Site rengi

Tasarım

ALTIN 494,20
DOLAR 8,6553
EURO 10,1587
BIST 1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23 °C
Kuvvetli Sağanak

Bebeğinizi biberon çürüğünden gözetin

29.04.2021
41
A+
A-

Özellikle gece yatmadan hemen evvel ve uyku sırasında biberonla içilen süt, bebeğin dişlerinde “biberon çürüğü” gelişimine neden olduğunu ve bunun sızı, makûs koku, çiğneme güçlüğü ve beslenme bozukluğuna yol açtığını söyleyen Hospitadent Diş Sağlık Kurumu Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Handan Metheder, bu yarıyılda rehabilitasyon edilmeyen diş bozukluklarının, ileride diş eğriliği, çene gelişimi bozukluğu ve genel sıhhat problemlerine neden olabileceğini dikkat topluyor. “Biberon çürüklerinde ebeveynlerin en sık yaptığı yanlış ‘Nasıl olsa yerine yenileri gelecek’ hatasına düşüp, rehabilitasyonu geciktirmektir” diyen Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Metheder, sütün besleyici kıymetini çoğaldırmak için, biberonlara doldurulan süte bal, pekmez ya da şeker gibi tatlandırıcılar katılmasının “biberon çürüğü” gelişimini süratlendirdiğine vurgu yapıyor.

Süt dişler, kalıcı dişlerin sıhhatli ve muntazam çıkmasını sağlar

Süt dişlerinin en ehemmiyetli misyonu, çocuğun muntazam beslenmesini sağlamak olduğunu ifade eden Hospitadent Diş Sağlık Kurumu Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Metheder, “Ayrıca konuşmanın muntazam gelişimi de süt dişlerinin varlığıyla irtibatlıdır. Süt dişleri, kapladıkları alanla kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı dişler için yer yakalamakta ve yeniden kalıcı dişler sürerken onlara kılavuzluk etmektedirler. Süt dişlerinin erken çekimiyle de, bu natürel yer yakalayıcılık işlevi ne yazık ki ortadan kalkmaktadır” diyor.

Biberon çürüğü nedir

Özellikle gece yatmadan hemen evvel ve uyku sırasında biberonla içilen süt, bebeğin dişlerinde “biberon çürüğü” gelişimine neden olduğunun altını çizen Doç. Dr. Metheder, ” Bazı aileler süte bal, pekmez ya da şeker gibi tatlandırıcılar katarlar. Bu gidişat “biberon çürüğü” gelişimini daha da süratlendirir. Biberonla verilen süt, uykuya geçildikten sonra dişler üzerinde birikmektedir. Uyku sırasında tükürük salgısı da eksildiğinden dişler hiçbir biçimde arınılamamakta ve ağızda dişlerin üzerinde daha evvelden varolan çürük yapıcı bakterilerin asidik bir etraf oluşturmasına neden olmaktadır. Bu asitler dişlerin tüm yüzeyini kaplayan mine yapısını bozarak, evvel tebeşirimsi beyaz renkte kirlerin görülmesine, daha sonra da “biberon çürüğü” olarak belirlenen sarı-kahverengi renkte çürüklerin oluşmasına neden olmaktadırlar” diyor.

1 yaşından itibaren gece süresince su hariç her türlü besin kesilmeli

Bu çürüklerin evvel üst çenedeki kesici dişlerin ön yüzeyinde başladığını daha sonra dağıldığını söyleyen Doç. Dr. Metheder, “Burada unutulmaması gereken en ehemmiyetli noktalardan biri, sütün natürel bir şeker olan laktoz sebebiyle gece süresince harcandığında yeniden çürük gelişimine neden olabileceğidir. Bu sebeple bir yaşından itibaren gece süresince su dışında anne sütü dahil bebeğin süt, meyva suyu vb rastgele bir şey harcamasına izin verilmemelidir. Ayrıca emziğin, bala reçele ya da pekmeze daldırılarak verilmesi de “biberon çürüklerinin” gelişimi açısından tesirlidir” diyor.

Biberon çürüğü rehabilitasyon edilmezse ileri yarıyıllarda ne gibi problemler ortaya çıkabilir

Biberon çürüğünün oluşmasına neden olan bakterilerin hasarlı tesirleri ile süt dişlerinin yapıları gereği kısa zamanda sızılı bir gidişat almasına ve iltihaplanmasına neden olduğunu, büyüyen bu diş enfeksiyonlarının, çocuğun sızı dinlemesine, özellikle yemek yerken sıkıntılılanmasına, kumpaslı uyku yatmamasına neden olacağını söyleyen Hospitadent’ten Doç. Dr. Metheder, Bu enfeksiyon ayrıca uzun zaman devam ederse zaman içersinde süt dişlerinin altında büyümekte olan aralıksız diş tomurcuklarına da hasar verebileceğini ve bu gidişata bağlı olarak kalıcı dişler sürdüğünde renk ve biçim bozukluğu ile görülebileceğini iletti.

Özellikle üst çenedeki kesici dişlerden başlayan, biberon çürüğünün bu dişlerde büyük madde kayıplarının alana gelmesine neden olduğunu, bu vaziyetin çocuğun ağız sıhhatinin yanı gizeme, aynı zamanda çocuğun konuşmasında ve estetik görünümünde problem yarattığının altını çizen Doç. Dr. Metheder,” Biberon çürüğü olan çocuk, hiç hazır olmadığı erken yarıyılda yaşına göre oldukça güç bir rehabilitasyon olan kanal rehabilitasyonu, dolgu, çekim gibi rehabilitasyonlarla karşılaşır. Çoğu zaman minik yaşlarda bu rehabilitasyonların basmakalıp diş birimlerinde yapılabilmesi muhtemel olmadığından genel anestezi altında yapılması gerekecektir” diyor.

Biberon çürüğünün yasaklanması için yapılması gerekenler:

-Bir yaşından itibaren bebeğin biberonla veya anne memesinde yatmasına izin verilmemelidir. Biberondaki süte şeker, bal, pekmez gibi tatlandırıcılar ilave edilmemelidir.

-Dişler, ilk sürmelerinden itibaren beslenme sonrasında pak ve hafif nemli bir gazlı bezin işaret parmağına sarılmasıyla ya da parmak fırçası desteğiyle arınılmalıdır.

-Bebeğin özellikle ilk yaşından itibaren kumpaslı olarak pedodonti uzmanına çoçuk dişleri uzmanı götürülmesiyle yarıyıl çocukluk çağı çürüklerinin biberon çürükleri önlenmesi açısından ehemmiyetlidir.

-Ara öğünlerde, muhtemel olduğunca dişler üzerinde yapışıp kalan karbonhidrat ağırlıklı beslenme yerine lifli yiyecekler sebze, meyve, kuruyemiş seçim edilmelidir.

-3,5-4 yaşına kadar tükürme refleksi bütün büyümediğinden diş macunsuz ya da pedodonti uzmanının önereceği diş macunları ile dişler fırçalanmalıdır. Diş fırçası muhtemel olduğunca minik başlı ve yumuşak kıllı olmalı ve sıklıkla yenilenmelidir. Fırçalama mektep yarıyılına kadar anne-baba hakimiyetinde ve onların desteğiyle yapılmalıdır.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.