Site rengi

Tasarım

ALTIN 805,58
DOLAR 13,5350
EURO 15,2649
BIST 1.943,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 3 °C
Çok Bulutlu

Bir tutam hayat: Kapı önü sohbeti

04.05.2021
198
A+
A-

12.05.14

Metroya doğru ikisi de ayakları yere basmadan yol aldı. İsme hala metroya binip konuta gideceğini, Ali’nin de meydandan otobüse bineceğini düşünüyordu aslında. Ama natürel ki böyle olmadı. Ali, İsme’yı konuta kadar vazgeçecekti.

Taksim metrosu

İsme artık ona sunulanı yaşıyor, sesini çıkarmıyordu. Hırçın ve inatçı yanını bu gecelik rafa kaldırmıştı. Beraber bindiler metroya, el ele. Metroda da müzik devam ediyordu. Bir adam elinde akordeon bir çalıyor, bir söylüyordu.

Sesi çok içliydi adamın. Ne söylendiğinin farkında dahi değildi aslında ikisi de. Anın büyüsüne kapılmış giderlerken bodoslama bir duvara çarpmış gibilerdi şimdi. Acı sanki gelip göğüslerine çöreklenmişti.

Neden sonra Levent durağına vardıklarını işaret eden sesle sıyrıldılar o dünyadan. İsme’nın gözünden en son çok beğendiği Frida Kahlo’nun acı yüklü öyküsü geçiyordu ve kendine geldiğinde ilk usuna gelen Ali’nin ne düşündüğü merakıydı.

Yol boyu uzanan yürüyüş

Metrodan çıktılar. Belki azıcık önceki acı çöreklenmenin tesiri, belki de masaldan uyanıştır bilinmez; İsme bu sefer elini vermedi Ali’ye. Artık usu yavaş yavaş yerine geliyor, sarhoşluğundan uyanıyor gibiydi. Bütün düşünceleri beynine istila etmiş, işte yine kıpkırmızı kesilmişti. Ali bu hallerin korkulması gereken haller olduğunu anlayacak kadar tanımıştı İsme’yı. Yalnızca korktu.

Yol boyunca kırık dökük birkaç tümce kurdu ikisi de. Ali azıcık sonra İsme’dan bölecek olmanın üzüntüsüne düşmüştü çoktan. isme de kendini aynı üzüntüye düşmediği konusunda ikna etmeye çabalıyor, içinde bir yerlerde kendisiyle savaşıyordu. Bu kadarı olamazdı. Sinan’a karşı dinlediği o büyük aşkın üstüne asıldan birisine bunları sezecek olmak aşırısıyla ürkütücüydü.

İkisi de ortak paydada buluştuğundan habersiz o yolu yürüdü. Yol bitti, konuta vardılar…

Kapı önü sohbeti

İsme önce binanın kapısını açmak için oyalandı bir müddet. Ama Ali hala onu öylece izliyor ve bir “İyi geceler, güzelce kal İsme demiyordu”

İsme kapıyı açmadan Ali’ye dönüp “İyi geceler” dedi. Ali de “Sen gir içeri, ben öyle giderim” diyebildi. Yalnızca beni gönderme diye dilenmediği kalmıştı sanki. İsme aldırış etmedi, kapıyı açtı ve binismen içeri girdi. Hemen karşıdaki daire onun konutuydu. Ali, eşikten içeri bir adım atacak cesaretini bulduğunda devamını getirdi ve İsme’nın kapıyı açmasını bekledi.

İsme bu sefer oyalanmadan kapıyı açtı. Bir an önce içeri girmek istedi. Ali ise bir kapı önü sohbetine çevirmişti bunu ve gitmemek için elinden geleni yapıyor, yani saçmalıyordu. Bir müddet İsme içeride, Ali dışarıda arada kapının sınır olduğu bir sohbete koyuldular…

Vazgeç içeri gireyim İsme

Artık geç oluyordu, İsme sabah erkenden işe gitmesi gerektiğini söyledi. Ali ise yavru bir kedi masumiyetinde İsme’nın gözlerinin içine bakıyordu.

Sonra bir cesaret “Beni içeri al İsme” dedi. İsme önce donakalsa da seri sıyrıldı karmaşasından. O kısacık dalgınlık anında İsme’nın gözlerinden az önce dans eden görüntüleri geçti ve bu kısacık an Ali’nin bir anda onu öpüp içeri adım atmasına yetmişti.

Ali, “İstemiyorsan çıkayım, ama lütfen bana git deme. Korkma benden, yalnızca sarıl. İstersen odanın bir köşesinden öylece sana bakayım, ama git deme n’olur” diyebildi bir solukta. İsme hiçbir şey demeden odasına doğru yürüdü, Ali de artndan gitti.

Odaya girdiğinde afallama sırası Ali’deydi. Böyle bir genç kız odasıyla daha önce hiç karşılaşmamıştı. Bir müddet öylece bakakaldı…

Art yarın

Damla Karakuş

Bir tutam hayat: Üvercinka – Yedinci kısım için tıklayınız

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.