Site rengi

Tasarım

ALTIN 976,05
DOLAR 16,7832
EURO 17,4971
BIST 2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28 °C
Açık

Aşk ve kıskançlık

24.04.2021
138
A+
A-

İnsanın tabiatında vardır ama sevginin içinde kıskançlığa gerek kalmaz, tersine daha da artmak ister. Kıskançlığın derecesi sevginin göstergesi değildir. Çok beğenmek çok çekememek değildir. Sevginin esası güven ve güvenebilmektir.

Kıskançlık nedir?

Kıskançlık evvel insanın kendi iç dünyasıyla alakalı bir gidişattır. Yaşanmış yaşam, etraf şartları, beden sıhhati kıskançlık duygularına tesir edebilir. Kıskançlığın altında özgüven yetersizliği, yalnız kalma fobisi, adam yerine konulmama fobisi, paylaşmama isteği gibi duyguların yanında kaybetme fobisinin yaşanmasıdır.

İnsan âşık olduğunu kaybetme fobisine girdiğinde daha çok kıskançlığın tesirine takılı kalır. Güven depresyonuna düşer. Kıskançlık, sevgili tarafından yeterince beğenilmeme duygusu evhamı doğurur. Bir başkasına seçim edilmesinin getirdiği hiddet zamanla insanda buhranlara yol açabilir. Kendisi yalnızca onu düşünürken sanki hoşlandığı kesintisiz bir başkasıyla gününü gün ediyormuş, ya da yeni sevgili bulmuş, onunla oynaşıyormuş gibi düşünmeye başlanır. Bu istikamette hayaller kurulur. Tam bunlar palavra olmuş olsa da doğrulara inanmak yerine palavralara inanmak daha basit olur. Arkadaş ya da dost laflarına değil, sahte laflara kanılır. Konuşurken bile hiddetinin tesiriyle insanın sesi dahi değişir, sevgi yerini hiddete vazgeçer. Karşındakine ne kadar acı verebilirse o kadar rahat eder. Bu insanın çıkmazıdır. Karanlık, dar yollara tek başına girmesine eş. Sevgisiyle elinde yakalayamadığını efor şovuyla devam ettirme yolunu seçer.

Her şeyi karşılıklı hoşlandığımız doğrudur. Ne kadar hayranlıkla, ne kadar sevgi dolu olsak ta hoşlandığımıza rağmen, sevgimize bir karşılık göremediğimizde ne kadar sürebilir ki? Zaman sürecinde hep iyi, hep özel olan duygular yerini bir meçhullüğe vazgeçmeye görsün gün gün eksilmeye başlar içimizdeki sevgi. Ve bir günde, bu kadar derin olan sevgimizin hıyanete uğradığını görünce tamamen değişir.

Bu kere aşkın yerini hiddet, kin, husumet almaya başlar. Zaman ve mekân metamorfozu her alanda yaşanmaya başlandığında söylenen her lafın altından başka anlamlar aranmaya başlanır. Bir başkasına seçim edilmenin değeri ne yapılsa az kazanç. Ne kadar hasar verebilirse versin yeniden de intikam ya da kendisinin seçim edilenden daha iyi olduğu delili bitmez. Bu yaşamın kaideyidir. Karşılıksız sevgiler kesinlikle değişir. Zira bir insana huyu ile, tipi ile, hoşluğu ile aşık olunur.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.