyor, boğuluyorsun; hiç tanımadığın biriyle yaşamını paylaşacaksın elbet meseleleriniz olacak.” Ben bu lafı natürel kendime göre çevirip, ilişkiye başlarken karşımdakinin kimliğine bürünmeye başladım. Hiç hoşlanmadığım müzikleri sırf o dinliyor diye bayılıyormuş gibi yaptım. Sahiplenilmeyi beğeniyorsa sahipleniyormuş gibi; kıskançlıktan boğuluyorsa dünyanın en geniş midesine sahip biri gibi… Bir müddet sonrasında natürel kendim gibi davranamamaktan bunalıp karşımdakine dünyayı zehir etmeye başladım. Hatta şöyle diyebilirim ki tam ilişkilerimin ayrılık evresinde ortak nokta, ‘sen böyle değildin’ oluyordu.

Bunu da neredeyse çocukluğunu bildiğim dostumun metamorfozunu görünce fark ettim. 7-24 cümbüş, su gibi alkoller, kesintisiz çığlıklarla gelen heyecan ve ‘kızlar ne evlenmesi manyak mısınız siz, yaşamımız süper’ dedikten bir hafta sonra ‘ben namaza başladım, içkiyi vazgeçtim, ailemin yanına taşınıyorum’ diye çıktı geldi. Ya bir ışık süzmesi gördü, ya gece düşünde ezan sesi duydu, ya da birinin tarikatına katıldı diye düşündük. Bir hafta içerisinde böyle ani karar veremez diyorduk ki sonra vakanın farkına vardık.

Beraber olmayı düşündüğü adamın istediği gibi birine dönmeye karar vermiş. Kendince buna yorumu, “Artık çok yoruldum, karşımdaki adama güvenmek istiyorum. Muhakkak ki bu gece yaşamında olmayacak, ya da ayyaş halde yerlerde sürünürken kimse beni ciddiye almayacak. Sallamazlık perdesinin artta birine ait olma isteğim var ve artık yaşım geçiyor. Çok kısa müddet oldu ama ilk defa birinin bana saygı dinlediğini hissediyorum” dedi.

O kadar kendimizi beğenmiyoruz ki gerçeğinde, ben olduğum zaman karşımdaki beni sevmeyecek diye düşünüyoruz. Ona dönüşmeye çalışıyoruz, istediği gibi biri olabilmek için fedakarlığın dibine vuruyoruz. Netice, elde var sıfır! Bir de bu vakayı kabullenmiyoruz da değiştiğimizi. “Zati benim istediğim buydu, ben buydum” diyoruz. Zira kendimizi aldatamazsak, karşı tarafa nasıl inandırabiliriz?
Lisedeyken dahi sevdiğim çocuk Kurt Cobain’e benziyor diye saçlarımı mavi siyah yapıp “Pop müzik vahim bi yaradılış yae” diyordum. Konuta gelince de saklı saklı Sezen Aksu dinliyordum. Kendi zevkime dahi güvenim yokmuş gerçeğinde. Ya da karşımdakini o kadar çok gururlandırıyorum ki onun her şeyi benden daha üstündür diye onu kabulleniyordum.

Bir de mutlu olsak gerçekten gam yemeyeceğim. Çevremde gördüğüm hiçbir bukelamun kadın mutlu değil. Kendilerini beğenene kadar da mutlu olmayacaklar. Julia Roberts’ın Firari Gelin filmindeki gibi… Sanırım biz bukelamunlar da bir müddet kendimizi tanımak için yalnız kalmalıyız. Ben başladım, gazetede artık ilk evvel adamın değil, kendi burcumu okuyorum. Konutumda tencere dahi yoktu, mutfağa kettel’ın düğmesine tıklamak için giderdim. Ama şu an yemek yapmayı gerçeğinde çok hoşlandığımı fark ettim mesela. Artık yemek yapıyorum. Tam spor kanallarını televizyondan sildim. Daha Önceki sevgililerimin sevdiği tam giysilerimi, parfümleri birilerine verdim. Gerçeğinde hepsinden nefret ediyormuşum. Bunun gibi küçük ama bir sürü şey yaptım ve yaparken bundan mucizevi bir zevk aldım. İnsanın kendini tanımaya çalışması kadar hoş bir yolculuk yokmuş meğerse.

Bukalemun musunuz?

* Saç modelini kesintisiz değiştiriyorsan. Hemen hemen her rengi sınadığına inanıyorsan,
* Dost gruplarını birbirleriyle tanıştırmak istemiyorsan,
* Uzun zamandır görüşmediğin insanların sana ilk söylediği şey, ‘ne kadar değişmişsin…’ oluyorsa,
* Çok ivedi öfkelenip, küsüp her şeyi devirip geçip, beş dakika sonra pişman oluyorsan,
* İnsanlardan çok ivedi bunalıyorsan
* Başladığın hiçbir kursu sonuna kadar devam ettiremiyorsan,
* Bildiğin her şeyin yüzeysel olduğunu düşünüyorsan, derinlemesine bilmek sana zaman kaybı gibi geliyorsa,
* Her civarda insanları mutlu eden, eğlendiren bir huyun varsa,
* Tenkide hiç sarih değilsen, kendinle alakalı şeyleri dinlemek seni rahatsız ediyorsa,
* Sevgilinin tam daha önceki sevgililerinin resimlerini bilgisayarına kaydoluyorsan,
* Güvensizsen, kendine dahi…
* Her hadisede kendini yargılıyorsan, içten içe seni tırtıklayan ‘benim suratımdan’ hissi varsa…

Ne Yazık Ki bir bukelamun kadınısın. Umarım sen de kendini hoşlanmayı bilirsin!

Pucca/Elele

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.