Site rengi

Tasarım

ALTIN 754,45
DOLAR 13,0691
EURO 14,8758
BIST 1.804
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15 °C
Yağışlı

Bağlanma fobisi: Kurgusu değişmeyen ilişkiler

05.05.2021
99
A+
A-

Asıl yaşamda bir hayli aşk öyküsü kederli bittiği halde ne yazık ki kahramanları olgunlaşmıyor. Bunun yerine, tutum şekillerini azıcık değiştirerek hemen yeni bir ilişkiye yöneliyorlar. Ama öykünün kurgusu değişmiyor. Sonunda gene kederli bitiyor. Bu yazımı, tavırlarını değiştirmek ve mutlu beraberlikler yaşamak isteyenlere destek olmak için yazdım.

Bağlanma fobisi nedir

Bilinçaltımız ilişkilerle alakalı fobilere konut sahipliği yapar. Ama bu fobiler bizi çoğu zaman durdurmaya yetmez, usanmadan, bıkmadan yeni ilişkilere yelken açarız. Sonra da yarı şuurlu, yarı bilinçdışı ilişkinin dağılınmasına neden olacak vakalar yaratırız. Konutluluk terapisi sürecinde emel, bu devirici tavırların anlamını gün ışığına çıkartmaktır. Bu cins tavırlar, insanların yakınlaşma isteği dinledikleri, ama birbirleriyle bir ilişkinin gerektirdiği kadar yakın olamadıkları gidişatlarda ortaya çıkar. Bu bireylere ve partnerlerine, yapıcı konuşmaların nasıl yapılacağı, konut işlerinde veya çocukların eğitiminde yapılması gereken iş kısmı gibi mevzularla alakalı altın kaideler sunmakla dayanak edilemez. Onların meseleleri biyolojik cinsel değişikliklerinden kaynaklanmaz. İlişkilerinin çatırdama nedenleri çok daha derinlerdedir. Bilinçaltında saklanan fobileri, asıl yakınlaşmanın asla muhtemel olmadığına ve her ilişkinin bir gün biteceğine inanmalarını sağlar. Buna kısaca “bağlanma fobisi” diyebiliriz.

Bağlanma fobisi nasıl ve ne zaman oluşur

Bağlanma fobileri genellikle çocukluğun ilk gelişim senelerinde, 0-2 yaş arasında oluşur. Bu yarıyılda çocuk yakın etrafındaki şahısların bakımına ve alakasına fukaradır. Çocuk ile ebeveynleri arasında bu zaman içinde iyi bir ilişki kurulamazsa ya da gereken bakım veya alaka yeterli değilse, çocukta ilişkiler mevzusunda güven yerine fobi büyür. Bağlanma fobisi, bilinçaltımızda uyuyan ve esasları çocukluk çağında atılan derin ve varoluşsal bir fobidir. Bu fobi, etkilenenler için şahsi bir vefat-kalım sorunudur.

Kendisini nasıl gösterir

Bu fobiye sahip bireyler, korkan ve kendini tehdit altında paydan her insan gibi davranırlar. Fobi dinlendiğinde gösterilen tipik tepkinler saldırmak, kaçmak ya da hareketsiz kalmaktır. Beynimiz bir tehdit karşısında yalnızca bu üç yolla tepki göstermeyi öğrenir. Fobi bulguları kendini çarpıntı, mide bağırsak meseleleri, soluk alamama, terleme gibi farklı biçimlerde gösterir. Bağlanma fobisi yaşayanlar bu fobiyi net biçimde idrak etmezler, yalnızca ilişkilerinde onları mutsuz eden eksantrik bir rahatsızlık, serbestlik hevesi ve huzursuzluk sezerler.

Bağlanma fobisi olanlar için teklifler

İlk ve en ehemmiyetli adım şahsın kendini tanımasıdır. Kavramaları gereken ilk şey ilişkiye girmekten korkmalarının onları yasakladığıdır. İkinci olarak da yakınlık kurmaktan ve ilişkilerden sakınma nedenlerinin, tohumları çocukluklarında atılmış olan bağlanma fobisi olduğunu öğrenmeleri gerekir. Ancak bu iletişimleri kavrayabilenler şuurlu olarak tavırlarını gözden geçirebilir ve metamorfozun esaslarını atabilirler.

Eşler için teklifler

Azıcık anlamsız da gelse, bağlanma korkusu olanların eşleri onlardan koparak bağımsız olabilmeyi bilmelidirler. Bu bireyler genellikle dışarıdan da gözüken bir kusur yaparlar. Sezdikleri güçlü kaybetme fobisini aşklarının büyüklüğünün kanıtı olarak kabul ederler. Trajik, kesintisiz iniş çıkışlar yaşanan ve hiç bir zaman huzur bulamadıkları ilişkiler yaşarlar. Bu surattan çoğunlukla kusur yaparak, eşlerinin inanılmaz insanlar olduğuna ve ilişkilerinin de eşsiz olduğuna inanırlar. Hadiselere azıcık uzaktan bakarak bu trajik ilişki yerine kendilerine ve duygularına odaklanmalıdırlar. Ancak o zaman bağlanma korkusu olan biriyle yaşanan ilişkinin nasıl yürüdüğünü ve sanrılarını kavrayabilir, tavırlarını bu yeni bakış açısıyla değiştirebilirler.

Çocukluktan beri alışılmış olan tutum modelleri ve şekillerini değiştirmek natürel olarak çok da kolay değildir. Özellikle ilişki fobileri gibi derin psikolojik meselelerde kendiliğindene dayanak edebilmenin de hudutları vardır. Fobilerinizden kurtulma yolunda ilerlerken tek başınıza başaramayacağınızı sezer, ilişkinizde de derin yaralar açtığını görürseniz. Çift terapisi ehemmiyetli bir alternatif haline kazanç.

Çift ve Konutluluk Terapisti Uzm. Psk. Dan. Eyüp Sarı

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.