Site rengi

Tasarım

ALTIN 524,31
DOLAR 9,2220
EURO 10,7186
BIST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21 °C
Hafif Sağanak

Az yatanların ömrü daha kısa oluyor

25.06.2021
50
A+
A-
Az yatanların ömrü daha kısa oluyor

Günümüzde uyku problemlerinin yüksek miktarda çoğaldığını belirten Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Turan Atay, kapalı etraflardaki suni ışık nedeniyle beyne uyku zamanının geldiğini gösteren ipuçlarından en ehemmiyetlisi olan aydınlık-karanlık farkının büyük oranda ortadan kalktığını, bunun da uyku-kurnazlık ritmini negatif istikamette etkilediğini açıkladı.

Özellikle 70’li senelerden sonra çağdaş cemiyetlerde yaşayan insanların natürel uyku ritminin bozulmasıyla daha az yatmaya başlandığını belirten Atay, tüm bu büyümelerin yanı gizeme uyku apnesi gibi uyku niteliğini bozan hastalıkların çoğalmasının da meseleyi kronikleştirdiğinin altını çizdi.

Uyku süresi doğuştan muhakkak ouyor

Yeterli uyku müddetinin ne kadar olduğu istikametinde sualler aldıklarını belirten Atay, “Uykuya gereksinim dinlenen müddet yaşa göre değişmektedir. Yeni doğan bir bebek, günde 16-18 saat yatar, yalnızca fizyolojik lüzumları için uyanır. Uykularının da yarısı rüya yarıyılından oluşur. Buna karşılık yaşlılarda gece uykusu süresi eksilir ve gündüz yapılan şekerlemelerle 24 saat içine gelişigüzel böler. Yetişkinde ise rüya yarıyılı, toplam uyku müddetinin takribî dörtte birine denk kazanç” dedi.

Uyku niteliği ehemmiyetli

Ne kadar uzun müddet yatılırsa yatılsın şayet uykunun niteliği makûssa güne dinlenmiş ve tazelenmiş olarak başlamanın, günlük işlevleri beceriksizsiz veya uygun şekilde sürdürmenin olası olmayacağını belirten Atay, şunları kaydoldu:

“Nitekim uykuyu parçalayan, derinleşmesini veya uyku fazlarının yeterli oranlarda uyanmasını yasaklayan uyku hastalıkları, uyku vaktinden bağımsız olarak hastaların kendilerini kesintisiz uykulu ve bitkin sezmesine neden olmaktadır. Yetişkinler için genel olarak kabul gören 7,5-8 saatlik uyku süresi ise tüm cemiyet göz önüne alındığında en fazla tesadüfülen vasati vakittir ancak bireyden bireye değişiklik gösterebilir. Ne kadar vakitle yatılması gerektiği reelinde büyük miktarda doğuştan tanımlanmış gidişattadır. Bazı şahıslar, uyku nitelikleri iyi olmak şartıyla 9-9,5 saat yatmadan kendilerini dinlenmiş sezmezler, kimileri ise 6 saatlik uykuyla pekala yönet edebilirler. Demek ki tek başına müddet kesin ve tanımlayıcı değil. Doğru tanım şöyle olmalıdır, bireyin sabah uyandığında kendini dinlenmiş, güne başlamaya hazır sezdiği, basitçe yataktan kalkabildiği, ayrıca gün içinde kendini hiçbir yarıyılda bitkin, uykulu sezmediği ve günlük işlevlerini aksatmadan yerine getirebildiği uyku ölçüyü, o birey için uygun olanıdır.”

Uyku apne meseleyi nedir

Uyku süresi ve niteliğinin, insan ömrü ve hayati riski olan hastalıklar açısından da ehemmiyetli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Atay, “5-6 saatten kısa yatanların öbürlerine göre birkaç sene daha az yaşadığını ya da gece vardiyasında çalışmanın kalp hastalıklarına tutulma tehlikesini üç misli çoğaldığını gösteren çalışmalar mevcut. Yeniden kronik uykusuzluğun ya da uyku niteliğini bozan uyku apne belirtiyi gibi hastalıkların hipertansiyon, diyabet, obezite, felç, kalp hastalığı, kolesterol yüksekliğine neden olduğunu artık iyi öğreniyoruz” dedi.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.